• $8,6314
  • €10,1273
  • 492.35
  • 1385.61
27 Temmuz 2021 Salı

Fondaş medya

Yeni değil ki mesele. Osmanlı'ya kadar dayanan geçmişi var. Ruşen Çakır olayı, ortaya çıkan son halkalardan biri. Bugün tartıştıklarımız sadece devede kulak!

Abdülhamit'i indirmek için de yaptılar bunu. Dönemin gazetelerini alabildiğine yönlendirdiler.

Cumhuriyet döneminde de Sovyetler Birliği, "Beşinci Kol Faaliyeti" olarak benimsedi bu metodu. Sonra batılı devletler devraldı. Türk toplumunu yönlendirmek, değerlerinden uzaklaştırmak için büyük paralar harcandı.

Biz, yıllarca Alman vakıflarını tartıştık bu ülkede. Türkiye aleyhtarı faaliyetlerini ortaya koyduk. Ardından İskandinav ülkeleri ortaya çıktı. Hepsi aynı hedefe yöneldi. "Parayı veren düdüğü çalar" düsturuyla hareket edip, fonladıkları medya ve meslek kuruluşlarını düdük gibi öttürdüler.

Hiç unutmuyorum, Sovyetler Birliği'nin dağıldığı yıllarda Türkmenistan'a gitmiştik. Düzensizlik ve vurdumduymazlık yüzünden saatlerce uçakta beklemek zorunda kaldık. Bu keşmekeş sırasında, zar zor izin alıp aprona hava almak için çıktık. Dönemin "deve dişi" tabiriyle anılan gazetecileri vardı içimizde. Bir ara kendi aralarında konuşurken, "eskiden de böyleydi" türünden ifadeler kullandılar. Çok samimi itiraflarda bulundular:

-Sovyet döneminde Rusya'ya gittiğimizde de benzer durumlarla karşı karşıya kaldık. Ama komünist idare olduğu için sesimizi çıkarmadık. Hatta, Türkiye'ye döndüğümüzde tam tersi bir görüntü veren yazılar yazdık.

Onlar fonlanmışlar mıydı, bilmiyorum. Ama en azından, ideoloji ile ruhları, benlikleri zapt edilmişti. O yüzden Türk Milletini yanıltıp, yanlış yönlendirme görevine soyunmuşlardı.

Yıllar boyunca yaptılar bunu...

FETÖ Medyası farklı mıydı peki?..

Değildi elbette. O, çok daha büyük ve sistemli bir operasyondu. Cemaat ya da Hizmet Hareketi adı verilen bir grup, topyekûn satın alınmıştı. Bizden görünüp bizi vurdular! Bu ülkedeki en büyük tahribatı ortaya çıkardılar.

Hepsinin maskesi aynı oldu:

"İfade hürriyeti, basın özgürlüğü" nutukları atıp, bu milletin özgürlüklerini elinden almak için çırpındılar. İllüzyonlar üretip, göz bağcılığı yaparak, efendilerinin değirmenlerine su taşıdılar.

Dün, millet sesini çıkaramıyordu. Hep birlikte saldırıyor, boğup yok ediyorlardı. Çok şükür ki, artık tartışıyoruz bunları. Tartışıp konuştukça, biraz eşeledikçe, sorunun çok ciddi ve kapsamlı olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Tabii, halen bu utancı savunanlar var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, fonlanan gazetecileri değil, bunlara yönelik düzenlemeler planlanmasını eleştirdi.

Bence iyi oluyor, çok iyi...

Milletin gözünün önünde gerçekleşiyor her şey. Halk olan biteni çok daha iyi anlama ve algılama imkânı buluyor.

Türkçemizde çok güzel deyimler var. Mesela, "Kimse sırtına binmeyeceği merkebe semer vurmaz" gibi!..

Fonlama dediğimiz de böyle bir şey işte! "Tarafsız medyaya Avrupa desteği" türünden lafların tamamı hikâye! Bu süslü lafların hepsi göz boyama. Fonluyorlar ve karşılığını alıyorlar: Al gülüm, ver gülüm. Tartışılacak bir tarafı yok bunun.

Bence bu, basın özgürlüğüne vurulan bir darbe ve büyük bir utanç. Milletin de böyle düşündüğüne eminim.

<p>TeknoFest, 2021 yılında da heyecan ve ilgiyle karşılanıyor.  Yerli ve milli teknoloji sergilerine

200 Bin Yarışmacı Başvurusuyla TeknoFest 2021'de ‘Yeni Rekor'

Galatasaray Kayseri'de

Etna Yanardağı'ndaki hareketlilik korku yarattı

TEKNOFEST İstanbul'da Türk Yıldızları'ndan muhteşem gösteri