• $8,4136
  • €9,9873
  • 489.264
  • 1408.81
18 Kasım 2013 Pazartesi

Diyarbakır’ın perde arkası

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Şivan Perwer, tam 37 yıl boyunca Türkiye’ye gelemedi. Yıllar sonra, Mesud Barzani’nin konvoyuyla doğduğu topraklara giriş yapabildi.
Neden?
Vatandaşlıktan mı çıkarılmıştı? Türkiye’ye giriş yasağı mı vardı? Yoksa hakkında bir soruşturma mı bulunuyordu?
Hiçbiri değil. Ailesi, baba ocağı buradaydı. İsterse elini kolunu sallaya sallaya gelir, Türkiye’ye giriş yapardı.
Gelemedi, çünkü karşısında PKK ve BDP engeli vardı. Oradan gelecek tepkilerden çekindi. Hatta geçmişte bu yönde bir açıklaması bile oldu:
-Öcalan benim için de bir mektup yazsa da, beni rahat bıraksalar.
- - -
Başbakan ve Barzani alanda konuşurken, BDP de Diyarbakır’da alternatif bir gösteri yaptı. Amaç, Başbakan’ın Diyarbakır’a gelişine tepki göstermekti. Partinin il binasının önünde küçük bir grup toplandı...
BDP İl Başkanı, Barzani’ye göndermeler yaptı. Rojova’da kendileriyle birlikte hareket etmemesini eleştirdi:
-Bizim siyasetimize karşı olan tüm siyasetçilere karşı tavrımız bellidir.
Yetmedi, BDP Eşbaşkanı Selahatin Demirtaş, Berlin’den Diyarbakır buluşmasını eleştirdi. Pervin Buldan da Barzani’ye “Ne işin var burada?” der gibi bir açıklama yaptı:
-Dün bütün kapıları yüzümüze kapatmıştın.
BDP ile birlikte PKK da açıktan tavır aldı. Buluşmadan bir gün önce Nusaybin’de askeri konvoya saldırdı. Hemen ardından Kandil’den, “İşgalci ordu birlikleri gerillanın bulunduğu alanlara yönelmişti. Savunma amaçlı ateş açtık” türünden bir açıklama geldi.
Hem “çekilme olmadığını” ve saldırının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini kabul etti; hem de Diyarbakır’daki “barış ve kardeşlik” konuşmalarına, “çatışma, kan ve gözyaşı” talebiyle cevap verdi.
Sözün kısası, Diyarbakır buluşması PKK’yı çileden çıkarttı!
Üstelik bu açıklamalar yapılırken henüz Leyla Zana, Başbakan’ın eline sarılmamıştı. Osman Baydemir de Erdoğan’a “Ben giderken siz geldiniz” diyerek, Kandil’e yönelik bir göndermede bulunmamıştı.
- - -
Diyarbakır’da neler olduğunu bütün Türkiye izledi. Ancak, kamuoyunun görmediği çok önemli gelişmeler de oldu...
Sınırımızın Suriye tarafındaki durum, bizi sıkıntıya sokuyordu. PKK destekli PYD’nin özerklik ilanına sert tepki vermiştik. Barzani ile PYD konusunda uzlaşıldı. O yapıyla birlikte mücadele kararı alındı.
Enerji konusunda önemli adımlar atıldı. Yakında Kuzey Irak’tan, Türkiye’ye petrol pompalanmasına başlanacak. Yetmeyecek, Türkiye Petrolleri bölgedeki 13 yeni bölgede petrol ve doğalgaz aramaya başlayacak. Bunların 7’si doğrudan Türkiye tarafından, 6’sı da ortaklık şeklinde yürütülecek.
Barzani, Kürt Konferansı’nda açıktan tavır koyacak. PKK’nın silah bırakması konusunda bastıracak.
Mahmur Kampı’na çeki-düzen verilecek. Kampın, Barzani tarafından etkin biçimde denetlenebilmesi için birlikte adımlar atılacak.
Barzani ile yapılan görüşmelerde, bir başka önemli gelişme daha oldu. Görüldü ki, Türkiye’nin Irak Merkezi Hükümeti ile yakınlaşmasından Barzani de rahatsız değil. Tersine, Türkiye’nin bu yakınlaşmasının kendi önünü açacağını düşünüyor.
Durum bu! Diyarbakır’da ortaya çıkan gelişmeleri, bütün bunları alt alta koyarak değerlendirmek lazım!
- - -
Diyarbakır buluşması, dün bütün gazetelerde manşetti. Çeşitli yorumlar yapıldı, muhalifi de destekçisi de olaya geniş yer verdi. Yurtdışında büyük yankı yaptı.
Bir tek istisna hariç...
Cemaatin yayın organları ise, küçülttü ve görmemeye çalıştı. Onlar, adeta başka bir ülkede yaşıyor gibiydiler. Birkaç gündür sürdürdükleri “dershane de dershane” tavrını devam ettirdiler.
Bu önemli ayrıntıyı da not etmek istedim.

<p>Denizli'de  askeri kışla yakınında yangın çıkarmaya çalışan şüpheli yakalandı.</p><p>11'inci Koma

Kışla yanında kundakçı yakalandı

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor