• $8,5492
  • €10,0853
  • 495.469
  • 1351.59
16 Haziran 2021 Çarşamba

Cehalet mi, ihanet mi?

NATO Zirvesi sona erdi. Kim ne derse desin, kim ne şekilde çarpıtmaya çalışırsa çalışsın, zirvenin yıldızı Türkiye'ydi. 20-30 yıl önce görüşmek için günler ve aylarca randevu beklediğimiz dünya devleri, Erdoğan'la görüşmek için sıraya girdi...

Elbette rahatsız olanlar var bu görüntülerden. Bu tabloyu kirletmek, gerçekleri ters-yüz etmek için kolları sıvadılar. Önce, Reuters tarafından çirkin bir fotoğraf servis edildi. Cumhuriyet ve Oda TV gibi malum mecralar üzerine atladı. Bir bütünün içinden çekip çıkardıkları saniyelik görüntü üzerinden gerçekleri alt-üst etmek için çırpındılar. Doğal olarak da ciddi tepki aldılar.

Ama yılmadılar, havlu atmadılar, teslim olmadılar...

Cumhuriyet, dün "Muhalefet ABD bekçiliğine tepkili. Türkiye'ye yeni rol" başlığı ile piyasaya çıktı.

Neymiş? Türkiye, ABD bekçiliği için Afganistan'da imiş! Şimdi de böyle bir algı oluşturmaya çalışıyorlar.

Oysa Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyeti bu! Atatürkçü geçinenler, bugün O'nun vasiyetine karşı çıkıyorlar. Gösterdiği hedefleri paspas gibi ayakaltına alıp çiğniyorlar. Cehalet ise yazık; eğer sırf kirletmek, saptırmak için ülke menfaatleri ayaklar altına alınıyorsa tam bir felaket.

Mustafa Kemal'in, Cemal Paşa'ya yazdığı mektupları okumamışlar belli. O yüzden, sahte Atatürkçülere kısa bir Atatürk dersi vermek lazım. Mustafa Kemal, o mektuplarda Afganistan'da özlük hakları bakımından Anadolu'ya bağlı bir Türk Birliği bulundurmanın zaruretinden bahsediyor. Hatta daha da ileri gidip, bizimle dost olan Afgan Şahı'nın iktidarı tehlikeye girdiğinde, yönetime el koymasını istiyor. Şu tarihi ifadeleri kullanıyor:

"Anadolu'nun İngilizlere karşı savunulması Afganistan'dan başlar."

Neymiş? Afganistan'daki askeri varlığımız "ABD Bekçiliği" değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin menfaatiymiş! Ben söylemiyorum bunu; işlerine geldiği zaman arkasına sığındıkları Mustafa Kemal Atatürk diyor.

Maalesef, sırf Erdoğan'a muhalefet etmek için Atatürk'ten de ülke menfaatlerinden de vazgeçebiliyorlar. Hiçbir değerleri ve kutsalları yok bunların!

Bir de Ermeni Meselesi var...

Erdoğan, Biden'in 1915 olayları için "soykırım" demesini gündeme getirmemiş. Gerekli tepkiyi göstermemiş. Vesaire, vesaire...

Ayıptır, hem de çok ayıp!

Erdoğan, bir değil, iki değil, onlarca defa gerekli tepkiyi ortaya koydu. Son derece sert ifadelerle cevabını verdi.

Görüşme sonrası da "Hamdolsun gündeme gelmedi" demiş. ABD Başkanı'nın "geri adım attığını" ortaya koymak istemiş. Ama bunu bile çarpıtıp, bir "zafiyet" olarak göstermeye çalışıyorlar.

Kimler bunlar? Daha düne kadar Ermeni yalan ve iftiralarına destek veren, zaman zaman da "Hepimiz Ermeniyiz" sloganları atıp ortalıkta dolaşanlar.

Bir zirvenin değerlendirmesini yapmıyorlar, kin kusuyorlar aslında. Türkiye lehine ortaya çıkan güzel bir fotoğrafı kirletmek için çırpınıyorlar.

Muhalefet ya da gazetecilik değil yapılanlar. Son derece çirkin bir saldırı. Olguları algı operasyonları ile boğmaya çalışıyorlar. Allah'tan fotoğraf karesi o kadar net ki. Kirletmek, saptırmak mümkün değil. Millet görüyor olan biteni.

<p>'Bir takım kuruluşlar Türkiye'deki medya kuruluşlarını  fonluyorsa bunun bir bedeli var. Bu kurul

Emin Pazarcı: Dijital vatan tehdit altında

2020 Tokyo Olimpiyatları görkemli törenle açıldı

Bayraktar TB3, TCG Anadolu'da birlikte görev yapacak

Metabolizmayı hızlandıran besinler nelerdir?