• $ 5,6937
  • € 6,2929
  • 275.341
  • 100471
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ey CHP ne işin var banka yönetiminde?

İş Bankası-CHP ilişkisine ait tartışmalar sürüyor. Ortada çeşitli iddialar var ve CHP’den peş peşe açıklamalar geliyor…

CHP’liler, “Biz bankanın yönetimine karışmıyoruz” diyorlar. İyi güzel de o zaman da sorarlar adama:

-Yönetime karışmıyorsan yönetimde işin ne?

Çünkü, ilgili kanun açık ve son derece net: Kanunda yönetim kurulu üyeleri için “Şirketi idare ve temsil ederler” deniliyor. Şimdi CHP’liler, kanunun kendilerine tanıdığı bu hakkı kullanmadıklarını mı söylüyorlar? Böyle bir cevap olur mu?

Ayrıca, Siyasi Partiler Kanunu bir siyasi partinin banka sahibi ya da ortağı olmasını kesin olarak yasaklıyor. Ortada kanuna aykırı olduğu tartışılamayacak kadar net bir durum var. İlgili kanun bütün siyasi partileri kapsıyor da sadece CHP için mi geçerli değil?

CHP layusel mi?

Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz İş Bankası’ndan beş kuruş para almıyoruz” diyor.

Doğrudur; CHP, İş Bankası’ndan para almıyor. Para alma konusu, CHP’nin atadığı yönetim kurulu üyeleri için geçerli. Kanunen huzur hakkı ve temettü hakkı alma imkanları bulunuyor. Bu konuda CHP’nin açıklığa kavuşturması ve kamuoyuyla paylaşması gereken bazı bilgiler var:

1) İş Bankası’ndaki CHP’nin atadığı yönetim kurulu üyeleri temettü mü yoksa huzur hakkı mı alıyorlar? Hangisi?

2) Alıyorlarsa bunun limitleri ne? Daha açık bir ifadeyle CHP’li yönetim kurulu üyelerine yılda kaç para veriliyor?

Bunlar açıklanmalı. Kemal Bey, lafa geldi mi her fırsatta “şeffaflıktan” bahsediyor. Nedense bu şeffaflık, CHP söz konusu ise bir türlü gerçekleşmiyor!

***

İş Bankası gündeme geldiğinde, sürekli olarak Atatürk’ün Vasiyetinin arkasına sığınılıyor. Atatürk’ün manevi şahsiyeti üzerinden atışlar yapılıyor…

Vasiyet açık, gizli saklı değil. Herkes rahatça ulaşıp inceleyebilir. Mustafa Kemal Atatürk, İş Bankası’ndaki kendisine ait hisselerin gelirinin nerelere verileceğini ve ne şekilde kullanılacağını açık ve net olarak sıralamış. Bu konuda CHP’ye herhangi bir hak vermiyor. Durum bu olunca, sadece denetim görevini CHP’ye bıraktığı anlaşılıyor.

Ama vasiyetname yorumlanırken, CHP’ye Banka yönetiminde yer veriliyor. Hisse oranında yönetim kurulu üyelikleri belirleniyor ve bunların atamasını da CHP yapıyor.

Ortada açıkça Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı bir durum var. Bu durumun, Atatürk’ün Vasiyeti ile izah edilmesi mümkün değil.

Şimdi kimse yanlış anlamasın ve konuyu saptırmasın. Atatürk’ün Vasiyetinin uygulanmamasını isteyen yok. Uygulansın elbette. CHP de denetim görevini yapsın. Ancak, bunun için ille de İş Bankası’nda yönetim kurulu üyeleri bulundurması gerekmez. Dışarıdan da bu görevi yapabilir.

Çünkü, CHP’nin banka yönetiminde bulunması Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı…

Buna rağmen böyle bir uygulama yapılabiliyor. CHP de “İlle de yönetim kurulu üyelikleri” diye bastırıyor.

Bir hukuk devletinde bu normal mi sizce?

***

Yine yanlış anlaşılmasın. Niyet okuma noktasında değilim. Kimseyi suçlamıyorum. Öyle olduğunu da iddia etmiyorum. Sadece konu kötü niyetle kullanıldığında olabileceklerden bahsediyorum…

Siyasi partilere mensup isimler, banka yönetimlerinde yer alırlarsa bakın neler yaşanabilir:

Kötü niyetliyse eğer, bir işadamına “Önündeki engelleri kaldıracak, sana kredi çıkaracağız, ama bizim partiye de şu kadar yardımda bulunacaksın” diyebilir. Mesela, o bankaya partili isimleri yerleştirebilir. Orayı, mensup bulunduğu siyasi partinin arka bahçesi gibi kullanabilir.

Ya da kredi verdiği işadamlarına, “Krediyi veririz, ama parti yöneticilerinin kaybedeceği davalarda tazminatları sen ödeyeceksin” pazarlığı yapabilir.

Bugüne kadar olmasa bile, bu tür sıkıntıların yarın yaşanmayacağı söylenemez.

Ayrıca, bunlar ilk anda akla gelenler. Kötü niyetli bir kişi, daha pek çok sıkıntı ortaya çıkarabilir. Bir hukuk devletinde bunların düşünülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Kanun koyucu da zaten bunları düşünüp, siyasi partilerin banka kuramayacaklarını, herhangi bir bankaya ortak olamayacaklarını hükme bağlamış.

CHP de layusel olmadığına göre…

Normal şartlarda kendisinin ısrar etmeyip geri çekilmesi ve İş Bankası’ndaki yönetim kurulu üyeliklerini bırakması gerekir!

Pendik´te Ormanı Kundaklamaya Çalışan Kişi Gözaltına Alındı!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Rushmore Dağı'ndaki gizli oda da ne var?

Oğuz Boyu geleneğini Trabzon'da sürdürmeye çalışıyor