• $9,4553
  • €11,0305
  • 541.477
  • 1455.42
20 Ekim 2016 Perşembe

FETÖ sevdası CHP’yi karıştırdı

Dün, “Kılıçdaroğlu’nun FETÖ Sevdası” başlıklı bir yazı yazmıştım. FETÖ ilişkileri sebebiyle kamu haklarından mahrum edilen Alper Keten ve Ahmet Caner Yenidünya’nın, CHP’nin en tepesinde PM’de göreve devam ettiklerini ortaya koymuştum.

CHP’de de kamuoyunda da ciddi yansımaları oldu…

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na seslendi:

-Kılıçdaroğlu, hemen gereğini yapmak zorunda. Gereğini yapmıyorsa, FETÖ ile mücadele etmiyor demektir.

Bir de uyarıda bulundu:

-FETÖ, AK Parti’den nefret ediyor da CHP’yi çok seviyor değil. Onun için bütün partiler araçtır. CHP’yi de bir araç olarak görüyor. CHP’lilerin bunu görmesi gerekir.

CHP’de neler olup bittiğini görebilmek ve konuya doğru teşhis koyabilmek için biraz gerilere gitmek gerekir. 672 Sayılı KHK ile üniversitelerindeki görevlerinden uzaklaştırılan ve kamu haklarından men edilen Keten ve Yenidünya, tesadüfen PM üyeliğine gelmiş, CHP’yi sızmış değiller. Kılıçdaroğlu tarafından özel korumayla getirildiler.

Normal şartlarda CHP’nin PM üyeliğine seçilemezlerdi. Tabanda güçleri yoktu. Bu yüzden Kemal Kılıçdaroğlu, onları Bilim Platformu listesinden yönetime taşıdı. Bir nevi kontenjan hakkını kullandı. Hatta bu tasarruf, “atama” olarak da değerlendirilebilir.

Bu isimlerin en belirgin özellikleri Fetullah Gülen’e yakınlıklarıydı. Kim bilir, belki de bunun için oraya taşındılar. Üstelik 672 Sayılı KHK’deki hükümler net. Sadece üniversitedeki görevlerinden alınmadılar; kamu haklarından mahrum edildiler. Buna rağmen, CHP’nin tepesinde oturmaya devam ediyorlar. Halen korunuyor ve kollanıyorlar. Böyle giderse, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçebilir. Bu isimlerle ilgili olarak, CHP’ye bir uyarı gönderebilir. Burada çok önemli bir ayrıntı daha var… Memnu haklardan mahrum edilen bu isimler gider ve PM’de boşalma olursa, yerlerine Berhan Şimşek ve Haluk Pekşen gelecek. Her ikisinin de bariz özellikleri, Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı düşünmemeleri. Ulusalcı olmaları ve milli konularda daha hassas bir çizgiye sahip bulunmaları. Şimdi daha iyi anlaşılıyor sanırım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “FETÖ’cü” bu iki ismin neden istifalarını almadığı!

CHP içinde rahatsızlık büyük; Kılıçdaroğlu, buna rağmen direniyor.

Konuyu CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’le konuştum. Son derece net ifadelerle tepkisini ortaya koydu:

-Burada muhatap olan ve hukuku ihlal edilen ben olmasaydım, gereğini yapardım. O isimler, bir dakika bile orada oturamazdı. Ama konu ben olduğum için sessiz kaldım.

Ve ekledi:

-Kamu haklarından men edilen 2 kişinin, PM’de bulunmaya devam etmesi, hukuken doğru değil. Siyasi tarafını da yorumlayanlar olacaktır elbet.

Kılıçdaroğlu’nun bu tavırları, FETÖ’cü isimlere yönelik korumacı yaklaşımları CHP’de de ciddi tepkiye yol açmış durumda.

İddialar o kadar çok ki…

Mesela, Prof. Yalçın Küçük bir açıklama yaptı, Kılıçdaroğlu’na yönelik çok ciddi suçlamalarda bulundu. Hem Kılıçdaroğlu’na “FETÖ’nün çavuşu” dedi, hem de FETÖ’cü olduğunu iddia ettiği CHP’lileri tek tek sıraladı. Kemal Bey, hiçbirine cevap vermedi.

Ayrıca, CHP içinde tartışılan ve CHP’lilerce bizzat bana iletilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun cevap vermesi gereken o kadar çok soru var ki…

Mesela, Oslo tutanaklarını CHP’ye FETÖ’cüler mi götürdü?

Ya da 15 Temmuz’dan kısa bir süre önce FETÖ’ye ait medya grubunun Ankara temsilcilerinin CHP Genel Merkezi’nde ne işleri vardı? Onlarla neler görüşüldü?

Pensilvanya’ya gidip geldiğini canlı televizyon yayınlarında kabul eden CHP eski İstanbul Milletvekili Faik Tunay, bu görüşmeleri Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dâhilinde mi yaptı? Öyleyse, hangi mesajlar gidip geldi? 1 Kasım seçimleri öncesi, İstanbul ve Ankara’da FETÖ’nün imamlarıyla kimler görüştü? Ben biliyorum ama kamuoyunun da bilme hakkı var.

Mesela, Ankara’da CHP’li bir belediye FETÖ’ye arsa tahsisleri yaptı mı? İsterseniz, buraya son MYK toplantısında konuşulan “hediye saat” meselesini de koyalım. Nedir o pahalı saat konusu? Kim kime ne diye hediye etti?

Kemal Bey, sürekli “şeffaflık” diyor. Ayrıca CHP’ye Genel Başkan olmadan önce de kamuoyunun karşısına çıkar, sorular sorardı. Şimdi ben de “şeffaflık” diyor ve soruyorum. Cevap verirse çok memnun olurum.

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu