• $12,7765
  • €14,4665
  • 733.309
  • 1808.79
6 Eylül 2013 Cuma

Cephe savaşı başladı

Kimse farkında değil ama bu Türkiye’nin savaşı. Biz de uzun süredir savaşıyoruz. Suriye cephesinde savaş çoktan başladı. 
Deniliyor ki: 
-Türkiye, ABD’nin kuyruğuna takıldı, gidiyor… 
Acaba öyle mi? Biz mi ABD’nin kuyruğuna takıldık? Yoksa Amerika mı bizim istediğimiz noktaya geldi? 

Önce gelişmeleri ve olayları peş peşe sıralayalım, sonra hep birlikte karar verelim: 
1) Bizim Suriye ile 900 kilometre sınırımız var. Amerika, dünyanın öbür ucunda. 
2) Esad Rejimi’nden kaçıp Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 500 bini aştı. Süreç böyle devam ederse, BM raporlarına göre sayı 1 milyonu bulacak. 
3) Türkiye bugüne kadar mülteciler için 2 milyar (eski parayla 2 katrilyon) lira harcadı. Böyle giderse fatura daha da kabaracak. 
4) Esad’ın kullandığı kimyasal silah bizi de tehdit ediyor. 
5) İnsanlarımız öldü ve ölüyor. Ceylanpınar’a her gün roket ve mermi düşüyor. Esad, Türkiye’ye bombalı araçlar gönderiyor. 
6) Suriye uçağımızı düşürdü. 
7) En önemlisi de bizim Suriye içinde toprağımız var. Ceber Kalesi Süleyman Şah Türbesi’nde Türk Bayrağı dalgalanıyor. Orada Türk askerleri bulunuyor. 
Var mı Amerika’nın böyle bir derdi? 
Olmadığına göre, demek ki Suriye’ye yapılacak bir askeri operasyon, ABD’den çok bizi ve bizim menfaatlerimizi ilgilendiriyor! 

***
Bütün bu gerçeklere rağmen, Türkiye içinde bir propagandadır sürüyor: 
-Suriye’den bize ne? Biz ne karışıyoruz komşumuzdaki gelişmelere? 
Yapılan yorumlar, insana “pes” dedirtecek cinsten. Esad rejimi, Türkiye’de bir “dezenformasyon” ve “psikolojik savaş” faaliyeti yürütse, ancak bu kadar olur! 
Yetmiyor, sürekli olarak “Yalnız kaldık, iktidar uyguladığı politikayla Türkiye’ye yalnızlaştırdı” türünden feryatlar yükseliyor. 
Oysa bu da doğru değil. Başta Amerika olmak üzere Avrupa, NATO ve Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin tamamına yakını Türkiye’nin yanında. BM’nin 195 üyesi var. Bunların en az 150’si Türkiye ile birlikte. Geri kalanların tamamı da Suriye’ye yapılacak bir operasyona karşı değil. Bölgeye uzak oldukları için Suriye ilgi alanlarının dışında. Buna karşılık dünyanın bir ucunda bulunan Avustralya bile operasyonun arkasında. 
Net karşı olan bir tek İran var. 
Rusya, kıvırıyor, “ben operasyona karşı çıkmam” diyor. Çin de Rusya’nın dümen suyunda hareket ediyor. Onlar bile Türkiye’deki belli çevreler gibi açıktan Suriye’yi savunamıyor. 
Böyle yalnızlığa can kurban! 

***
Bir de “Türkiye’nin koalisyonun içinde bulunması çılgınlık olur” diyenler var… 
ABD, dünyanın bir ucundan gelip müdahalede bulunacak, biz de bunca olan bitene rağmen oturup bekleyeceğiz. Öyle mi? 
Farkında değiller herhalde. Asıl büyük yanlış o olur. 
Üstelik ortada “çılgınlıktan” söz edecek bir durum da yok. Suriye’nin eti de budu da belli. Bakmayın peş peşe sıralanan o silah listelerine. Suriye’nin savunma sisteminin, müdahalenin başlangıcında atılacak bir elektromanyetik bombalık canı var. O füzelerin hiçbirini kullanamaz. 
Hadi kullandı diyelim. O füzeler Türkiye ve çevresinde oluşturulan savunma sistemini geçip hedefini bulamaz. 
Kısacası, ortada büyütüldüğü gibi bir tehlike yok. 

***
Türkiye’nin “ulusal çıkarları” Esad’ın gitmesini gerektiriyor. 
Üstüne üstlük, bütün dünyanın üzerinde ittifak ettiği gibi bugün Suriye’de bir “insanlık suçu” işleniyor. Bu suçun önlenmesi ve suçlunun cezalandırılması gerekiyor. 
Mesele bu kadar basit! Onun dışında söylenenlerin tamamı dayanaksız, desteksiz ve külliyen boş laftan ibaret!     

 

<p> </p>

Sergen Yalçın'ın istifasına ret kararı

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor