• $8,8451
  • €10,4001
  • 497.499
  • 1384.68
11 Ağustos 2021 Çarşamba

Ekşi değil, çürük

Ülkeyi yönetenlere bir sitemim var benim: Böyle bir pisliğin içinde, yalan-dolan denizinde ve çirkin saldırıların altında yaşamak zorunda mıyız? Bu devletin benim ve benim gibi pek çok insanın hakkını, hukukunu korumak gibi bir görevi yok mu?

Ekşi Sözlük gibi mecralardan bahsediyorum...

Yıllardır her türlü çarpıtmayı, saldırıyı ve hakareti yapıyorlar. Küfür dahil, enva-i çeşit çirkefliği sergiliyorlar. Yetkili merciler ise seyirci. Bunlar dizginlenemiyor, halen dijital medya ile ilgili etkili bir düzenleme yapılabilmiş değil. Tabiri caizse taşlar bağlı, köpekler serbest!

Bakın Ekşi Sözlük'te benim hakkımda neler yazıyor:

Biri, zamanında bir milletvekiline küfür ettiğimi, onun da adres şaşırıp şahsına tazminat davası açtığını söylüyor. "Kendisi ile merhabam bile olmamasına rağmen, beni zor durumda bırakmayı başaran ender insanlardan biridir" diyor.

Olabilir mi böyle bir şey? İmkânsız, yani yalan olduğu bağırıyor. Ama yazmışlar oraya. Çünkü amaç kirletmek!

Vaktiyle bana saldırdıkları için ceza alanların, tazminat davalarında mahkûm edilenlerin çirkin ifadeleri orada. Ekşi Sözlük'te hukuk da işe yaramıyor!

Bir başkası, hayatım boyunca bir gün bile çalışmadığım "TRT'den şutlandığım" yalanını atıyor. Diğeri, "sözde gazeteci" diye hitap ediyor. "Gıcık oluyorum", "zavallı şahıs", "aptal biri", "muhafazakâr tenya", "mal", "ağız ishali" gibi çirkin ifadeler birbirini izliyor...

İğrençliğin, hakaretin bini bir para!

Hayatım o yapı ile mücadele ile geçmesine rağmen, benim için "FETÖ'cü" diyen de var. Bir kadın gazeteciye "Git hayvanat bahçesinde halvetlen" diye yazdığımı iddia eden de...

Bitmedi, ahlaksızlığın tavan yaptığı bir yer orası. "O. çocuğu", "Mültecilere sakso dahi çekebilecek düzeyde biri" türünden alçakça ifadeleri saymıyorum bile.

Yalanın, iftiranın, alçaklığın, düzeysizliğin, pisliğin, klavye kahramanlığının tavan yaptığı bir yerden bahsediyorum. Normal hayatta karşıma çıkıp yüzünü bile göstermeye cesaret edemeyecek insan müsveddeleri, işte bu mecralarda aslan kesiliyor. Ahlak yoksunluğunun her türünden örnekler veriyor.

Kılıçdaroğlu gibi bazı isimler, Ekşi Sözlük'ü ziyaret edip sırtını sıvazlıyor. Malum çevreler de bu kepazeliğe "ifade ve basın özgürlüğü" adını veriyor. Yerin dibine batsın böyle özgürlük.

hhh

Nihayet, bu yalan, iftira ve ahlak dışı içeriklerle dolu olan Ekşi Sözlük, halkı "ayaklanmaya" çağırdı. Yetmedi, "Türkiye'nin İsrail'in eyaleti olmasını" isteyen paylaşımlara yer verdi.

Savcılar, bu içeriklerle ilgili harekete geçtiler. Gereken yapılacak belli.

Peki ya ben ve benim gibi ahlaksızca üretilen yalan, iftira ve küfürlerin hedefi olanlar ne yapacak? O savcı benim, bu savcı senin, adliyelerde mi koşacak?

Bu namussuzluklarla savaşmak devletin de görevi değil mi? Neden hâlâ dijital medyaya çeki-düzen verilemedi? Niçin beklenen düzenlemeler yapılamadı?

Taşların bağlanıp, köpeklerin serbest gezdiği bir ortamda yaşamak zorunda mıyız biz?

Şahıslarımızı, toplumu ve ülkemizi hedef alan bu iğrençlik son bulmalı artık. Bunu istemek bizim meşru hakkımız, devletin de en temel görevi!

<p class='MsoNormal'>Gelecekte yolları süsleyecek  elektrikli araç teknoloji için düzenlenen sergi T

Geleceğin araçlarına gençlerin yatırımı…

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün