• $9,746
  • €11,3574
  • 562.011
  • 1479.93
3 Temmuz 2016 Pazar

Dünyaya 400 bastık!

Malum koro “yandık, bittik, kül olduk” diyebilir… Bazıları felaket tellallığı yapmaya devam edebilir… Hatta, “Türkiye’nin imajı yerlerde sürünüyor” türünden söylemler de ortaya atılabilir…
Ne fark eder? Neye yarar?..
Türkiye’nin pek çok alanda attığı son derece önemli adımların üzerini örtüp, Türkiye gerçeğini değiştirebilir mi? Mesela, ısıya dayanıklı süper alaşımda attığımız adımı gölgeleyebilir mi?
Biliyor musunuz, Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Türker, İngilizlerle birlikte bir çalışma yürütüyordu. Gazi ve İngilizlerin Leeds Üniversitesi işbirliği, son derece önemli bir sonuç verdi. Isıya dayanıklı süper alaşımlarda tam 400 derece daha ileri gidildi. Bu alaşımlar, genellikle 800-900 derece sıcaklığa dayanabiliyordu. Bu dayanıklılık seviyesi 1.200-1.300 dereceye kadar çıkarıldı.
Altına da Türk imzası atıldı.
Yetmedi, bitmedi. Bu alaşım, British Gaz’ın kapalı devre gaz tribünlerinde kullanılmaya başlandı. Yakında dalga dalga dünyaya yayılacak.

***

Sıkıntımız var, biliyorsunuz…
Terör saldırıları devam ediyor. En çok da yollara tuzaklanan el yapımı patlayıcılar asker ve polisimizi vuruyor. Hain pusularda peş peşe şehitler veriyoruz.
Zırhlı araçlarımız var, üstelik bunlar dünyanın en iyilerinden; ama bombaların tesiri yüksek olunca sonuç vermiyor. Bu yüzden Milli Savunma Bakanlığı ARGE birimi Gazi Üniversitesi ile irtibata geçti. Sıkıntıya çözüm bulunmasını istedi:
-Elimizdeki zırhlı araçların kalitesi yüksek, ama yetmiyor. Patlama anındaki şok etkisi, asker ve polisimizin omuriliğinde ciddi hasarlar doğuruyor. Bu enerjiyi azaltacak bir malzemeye ihtiyaç var.
Prof. Mehmet Türker, o sırada Almanlarla birlikte trafik kazalarında çarpışma anında otomobillerdeki enerjiyi azaltmak için bir çalışma yürütüyordu. Dikkatini ve çalışmasını askeri araçlara yönlendirdi. Ekibi ile birlikte bor takviyeli metalik köpük üretti.
Bu malzeme suda yüzecek kadar hafif ve sadece 2 santim.
Askeri zırhlı araçların altına yerleştirildi. 6-8 ve 10 kiloluk TNT kalıpları ile denemeler yapıldı. Patlama sırasındaki enerjiyi ciddi şekilde azalttığı görüldü. Muhteşem sonuçlar alındı.
Yakında üretime başlanıyor. Öyle görünüyor ki, bu malzeme ile takviye edilen araçlara yurt dışından da ciddi talep gelecek. Prof. Türker’in, patlamalar sırasında enerjiyi azaltmak için bir başka teklifi daha var. Son derece basit ve masrafsız. Yerli savunma sanayi, o teklifi de üretime yansıttığında, terörist tuzakları ve mayınlar zırhlı araçlarımıza tesir etmeyecek.
Artık, bombalı tuzaklarda şehit vermeyeceğiz. Yürekler yanmayacak.

***

Üç değil, beş değil… Proje çok…
Bunlardan biri de “Katmanlı Üretim” dedikleri geleceğin çığır açacak teknolojisi olan üç boyutlu yazıcılarla malzeme üretimi. Bu çalışmalar, ABD’de Başkan Obama, İngiltere’de de Kraliyet Ailesi’nin himayesinde yürütülüyor. Aşırı karmaşık makine parçaları, bu metotla toz metaller kullanılarak üretiliyor.
Bizde de TÜBİTAK’ın desteklediği bir proje bu. Başında yine Prof. Dr. Mehmet Türker var. Önemli mesafeler alındı. Çalışmalar 1,5 seneye bitecek ve üretime geçilecek.
Bu sayede;
1)Artık bu tür karmaşık makineleri ülkemizde üreteceğiz.
2)Bu makinelerin ürettiği parçaları ithal için dışarıya para vermeyecek, ihraç edip para alacağız.
İşte, meselelere sadece Gazi Üniversitesi boyutunda bakıldığında, Türkiye’nin geldiği nokta bu!

***

Gazi Üniversitesi’nde 12 Temmuz’da rektörlük seçimleri var. Tam 20 aday yarışacak. Bunlardan biri de Prof. Mehmet Türker. Adaylar arasında ilk kadın rektör adayı unvanını alan Kadriye Altok da yer alıyor.
Eskiden, bu tür yarışlarda öğretim üyelerine klasik vaatlerde bulunulurdu. Kimi “tatil köyü” projesinden bahsederdi, kimi de “konut kooperatifi” kuracağını anlatırdı. Vaatler, “üniversite marketi” açmaya kadar inerdi.
Artık seviye öylesine yükseldi ki…
Şimdi, “bilimsel projelerden” bahsediliyor. Batıdaki emsallerine dudak uçuklatacak projelere imza atan isimler, “ben de varım” diye ortaya çıkıyor.
Görülmeyen ya da özellikle görülmek istenmeyen değişim bu işte! Birileri, “yandık, bittik, kül olduk” diyebilirler. Onlara, “Türkiye’nin imajının yerlerde süründüğünü” söyleyerek destek verenler de olabilir.
Dedim ya, bu neyi değiştirir? İşte gerçek tablo ve geldiğimiz yer ortada!

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı