• $8,1456
  • €9,6909
  • 452.477
  • 1368.41
17 Mart 2021 Çarşamba

Erozyon

Ezberledik artık, "erozyon" denilince hemen her yıl bir Kıbrıs kadar toprak kaybettiğimiz aklımıza geliyor. Büyük kayıp; ancak değer erozyonu ile karşılaştırırsak küçük, hatta önemsiz kalır. Kaybolan verimli toprak bir şekilde yerine konulur veya telafi edilir. Ancak, kaybedilen değerlerin telafisi çok zor, hatta imkânsız gibi!

FETÖ ile başladı değer erozyonu. Bugün de kirli siyasetten besleniyor, yayıldıkça yayılıyor...

Garip ve anlaşılmaz bir anlayış gelişti. Bazı çevreler, sevdiklerinin her türlü kötü, sevmediklerinin de bütün iyi taraflarına karşı kör gibiler. Desteklenen isimler, ne yaparlarsa yapsınlar el üstünde tutuluyor. Karşı mahalledekiler de ağızlarıyla kuş tutsalar, yerden yere vuruluyor.

Olgulardan çok, algılar önemli. Algı operasyonları ile teneke bile parlatılıp, vatandaşa değerli maden gibi sunuluyor.

Akıl, vicdan, sağduyu değil, düşmanlıklardan beklenen bir siyaset bu: Kirletme, çarpıtma ve saptırma siyaseti!

Öncülüğünü de CHP yapıyor. Engin Altay, Grup Başkanvekili olarak yıllar önce TBMM'de, milletin önünde açıkladı:

"Dünyanın en doğru işini de yapsa, bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu kardeşim."

Öyle değil tabii ama CHP'deki hâkim anlayış bu. Merkezi Hükümet ne yaparsa yapsın "tu-kaka" ilan ediliyor. Belediyelerin yaptığı rezillikler bile göklere çıkarılıyor.

Mesela, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, birkaç gün önce sessiz sedasız bir operasyona girişti. Vatandaşın kullandığı suya kademeli olarak yüzde 80 ve yüzde 50 zam yapmak istedi.

CHP, bütün organları ile "tam siper" yaptı. CHP'li belediyenin bu fahiş zam atağını haklı çıkarmak için taklalar atmaya başladı.

Sonra ANFA'da bir zimmete para geçirme hadisesi yaşandı. Üzerinin kapatılması için elden gelen yapıldı.

Enver Aysever olayı ortada: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer tarafından kendine adrese teslim bir ihale verildi. Aysever'e, 18 günlük okur-yazarlık kursu için tam 238 bin liralık kıyak yapıldı. Yine CHP'den çıt çıkmadı. "Yuh artık, bu ne biçim iş, bu nasıl bir rakam" diyen tek Allah'ın kulu olmadı.

Tunç Soyer, önce yaptığını savunacak oldu. Sonra, O da böyle bir garabeti savunamayacağının farkına varıp ihaleyi iptal etmek zorunda kaldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni hiç saymıyorum. Orada yaşananlar pehlivan tefrikası gibi. İki yılda yapılan borçlanma miktarı 24 milyar lira. Bunun karşılığında yapılan ne var, belli değil! İş yapmak yerine "temel atmama törenleri" düzenleyen bir Belediye Başkanı ile karşı karşıyayız.

Belediyeye dezenfektan alımı yapılıyor, piyasanın birkaç katı fiyatına. Maske satın alıyor, orada da durum aynı. Fiyatlar hep fahiş. Yer gösteriyoruz, mesela Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok'un kendilerine kaliteyi çok daha ucuza verme çağrısı yaptığını söylüyoruz. Ne belediyede ne de CHP'de çıt var.

Çevremiz üç maymunu oynayanlarla dolu!

İşte bu tavır çürütüyor değerleri. "Bizimkilere her şey serbest" anlayışı, siyaseti de Türkiye'yi de kirletiyor. Üstelik arkasında son derece ciddi ve kalıcı hasarlar bırakıyor!

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor

Balıkesir'e yerleşen kadın girişimci, ağaç dallarını ekonomiye kazandırıyor