• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
31 Temmuz 2015 Cuma

Düpedüz ülke düşmanlığı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Artık bıçak geldi ve kemiğe kadar dayandı. İyi niyet bu kadar istismar edilmez, gerçekler böylesine çarpıtılmaz.

HDP’den bahsediyorum. Ne diyordu seçim öncesi? Türkiye Partisi olacağını söylüyordu. Peki şimdi ne yapıyor? Türk ve Türkiye düşmanlığı! Hem de açıktan, göz göre göre ve göstere göstere.
Suriye’deki gelişmeler ortada. Yaşananlar, yenir yutulur gibi değil. O bölgede azınlık ırkçılığından tutun da Türkiye aleyhine kumpaslara kadar her türlü çirkinlik ve oyun sergileniyor.
Başrolde de HDP var.
* * *
Uzun süredir Kobani ve Rojova ile yatıp, Kobani ve Rojova ile kalkıyorlar. O bölgede yaşayan Kürtleri katliamdan kurtardıklarını iddia edip, “IŞİD’e karşı insanlık mücadelesi verdiklerini” iddia ediyorlar.
Değil ama bir an için doğru kabul edelim. Varsayalım ki haklılar. Ama ortada olağanüstü bir gariplik var. Bu mücadeleyi sadece kendilerine hak olarak görüyorlar. İşlerine başkalarının karışmasını kabul etmiyorlar. DAEŞ’le mücadeleyi sadece belli bir alanda yürütüyorlar.
En önemlisi de bölgedeki Arap ve Türkmen unsurları dışlıyor ve yok sayıyorlar. Sürekli olarak bir “Kürt direnişinden” söz ediyor, “Kürt destanları” oluşturmaya çalışıyorlar.
Ele geçirdikleri her yerde Arap ve Türkmenleri bölgeden sürüyor, bir düşmanlık politikası izliyorlar.
Kaba bir ırkçılık yapıyorlar…
Üstelik bu bir azınlık ırkçılığı!
O bölgede Kürtler en az nüfusa sahip olan grup. Suriye’nin tamamında en fazla 1,5 milyon Kürt yaşıyor. Türkmenlerin sayısı da 2 katı. Araplar ise oldukça yoğun bir nüfus oluşturuyor.
DAEŞ ile mücadele ettiğini iddia ettikleri PYD “yabancı Kürt savaşçılarla” dolu. İçlerinde Suriyelilerin yanı sıra Türkiye’den, Irak’tan ve İran’dan giden Kürtler var. PYD denilen yapı, Alman, Amerikalı, İngiliz, hatta Avustralyalı savaşçılardan da destek alıyor.
Ve her şeyi ele geçirmeye çalışıyorlar…
Her konuda söz sahibi olmak istiyorlar.
Almanya’dan ve Amerika’dan silah desteği alıyorlar, bunu kendilerine hak görüyorlar. Türkiye’yi ise kendilerine destek vermemekle suçluyorlar.
* * *
“Madem kutsal bir mücadele veriyorsunuz, biz de devreye girelim” diyorsunuz. ABD’nin onlara destek verdiği gibi DAEŞ’e karşı ÖSO’ya destek vermekten bahsediyorsunuz. Feryadı basıp ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Hemen saldırıya geçiyorlar:
-Sizi savaş yanlıları sizi…
Kutsayıp bayraklaştırdıkları o büyük “insanlık mücadelesi” bir anda “kirli savaş” söylemine dönüşüyor.
Saldırılar, tahrikler ve tehditler başlıyor…
DAEŞ baskısı altında sıkışmış Türkmenleri rahatlatmak istiyorsunuz. Yardım malzemeleri gönderiyorsunuz. Dünyayı ayağa kaldırıyorlar:
-Türkiye IŞİD’e silah sevkıyatı yapıyor!..
Bölgede yaşayanlara “insan” olarak değil, “Kürtler ve diğerleri” diye bakıyorlar. Kafatasçı bir bakış açısı sergileyip, bölgedeki gelişmelerden Kürtçülük adına kazanımlar elde etmeye çalışıyorlar.
Sonra da hiç sıkılmadan “kardeşlik” nutukları atıyorlar.
* * *
Suriye’de açıkça görünen bir oyun içindeler. Orada da Türkiye’de olduğu gibi ırkçı, bölücü ve parçalayıcı politikalar izliyorlar. Sık sık dile getirdikleri “insan hakları” gibi değerler Kürler dışındaki unsurlar söz konusu olduğunda akıllarına bile gelmiyor.
Daha birkaç gün önce PYD’nin başındaki Salih Müslim ne dedi? Gerekirse Esad’ın ordusuna katılabileceklerini söyledi. Her tarafından kan damlayan Katil Esad’ın!..
Belli ki bunların tek derdi Türkiye ile. Esad’a bile gülücükler gönderirken, Türkiye’ye sövüyorlar. Seçim öncesi Türkiye Partisi olacağını iddia eden HDP sözcüleri de onlara sırtlarını dayadığını açıklayarak, Türkiye’yi tehdit ediyor.
Bütün bunlara ülke düşmanlığı dışında başka ne isim verilir?

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü