• $8,2999
  • €10,0955
  • 490.073
  • 1444.87
20 Aralık 2013 Cuma

Devlet içinde cemaat

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Önce lafı hiç eğip bükmeden bir noktanın altını çizelim: Yolsuzluklar, yıllardır bu ülkenin en büyük yarası…
Birini tedavi ediyorsunuz, diğer taraftan açılıyor. Onun üzerine gidiyorsunuz, başka yerden patlak veriyor. Türkiye’nin bundan kurtulması lazım. Hem de ne pahasına olursa olsun; ucu nereye kadar dayanırsa dayansın.
Burada bir tereddüt yok. Başbakan da benzer ifadeler kullandı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da.
Sıkıntı başka yerde. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı yetkilileriyle konuştum. Ortada dikkat çekici bir garabet bulunduğunu söylediler:
“Birbirinden farklı konularda üç ayrı operasyon, aynı gün aynı saatte başlatılıyor. Başlarında aynı Cumhuriyet Savcısı var. Ayrıca, bilgi sahibi olması gereken hiçbir amirin de gelişmelerden haberi yok.”
Ardından eklediler:
“Bunların hiçbiri tesadüf olamaz.”
Üstelik, sanki Ankara’da polis yokmuş gibi İstanbul’dan bir ekip Başkent’e geliyor. Kapılar çalınıp insanlar evlerinden toplanıyor. Ankara’daki yetkililer de gelişmeleri basından öğreniyor.
Amirlerin haberi yok ama “ağabeylerin” haberi var!
O “ağabeylerin” talimatıyla belli basın organları devreye giriyor. Belgeler, fotoğraflar, kısacası soruşturmanın bütün ayrıntıları havada uçuşuyor.
Kimse kimseyi kandırmasın. Hiçbirimiz aptal değiliz. Baştan aşağıya organize bir işle karşı karşıyayız. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın deyimiyle, bu yapılanlar tam bir psikolojik harp.
***
Tablo ortada:
Devlet içinde adeta başka bir devlet var!
Devletin gücünü devlet değil, “ağabeyler” kullanıyor!
Hedefte ise, halkın oylarıyla seçilmiş insanlar bulunuyor!
Tıpkı Ergenekon gibi. Bugünkü yapı ile dünün Ergenekon’u arasında hiçbir fark yok.
Sadece amaçları farklı. Ama yaptıkları da uyguladıkları metotlar da hemen hemen aynı:
Devlet içinde devletten ayrı bir yapı kurup devleti idare etmek!
***
Yolsuzluklarla mücadele ediliyor gibi görünse de, asıl amaç farklı. Menfaatleri zedelenenler, önlerinin kesildiğini görenler, Hükümet’i halkın en hassas olduğu “yolsuzluk” silahıyla vurmaya çalışıyorlar.
Her türlü imkanı da alabildiğine kullanıyorlar. Kontrollerindeki yayın organlarıyla Hükümet’i ve Başbakan’ı itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.
Sonra da milletin karşısına geçip açıklamalar yapıyorlar:
“Bizim Hükümet’e savaş açma, operasyon yapma, tuzak kurma ve köşeye sıkıştırma gibi bir niyetimiz yok.”
Tam bir vur-kaç taktiği!
En acı olanı da bu olayın dış bağlantılarının bulunması. Onlar vururken dışarıdaki uzantıları ise zevkten dört köşe ellerini ovuşturuyorlar.
***
O kadar pervasızlar ki…
Gazetelerde yazılar yazıp tehditler savuruyorlar. Sosyal medyada gemi azıya almış gibi davranıyorlar. İki lafın arasında “gizli çekilmiş belgeler” ve “kasetlerden” söz ediyorlar.
Hatta daha da ileri gidip kendilerini “Türkiye’nin sahibi” gibi gördüklerini ortaya koyuyorlar.
Adına ister cemaat deyin, ister başka bir şey…
Devlet içindeki farklı bir yapılanma, Türkiye’yi yönetmeye, yönlendirmeye ve nizam vermeye çalışıyor. İşler istediği gibi gitmeyince de elindeki her türlü silahı kullanarak saldırıya geçiyor.
Bu, kabul edilebilir bir durum değil!
Türkiye, elbette yolsuzluklarla mücadele etmek zorunda. Tabii ki, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak zorundayız. Ancak, aynı mücadeleyi devlet içinde çöreklenmiş, adeta “devlet benim” diyen yapılara karşı da göstermek durumundayız.

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı