• $9,7177
  • €11,3642
  • 561.323
  • 1479.93
16 Nisan 2015 Perşembe

Dünya gülerdi halimize

Astana

Türkiye, artık eski Türkiye değil. Dünya ekonomisine yön veren G-20’nin dönem başkanıyız. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız sürekli hareket halinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Ocak’tan bu yana tam 13 ülkeye gitmiş. İçlerinde Etiyopya, Cibuti ve Somali gibi Afrika ülkeleri de var, Meksika ve Küba gibi Güney Amerika ülkeleri de…
Hepsi de önemli!
Bir yandan Afrika’ya açılıyoruz, diğer taraftan Güney Amerika’da ticari kapılar arıyoruz. Ukrayna gibi kriz bölgelerinde “biz de varız” diyor, AB üyeliği için Avrupa’da destekler almaya çalışıyoruz. En kritik dönemlerde İran ve Suudi Arabistan’a ziyaretler gerçekleştiriyoruz.
Tam bu noktada, insanın aklına eski tartışmalar geliyor. Hani, Cumhurbaşkanlığı için alınan TC TUR’a “İsraf, ne gereği vardı bu uçağın” deniliyordu ya…
En basit ifadeyle ufuksuzluk.
Şimdi, G-20’nin Başkanı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ya da Başbakanının bu tür gezilere tarifeli uçakla gittiğini düşünün!
Olabilir miydi?
Herhalde bütün dünya gülerdi halimize.
* * *
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Kazakistan’dayız…
Kazakistan, 2,7 milyon metrekarelik koca bir ülke. Türkiye’nin üç katından büyük. Dünyanın var olduğu günden bu yana tarım yapılmamış, son derece verimli geniş topraklara sahip.
Petrol ve doğalgazı var.
Üstelik, çoğu belirlenmemiş trilyonlarca metreküp doğal kaynaklara sahip. Ülkede 1225 çeşit mineral ve maden bulunuyor.
Dünya krom rezervlerinin yüzde 26’sı burada. Dünyadaki altının yüzde 20,8’i Kazakistan’dan çıkarılıyor. Aynı zamanda dünya uranyum rezervlerinin yüzde 17’sini topraklarında barındırıyor.
Bitmedi, stratejik olarak son derece önemli bir yerde. Önümüzdeki seneler dünyanın en büyük gücü olmaya aday Çin’le sırt sırta. Rusya ile yakın ilişkileri var.
Ve bizim Kazakistan’da 660 adet Türk yatırımcımız bulunuyor. Türk müteahhitlerin son 10 yılda bu ülkede üstlendikleri iş miktarı da 17,5 milyar dolar.
Eğer, Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz’ın Çankaya Köşkü’ne çıkardığı Ahmet Necdet Sezer dönemi olmasaydı… Eğer o dönemde Orta Asya ve özellikle Kazakistan’a karşı olumsuz tavırlar sergilenmeseydi, belki de bu miktar iki katına çıkacaktı.
* * *
Çok şükür, bugün Kazakistan’la ilişkiler gayet iyi.
2013’te ticaret hacmimiz 3,9 milyar doları buldu. Ama yeterli değil. Şimdi karşılıklı olarak bu miktarın 10 milyar doların üzerine çıkarılması için çaba gösteriliyor.
Üzerinde çalışılan çok büyük projeler var…
Hedef, Kazak petrol ve doğalgazını Hazar üzerinden Bükü-Tiflis-Ceyhan ya da TANAP aracılığıyla Akdeniz’e akıtmak. Ardından da dünya pazarına sunmak.
Ama engeller var. Hem Türkiye, hem de Kazakistan’a önemli avantaj sağlayacak bu proje, Rusların da İran’ın da işine gelmiyor. O yüzden de Hazar’ın statüsünün belirlenmesi sürekli olarak engelleniyor.
Bugün Kazak petrolü, Hazar’dan gemilerle nakledilip, Ceyhan üzerinden dünya piyasasına sunulmaya çalışılıyor. Bunun da maliyeti yüksek oluyor.
Bu gezide, Erdoğan ile Nazarbayev arasında sıkıntıyı aşmak için yeni ve farklı formüller aranacak.
* * *
Orta Asya, bizim anavatanımız. Burada bizim kardeşlerimiz var. Kazaklar da o kardeşlerimizden. Ayrıca, Türk Birliği’nin en önemli ve etkili ayaklarından biri.
Durum bu olunca, sadece ilişkilerin iyi olması yetmiyor. Hem ticaret hacminde, hem de kültürel ilişkilerde çok daha iyi noktada olmamız gerekiyor.
İşte onun için buradayız.
Ayrıca…
Türkiye iddiaları olan bir ülke. Bu iddiaları gerçekleştirmek için de koşuşturmak ve sürekli hareket halinde olmak gerekiyor!

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı