• $28,938
  • €31,8403
  • 1901.57
  • 8020.58
20 Temmuz 2023 Perşembe

Gerçek gündem

Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, Türkiye'nin öncelikli ve ağırlıklı gündemi belli: Deprem bölgesini biran önce ayağa kaldırmak.

Halen 55 bini çadırda olmak üzere, bir milyon 903 bin insanımız geçici barınma alanlarında. Deprem, 18 ilimizde hasara yol açtı. 14 milyon insanımızı etkiledi. 850 bin bina yıkıldı. 51 bin canımızı toprağa verdik.

Hasar ise, 110 milyar doları buluyor. Bu parayı temin etmek zorundayız. Ama yetmez, İstanbul'da olabilecek eli kulağında olan bir deprem gerçeği ile de karşı karşıyayız. Ona da hazırlıklı olmak durumundayız. Çünkü İstanbul, deprem konusunda dünyanın en riskli 10 şehri arasında. İstanbul demek Türkiye demek! Türkiye de zaten en riskli 5 ülke arasında yer alıyor.

Gerçek gündem bu işte! Diğer meselelerin çoğu ise bu gündem çerçevesinde şekillenen konular.

Dün Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ile birlikteydik. "Kaybedecek bir saniyemiz bile yok" dedi.

Doğru, hem kaybedecek zamanımız yok, hem de vaktimizi boş beleş tartışmalarla harcamak gibi bir lükse de sahip değiliz.

***

İşte böyle bir noktada bile, bir yanda Bakan Özhaseki gibi elini değil gövdesini taşın altına koyanlar olduğu gibi, sadece ve sadece bozgunculuk yapmak için çırpınanlar var. İlk günden itibaren sadece suçluyorlar.

"Depreme çok geç müdahale edildi" diye başladılar, bugün de başka karamalarla ediyorlar. Oysa Özhaseki'nin dediği gibi biz bu depremi 10 gün önceden haber alsaydık ve her yapının başına 10 kişi dikseydik, 3 milyon 200 bin insana ihtiyacımız vardı. 100 kişinin altındaki bir ekip işe yaramayacağı için aslında gereken 32 milyondu. İş makinesi, ambulans gibi ihtiyaçları da hesap ederseniz, felaketin büyüklüğü çok daha net ortaya çıkar.

Buna rağmen, milletçe el-ele verdik ve iyi kalktık yükün altından.

Ama hala istismar etmeye ve kirletmeye devam ediyorlar...

Çevre Bakanı Özhaseki'nin verdiği bilgiler tüyler ürpertici. Bölgeyi ayağa kaldırmak için koştururken, garip tablolar ortaya çıkıyor. Azınlıkta da olsa, bazı belediyelerin yönlendirdiği belli gruplar, pankartlarla ortaya fırlıyor:

"Özhaseki Elini Çek Buradan."

Halk düşmanlığı bu aslında! Ama maalesef Türkiye'nin de bir gerçeği!

Bir de "hep bana" diyenler var. Zaman zaman, "Benim evim 80 metrekareydi. Ama sen onun yerine 120 metrekare yap. Devlet değil misin?" diyerek, yetkililerin karşısına dikiliyorlar.

Allah'tan azınlıktalar.

***

Devlet olmak farklı elbette: Bir yandan önüne engeller çıkacak, diğer taraftan çevreyi menfaatçiler saracak. Buna rağmen ve onlara aldırış etmeden yola devam edilecek...

Şu anda da bu yapılıyor bölgede.

Bakan Özhaseki, "Elimizde ne kadar imkân varsa, yurt içinden ve yurt dışından ne bulabilirsek, bütün imkânları seferber ediyoruz" dedi.

Ardından da ekledi:

-Bizim siyaset yapma lüksümüz yok. Kim yaparsa yapsın, ben yapmayacağım. Ümit ederim kimse de yapmaz.

Bakan'ı dinlerken gördük ki, azimli, kararlı, tavizsiz bir duruş ve hummalı bir faaliyet var. Hem bölge ayağa kaldırılıyor, hem de İstanbul'da beklenen depreme karşı ciddi hazırlıklar yapılıyor.

<p>İçişleri Bakanı Yerlikaya'dan yapılan açıklamada 'Akaryakıt Kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zama

Akaryakıt kaçakçılığına yönelik 46 ilde eş zamanlı operasyon

İstanbul Arnavutköy'de İETT durağında dehşet! Oğlunun ölüm yıl dönümünde eski dünürüne kurşun yağdırdı

Sağanak nedeniyle araçlar sürüklendi, iş yerlerini su bastı

BM Genel Merkezi'nde Filistin sergisi açıldı