• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
11 Haziran 2015 Perşembe

CHP’ye 7 Haziran darbesi

Sandıktan çıkmış, seçimle gelmiş. Arkasında yüzde 52’lik halk desteği var. Yetkileri de Anayasa ile belirlenmiş.

Muhalefete göre bunun hiçbir önemi yok! Tamamı Erdoğan ve Beştepe ile ilgili hesaplar içinde! “Şöyle olsun, böyle olsun” türünden birtakım söylemler üretiyorlar. Seçim sonuçlarından Cumhurbaşkanlığı Makamı ile ilgili çıkarımlar yapmaya çalışıyorlar.
Yetmiyor, “kırmızı çizgiler” oluşturuyor, koalisyon pazarlıkları içine Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı da dâhil edeceklerini açıklıyorlar.
Peki nasıl olacak bu? Anayasa’yı değiştirip, Erdoğan’ın bütün yetkilerini elinden mi alacaklar?
Hayır değil, onu yapacak bir güce sahip olmadıkları gibi, böyle bir formülü dillendiren de yok…
Olsa olsa bir koalisyon oluştururken kafalarındaki “arzuları ve beklentileri” protokole yazacaklar. Ortaya koydukları söylemlere bakılırsa, hedefleri bu.
Demem o ki…
Anayasa ve yüzde 52’lik halk iradesi bir yanda dururken, yüzde 10 ve yüzde 20’lik yapılar bir “karşı irade” ortaya koyacaklar. Erdoğan da Anayasa’ya değil, bu protokole bakıp ona göre davranacak öyle mi?
Geçiniz…
Olacak iş değil. Olmayacağını bu söylemleri dile getiren CHP, MHP ve HDP ile onların dış destekçileri de biliyor. Bir başka ifadeyle bunların “tribünlere mesaj vermekten” öte hiçbir değeri de anlamı da yok.
* * *
Koalisyon şartı olarak Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan partilerin başında CHP geliyor.
CHP, buna karşı kapıyı da tamamen kapatmıyor…
Parti Sözcüsü Haluk Koç’un satır aralarında verdiği şu mesaj son derece önemli:
- Çözümsüzlüğün adresi CHP olmayacak.
Bu sözlere, dün CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın dile getirdiği koalisyon görüşmelerinde kırmızı çizgilerin söz konusu olamayacağı değerlendirmesini de eklemek gerekli.
Sadece bu kadar değil. Engin Altay, dün başka bir mesaj daha verdi:
-Koalisyon diyalogla oluşur. Türkiye’yi uzun vadeli koalisyonlar istikrara taşır.
Peki, AK Parti’nin içinde olmayacağı bir koalisyon uzun vadeli olur mu? Olamayacağına göre!..
Bütün bu açıklamaları alt alta koyduğunuzda, CHP’nin AK Parti ile bir koalisyona kapalı olmadığı anlamı çıkar. Tribünlere verilen mesajlara çok fazla takılmamak lazım.
* * *
Dikkat edin…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçim istemiyor. Bunu da kamuoyuna deklare etti.
Çünkü CHP de Kılıçdaroğlu da yeni bir seçimi kaldıracak durumda değil. Aslında 7 Haziran’da en büyük hezimeti CHP yaşadı. CHP’nin HDP gibi yaban bir mekândaki başarı üzerinden kutlama yapması bu sonucu değiştirmez.
Parti örgütleri kaynıyor…
Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinin dışındaki pek çok CHP’li şimdiden homurdanmaya başladı. Eski il başkanları seçimli kurultay çağrıları yaptı. Önümüzdeki hafta CHP’nin 70 eski il başkanı Ankara’da toplanıyor. CHP Aydın eski İl Başkanı Barkan Kalınomuz, “Elalemin burnu ile nezle olunmaz” dedi.
Onlara bir de “7 Haziran hezimettir” diyen Metin Feyzioğlu eklendi.
Öyle görünüyor ki, önümüzdeki günlerde CHP içindeki rahatsızlıklar daha da artacak. Zaman Kılıçdaroğlu’nun aleyhine işliyor. Kurtuluş için acil bir koalisyona ihtiyaç var!
Kılıçdaroğlu da biliyor ki, 1992’de yaptığı acil kurultay çağrısı, Deniz Baykal’ın hezimetiyle sonuçlanmıştı. Çünkü Erdal İnönü Başbakan Yardımcısıydı. Hükümet imkânları İnönü’yü kurtarmıştı.
Apaçık ortada…
Kılıçdaroğlu’nun hedefi, öncelikle muhalefet içinde bir koalisyon oluşturmak. Ancak, CHP, MHP ve HDP üçlüsü içinden bir koalisyon hükümeti çıkması zor. Durum bu olunca, içinde bulunduğu şartlar ve verdiği görüntü ile CHP, AK Parti ile koalisyon ihtimaline MHP’den daha yakın görünüyor.

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor