• $28,9659
  • €31,2405
  • 1889.97
  • 7978.82
19 Eylül 2023 Salı

Fars kumpası

Suriye ile "yumuşama" deniyor, sıcak bakıyoruz. "Normalleşme" söylemlerine olumlu yaklaşıyoruz. Ama bir de olurlar, olmazlar ve gerçekler var önümüzde.

Arabulucu olarak devreye giren, Şam-Ankara arasında mekik dokuyan İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Adbüllahiyah'ın "normalleşme" diye sunduğu plan şu:

"Türk askeri, Şam'ın talebi doğrultusunda Suriye'nin kuzeyinden çekilsin."

Peki ya sonra?

Oraya Şam yönetimi askerlerini yerleştirsin. Boşluğu onlar doldursun. O bölge onlar tarafından korunsun.

Şam yönetiminin durumu belli! Eskilerin değimi ile kendisi muhtaç-ı himmet bir dede. Nerede kaldı, gayrıya himmet ede. Hem öyle bir gücü yok, hem de başkalarının elinde oyuncak.

Olacak iş değil bu.

Onlar da biliyorlar durumu. O yüzden tekliflerinin ardına, "İran ve Rusya bu planın garantörü olsun" diye ekliyorlar.

O da başka bir felaket tabii. O yüzden böyle bir teklifi oturup konuşmak bile yersiz. Olacak iş değil.

***

Birincisi, askerimizi o bölgeden çektik diyelim. Şam yönetimi ne kadar samimi, gerçekten verdiği sözü yerine getirecek mi, getirebilir mi? Ya yeniden geçmişe dönersek?

Geçmişte terör merkeziydi o topraklar. Türkiye düşmanı her türlü müsilajın toplanma merkeziydi. En kızılından en yeşiline kadar bütün terör örgütleri, oradaki kamplarda yetiştirilip, Türkiye üzerine gönderilirdi. Abdullah Öcalan denilen adam da Baba Hafız Esat tarafından Şam'da beslenip büyütüldü.

Hiçbir inandırıcılığı ve ciddiyet yok bu teklifin.

İşte o yüzden, İran garantörlüğe soyunup, "olmazsa biz varız" diyor. O da başka bir felaket. Bugün o bölgede Türkiye aleyhine pek çok faaliyetin arkasında İran var. Kendi rejimini ve menfaatlerini dayatmak için ne gerekiyorsa onu yapıyor.

Azerbaycan'da görüyoruz işte. İran, Ermenilerle birlikte iş tutuyor. Onların arkasında. Türkiye ve Azerbaycan güçlenmesin diye Zengezur Koridoruna bile karşı çıkıyor. Ermenilere omuz verip, engel üzerine engel çıkarıyor. Üstüne üstlük, bir de alay eder gibi Türkiye'ye Suriye'den yönelecek tehdidin karşısında duracağını iddia ediyor. Olacak iş değil tabii.

Rusya'ya gelince...

O d ayrı bir muamma. Suriye rejiminin hamisi, ama işine geldiğinde Amerikalılar, işine geldiğinde bizimle iş tutmaktan geri kalmıyor. Söz vermişti, Suriye'nin kuzeyinde teröre karşı 30 kilometrelik bir güvenlik bandı oluşturulması için. Sonra da engel olmak için elinden geleni yaptı. YPG ve PKK ile de irtibat halinde. Onlara da güvenip adım atmanın imkânı yok.

"Normalleşme" değil, Türkiye'ye yapılan teklif. Düpedüz kazanımları bırakıp geriye dönmek ve göz göre göre ateşe atlamak!

Peki, Türkiye bunu yapar mı? Yapmaz elbette. Olacak iş değil. Biz aklımızı peynir ekmekle yemedik. O kadar bedeli boşa ödemedik, onca şehidi bunun için vermedik. Ayrıca ülkemize yönelik yeni göç dalgalarına yol açacak bir adımı da atmayız elbette.

Ne olacak peki? Bu mesele nasıl çözülecek?

Bugüne kadar yaptığımızı yapacağız. Askerimiz orada duracak ve gücümüzün gölgesini müzakere masasına yansıtacağız. Aksi bir adım intihar olur.

Güçlü olduğumuz müddetçe de yeni adımlar atacak ve kazanımlar elde edeceğiz.

<p>D-650 kara yolu Mekece Mahallesi mevkii Adapazarı istikametinde meydana gelen kazada, N.S. idares

Sakarya'da feci kaza: 2 yaralı

Ustasından çay tarifi! Meğer yıllardır yanlış demliyormuşuz…

HADO sporu, ilgi odağı haline geldi! Artırılmış gerçeklik oyunu

Samsun'da UMKE bölge tatbikatı yapıldı! Film sahnelerini aratmayan görüntüler ortaya çıktı