• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

CHP’nin sol ve Ecevit’le savaşı

Başkan Erdoğan düğmeye bastı. Ekonomi Bakanı Berat Albayrak alt yapıyı oluşturdu. Belediyeler de harekete geçti…

Kime karşı?

Haksız kazanç peşinde koşan ve halkın sofrasına el uzatan vurgunculara karşı!

Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlet. Yapılan da Anayasal bir görev. Bunun için kanuni düzenlemeler getirilmiş. Belediyelere yetki ve imtiyazlar verilmiş…

Dikkat edin, “imtiyazlar” diyorum. 5393 Sayılı Belediye Kanunu, “Belde sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunmak” hükmünü içeriyor. Bu yetki bir tek belediyelerde var.

Kanun, belediye başkanlarını ise, “Belde halkının huzur, esenlik, sağlık ve mutluluğu için gereken önlemleri almakla” görevlendirmiş.

Yasal düzenlemeler, herhangi bir tereddüde yer vermeyecek kadar açık.

Ortada bir mecburiyet var. Bir sıkıntı doğduğunda belediyeler devreye girmek zorundalar. “Bana ne” diyemezler, burun kıvıramazlar, köşeye çekilip oturamazlar.

Demek ki…

Bazı belediyelerin piyasayı regüle etmek için yaptığı sebze ve meyve satışları Anayasal ve yasal bir zorunluluktur. Ayrıca, tanzim satışlardaki fiyatlarla market etiketleri arasındaki uçurumlar da halkın nasıl insafsız bir saldırıyla karşılaştığının en net göstergesidir.

***

Bizim devlet yönetimimizde yıllarca “İhmali mesuliyet yoktur, icrai mesuliyet vardır” anlayışı hâkim oldu. Bu anlayış ise hantal ve vurdumduymaz bir yapı ortaya çıkardı.

Halen o anlayışın sıkıntılarını yaşıyoruz biz…

Baksanıza, bugün en çok bağırıp uygulamayı eleştirenler, kendilerine kanunla verilen görevi yapmayanlar!

CHP’li belediyeler kıllarını kıpırdatmıyorlar. Yetmiyor, üstüne bir de görevlerini yapanlara saldırıyorlar.

Hem bir görev ihmali, hem de ideolojik bir sıkıntı ile karşı karşıyayız aslında. CHP’nin 6 okundan biri halkçılık! Ama hiçbiri halkla birlikte değil. Adeta stokçu ve vurguncuyu savunur hale düşmüş durumdalar.

Üstelik, kendi geçmişleriyle de savaş halindeler. Ecevit’in CHP’si, 1977’de yüzde 41 oyla iktidara geldiğinde, ilk iş olarak Tanzim Satış Mağazalarını yaygınlaştırmıştı. İzmir ve İstanbul, bu işin öncülüğünü yapmıştı. İstanbul’daki TANSAŞ sayısı 40’a kadar çıkmıştı.

Şaka gibi, ama Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, Ak Partili belediyelerin bugün yaptığı uygulamayı eleştirirken, kendi geçmişini ve Ecevit’i yerden yere vurduğunun bile farkında değil!

Bugünkü CHP’de ne solculuğun “s”si, ne Ecevit’in “e”si kalmış!

***

Ak Partili belediyeler, bugün olması gerekeni yapıyorlar. Halkın esenliği için yasaların kendilerine verdiği yetkiyi kullanıyorlar.

Peki, İzmir, Tekirdağ, Hatay, Muğla, Aydın ve Eskişehir başta olmak üzere CHP’li belediyeler niye oturuyorlar? Onlar niçin görevlerini yapıp harekete geçmiyorlar? Neden beldelerinde yaşayan insanları vurgunculara ezdiriyorlar?

Bugün cevabı aranması gereken soru budur.

Bizim milletçe sıkıntımız, “İhmali mesuliyet yoktur, icrai mesuliyet vardır” anlayışıyla hareket eden, meselelere halkçı değil rantçı bakan bu zihniyettir aslında.

Üstelik tam bir “yavuz hırsız” tavrı içindeler!

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte TEKNOFEST İstanbul Havacılık, U

Akıncı´ya Cumhurbaşkanı Erdoğan İmzası

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Apartmanın altında Osmanlı tüneli bulundu

Dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor! 'Bu sistem dünyada sadece bizde var'