• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Çatı değil Kemal Bey çöktü

Sandıkta hiçbir şansı yok. “Çatı adayı” projesi çöktükten sonra gerçek konumuna oturdu ve etkisiz bir figür haline geldi. SP, buna rağmen Cumhurbaşkanı adayını açıkladı. Genel Başkan Temel Karamollaoğlu mücadeleye soyundu.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek bile “Biz de varız” dedi. Hatta iddialı bir şekilde Beştepe’ye talip oldu. Böylece Kemal Kılıçdaroğlu hariç bütün siyasi partilerin genel başkanları yarışa girdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi saymıyorum. Çünkü MHP gerekçelerini çok önceden ortaya koyup, “Bizim adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını yaptı.

Kemal Kılıçdaroğlu ise, “Erdoğan’ı indireceğim” diyor. Son derece iddialı sözler sarf ediyor. Ama kendisi ortada yok. Riske girip “Yarışta ben de varım” diyemiyor. Uzaktan kumandayla bu işi yapacağını iddia ediyor. Evet, uzaktan kumandayla!

Öyle bir cumhurbaşkanı tarif ediyor ki, etliye sütlüye karışmayacak. Bir köşeye çekilip oturacak. Hatta, Türkiye’nin meseleleriyle ilgili tartışmalara bile girmeyecek. Çünkü Kemal Bey, “O’nun yerine ben koşacağım, ben kavga edeceğim” diyor.

Bir başka ifadeyle…

Davul cumhurbaşkanının boynunda olacak, tokmak da Kılıçdaroğlu’nun elinde. Yani, Kemal Bey ses çıkarmayacak bir kukla arıyor.

Olacak iş mi bu?..

Olmaz elbette. Bir cumhurbaşkanı düşünün! Halktan yüzde 50’nin üzerinde oy alacak. Sonra da gidip ipleri aday bile olmaktan çekinen Kılıçdaroğlu’na verecek. “Gel sen beni dilediğin gibi idare et” diyecek!

Olmaz, olamaz, olması mümkün değil. Halktan yüzde 50’nin üzerinde destek alan bir isim dinler mi hiç Kemal Kılıçdaroğlu’nu? Dinlemez, takmaz, hiç ciddiye almaz. Kemal Bey de elbette bunu biliyor. Ancak, göstereceği adayın seçilme ihtimali olmadığı için böylesine rahat ve iddialı konuşabiliyor.

***

Anayasa değişeli çok oldu. Türkiye, partili cumhurbaşkanı sistemine geçti. Sembolik cumhurbaşkanlığı makamı yok artık.

Kılıçdaroğlu, buna rağmen “tarafsız cumhurbaşkanı” söylemini sürdürüyor. Gerçekten şaka gibi sözler bunlar! Kemal Bey’in ağzından çıkanları kulağı duymuyor olsa gerek! Yeni sistemle cumhurbaşkanı tarafsız olursa Türkiye idare edilemez. Etliye sütlüye karışmayan bir cumhurbaşkanı kelimenin tam anlamı ile kaos demektir!

Kılıçdaroğlu farkında değil herhalde. Cumhurbaşkanı icranın başı olacak artık. Bakanları belirleyecek, bürokrasiyi yönlendirecek, Türkiye’nin bütçesini yapacak. Parlamento ise, sadece yasama faaliyetlerini yürütecek. Bu ülke, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden değil, Beştepe’den yönetilecek.

CHP’nin Genel Başkanı buna rağmen konuşuyor… İşin garibi kimse de çıkıp, “Ne diyorsun, kendine gel. Sen bu milletle dalga mı geçiyorsun?” diye sormuyor.

Aslında mesele ne biliyor musunuz? Kılıçdaroğlu, seçim kantarında kaç kilo çekeceğini iyi biliyor. O yüzden iddialarını ortaya koyup halkın karşısına çıkamıyor. Durum bu olunca da böyle garip, anlamsız ve gerçeklerle taban tabana zıt söylemler üretiyor. Sadece kendini kurtarmaya, rahatlatmaya çalışıyor.

***

Bir başka garabet daha var… Kemal Bey, sürekli olarak “ben” diye söze giriyor. Türkiye’yi Parlamenter Sisteme geri döndüreceğini iddia ediyor.

Nasıl olacak bu?

Kendisi aday olsa, Cumhurbaşkanı seçilse ve Beştepe’ye gidip otursa bile olacak iş değil! Uzaktan kumandalı adayı seçtirmekle de olmaz. Bu ülkede bir anayasa var, hukuk kuralları işliyor ve herkes uymak zorunda. Söylediklerini gerçekleştirebilmesi için anayasa değişikliğine gitmesi gerekli. Bunun şartları da belli:

Önce Meclis’te anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşacaksın. Ulaşamazsan kendine ortaklar, yol arkadaşları bulacaksın. Anayasa değişikliği teklifini getirip, Parlamento’da oylatacaksın. Çoğunluğu sağlarsan ne âlâ. Hatta, belki referanduma gitmek zorunda kalacaksın. Sözle, “yapacağım, edeceğim” demekle olmaz bu.

Ama Kemal Bey, konuşmaya devam ediyor…

Çünkü, “çatı adayı” formülü çöktü. Abdullah Gül’ü piyasaya sürme çabaları başarılı olsaydı, Kılıçdaroğlu da rahatlayacaktı, kurtulacaktı. Bu formül çökünce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da fena çöktü. İşte o yüzden de böyle garip garip konuşuyor. Kemal Bey’in koltuğu, Türkiye’nin gerçekleri ve halkın meselelerinin önüne geçmiş durumda!

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte TEKNOFEST İstanbul Havacılık, U

Akıncı´ya Cumhurbaşkanı Erdoğan İmzası

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Apartmanın altında Osmanlı tüneli bulundu

Dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor! 'Bu sistem dünyada sadece bizde var'