• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Erdoğan'ı dinlemememin sonucu bu!

Çok değil, aradan en fazla iki yıl geçti. Kurmaylarıyla TBMM Grup konuşmasını yapmak için binaya gelen Cumhurbaşkanı, bütün dikkatlerini üzerime yönlendirip “Kaç paket sigara içiyorsun?” diye sordu.

Ne diyebilirdim ki!

Belli ki kül tablası misali yakalanmıştım. Vereceğim cevabın ya da paket sayısının ne kadar önemi olabilirdi ki!

Sadece “Çok, Sayın Cumhurbaşkanım çok” demekle yetindim ve kendi kendimin de cezasını oracıkta verdim:

- Maalesef çok içiyorum.

“Zararını hiç görmüyor musun? “Ailene ve çocuklara yazık değil mi?” gibi pek

çok ifade peş peşe geldi. Ben de kendisine “Ne deseniz haklısınız” sözleriyle mukabelede bulundum.

Ama istenen cevap başkaydı. Benim, Sayın Cumhurbaşkanı’na hak vermem değil, benim sigarayı bırakıp bu illetle ilişkimi kesmemdi olması gereken sonuç.

Sonuç alınmayınca Cumhurbaşkanı, atv Ankara Temsilcisi Şebnem Bursalı’ya, “Yüzde yüz haklısınız diyor, ama sonuç değişmiyor!” dedi.

Cumhurbaşkanı o anda ani bir kararla meseleyi noktalamaktan bahsetti. “Yapacağım” dedim. “Şimdi” diye diretti. O anda gerçekleşmeyince de sonraya kaldı. Zamanında alınamayan karar da tam bir felaket haline dönüşüyordu, az kalsın.

***

Bundan 2 hafta kadar önce kamyon çarptı bana!

Aort damarım yırtıldı, nasıl bir şey olduğunu da yaşayarak öğrendim.

Anlatayım: Felaket bir şey!

Demem o ki...

Hem insan hayatında, hem ülke yönetimlerinde hem de devletlerin adım atması gereken noktalarda durum hep aynı. Basiretli olanlar tedbirini alıyor, gerekli adımları atıyor, basiretli davranamayanlar da işte bizim düştüğümüz bu durumlara düşüyorlar.

Çok şükür büyük kayıplarda değiliz. Ama bana bahşedilen bu nimet ancak %15’ler civarında. Üstelik zamanında yapılan uyarıya rağmen.

***

Şimdi biliyorum ki, içinizden “Hem sana gösterilen yoldan gitmiyorsun, hem de ben ne yaptım diye dövünüyorsun” diyen çok çıkıyordur.

Evet öyle yapıyorum!

Bunu da ilan ediyorum. Ayrıca Erdoğan’ın gösterdiği yoldan gitmeyip çok ağır bedeller ödeyenler zaten kafalarını duvara vuruyorlar.

Ben de tam bunu söylemeye çalışıyorum. “Herkes kafasını basiretli bir şekilde kullanmalı ne kendisini ve çevresini ciddi sıkıntılar içine sokmamalı...” 

Emin Pazarcı Diğer Yazıları