8 Kasım 2013 Cuma

Gençlerin katlini savunmak

“Bırakın namus bekçiliğini” diyorlar. Kusura bakmayın ama meselelere hep “apış arasından” bakıyorlar.
Başbakan’ın “öğrenci evleri” ile ilgili sözlerinin ardından da böyle oldu. “Sana ne, kime ne?” diye ortalığı ayağa kaldırdılar. İçlerinden “Bu gençler nerede sevişecek?” diyenler dahi çıktı. Hatta daha düne kadar “Kızlarımız genç yaşta evlendirilmesinler” kampanyaları düzenleyenler bile, öğrencilerin birlikte yaşamasını savunur oldu.
Ama ben işin bu tarafıyla ilgili değilim. Zaten Başbakan noktayı koydu:
-Meşru hayat var, gayri meşru hayat var. Biz özel hayatın teminatıyız. Yasalar bize hangi görevi vermişse o çerçevede adım atarız.
Demek ki, mesele bazılarının ortaya koymak istediği gibi değil. İddia edildiği gibi, her öğrenci evinin basılması gibi bir durum yok.
Peki ne var?
Kanunlarla yasaklanmış fiillerle mücadele söz konusu.
Nedir onlar?
Çevreyi rahatsız etmekten başlıyor, teröre, uyuşturucuya ve fuhşa kadar uzanıyor! Üstelik bu fiillerle mücadeleyi altına imza attığımız milletlerarası anlaşmalar da emrediyor. En başta da BM’nin çocuklar ve gençlerle ilgili düzenlemeleri var.
***
Şimdi size bazı örnekler vereceğim…
Ankara’nın Nallıhan İlçesi yakınlarında 15 yaşındaki bir çocuğumuz ölü bulundu. Adı lazım değil, ünlü bir sporcumuzun oğluydu. Doktorlar “kalp krizi” dediler. Cenazesi toprağa verildi. Tören sırasında Yeşilay yöneticisi Ramazan Akgün, aileye baş sağlığı diledi:
-Bonzai mi?
Aldığı cevap “evet” oldu. Aslında gerçek ölüm sebebi kalp krizi değil, “bonzai” isimli sentetik uyuşturucuydu.
Farkında mısınız bilmiyorum? Antalya başta olmak üzere son dönemde kalp krizi sonucu genç yaşta ölümler görülüyor. Hepsinin altında sentetik uyuşturucular yatıyor.
Uyuşturucu kullanımı, Türkiye’de öylesine yayılmış durumda ki, büyük bir cemaat liderinin kızı bile “altın vuruş” sonucu eroinden hayatını kaybetti.
***
Bonzai çıktı çıkalı, esrar kullanan da kalmadı. Bu illet, peynir ekmek gibi ortalıkta satılıyor. Sanırsınız, millete düşman olan bir güç, Anadolu topraklarında bu maddeyi yaymak için çalışıp çabalıyor!
İzmir’de adına “meşe” diyorlar. 3 gramı 100 lira. Tek kullanımı 5 lira.
Bursa’da tek kullanımlık kapak 5 lira.
İstanbul’da bedava. 3 gramı 60, tek kullanımlık kapak 3 ile 5 lira.
Adana’da ise, uyuşturucu patlamış durumda. Bu ilimizde tek kullanımlık eroin bile 5 liraya satılıyor.
Ankara’da biraz pahallı, tek kullanımlık bonzai 20 lira.
İtirazı olan varsa buyursun gelsin. Bu fiyatlara piyasadan istediği kadar satın alayım. Devam ediyorum, hangi ailelerin çocuklarının uyuşturucu kullandığını sıralarsam, pek çok insanın dudağı uçuklar!
***
Tehlike büyük. Kendisi de geçmişte bir bağımlı olan Ayık Yaşamda Bulaşalım Derneği (AYBUDER) Başkanı Yavuz Tufan Koçak’ın önemli bir iddiası var:
-Gittikçe yayılıyor. AMATEM’ler ve hastaneler son derece yetersiz kalıyor.
Yani, acil adım atıp, etkili bir mücadele gerekiyor.
Bunun için de özellikle ortaokul, lise ve üniversite gençliğinin sıkı takibe alınması şart. Buna karşılık bazı çevreler feryat ediyorlar:
-Size ne bizim çocuklarımızdan. Başka işle uğraşın.
Çocuklarının ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunun farkında bile değiller. Adeta, uyuşturucu tacirlerinin ekmeğine yağ sürüyorlar. Sırf Başbakan’a karşı çıkmak için, bilmeden ve şuursuzca gençlerin katlini savunur gibiler.
Fuhuş ve terör bataklığının nasıl insan yuttuğunu ise hiç saymıyorum.
İşte Başbakan yaptığı açıklamalarla bu konularda bir farkındalık oluşturdu. Çok da iyi oldu. Bence boş tartışmaları bırakıp hep birlikte bu tehlikelerin üzerine gitmek gerekiyor.
Çünkü hem bireyler, hem de toplum olarak tehdit altındayız!

<p>Ankara ve Taliban arasında ilk resmi  temas sağlandı. Afganistan geçici hükümetinden üst düzey dı

Taliban ile ilk resmi temas

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de Din Eğitimi Sempozyumu'na katılarak konuşma yaptı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ekim 2021)

Kumanda görünümlü tabanca, polisi yaraladı