• $9,2981
  • €10,8444
  • 530.313
  • 1429.85
25 Mayıs 2017 Perşembe

Çatı adayı çatıyı çökertirse…

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir defa daha sordu:

-Cumhurbaşkanlığı yarışına gireceksen açıkla.

Ardından teklifini yeniledi:

-Girmeyeceksen buradan birini seçelim. Görevi o arkadaş alsın, hepimiz el ele verelim.

Şimdi, Baykal’ın kendisine yol açmaya çalıştığı söylenebilir. “Arkadaş derken kendisini tarif ediyor” yorumları yapılabilir. Bunlar ayrı bir tartışma konusu. Ancak, söyledikleri de çizdiği yol da doğru.

Sistem değişti artık. 2019’dan itibaren Başbakanlık kalkacak. Bütün yetkileri Cumhurbaşkanlığı Makamı’na geçecek. Siyasi partiler de doğal olarak gözlerini Beştepe’ye dikecek, dikmek zorunda kalacak. Tabii, gerçekten ülke yönetimine taliplerse!

Ülke yönetimine talip olmayan bir siyasi parti düşünülmeyeceğine göre…

Siyasi partilerin tamamı, Cumhurbaşkanlığı Makamı’na talip olmak zorundalar. Buna mecburlar, hatta mahkûmlar. Aksi takdirde Kanarya Sevenler Derneği’nden hiçbir farkları kalmaz. Ayakta duramazlar, dağılıp yok olurlar.

İşte Deniz Baykal da bu gerçeğin altını çiziyor. Yaptığı, yeni sisteme ve Türkiye’nin gerçeklerine uygun bir çağrı.

***

Kemal Kılıçdaroğlu ise, “evet” diyemiyor. Susuyor, “daha erken” diyor, zaman kazanmaya çalışıyor.

Belli ki…

Güvenemiyor kendine. Ürküyor, çünkü Beştepe yolunda milletvekilliğinden olmak da var. Milletvekilliği ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılacağı için ikisinden birini seçmek zorunda kalacak. Cumhurbaşkanı seçilemezse, “Vatandaş Kemal” olacak. CHP Genel Başkanlığı da riske girecek.

İşte yeni sistem, Kılıçdaroğlu’nu böylesine sıkıntıya sokmuş durumda! 16 Nisan’daki halk oylaması öncesinde “istemezük” deyip, kendisini alabildiğine parçalamasının sebebi şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.

Çıta öylesine yükseldi ki…

Artık yüzde 20, yüzde 30 oy alıp, koalisyonlarla iktidar hayalleri kurma dönemi bitti. 2019’dan itibaren ülkeyi yönetebilmek için yüzde 50 artı 1’e ihtiyaç var. O seviyeye kadar çıkmak gerekli.

O seviye ise, Kılıçdaroğlu’nun boyunu çok aşıyor. O yüzden de Baykal’ın çağrısına cevap veremiyor, ne yapacağını kara kara düşünüyor!

***

Bu noktada denilebilir ki:

-Bulurlar bir aday, blok siyaseti uygular ve o adayın etrafında birleşirler. Seçime öyle giderler.

Olabilir, ama o durumda gerçek anlamda iktidar olamazlar. Ülke yönetimine damga vurup, halka verdikleri taahhütleri yerine getiremezler. Onun adı “iktidar” değil, “koalisyon” olur. Yamalı bohçaya benzer!

Ayrıca, o “Çatı Adayı”nın çatıyı yıkıp, devirmeyeceğinin garantisi de yok. Kendisini destekleyip, Cumhurbaşkanlığı Makamı’na taşıyanlara “bitti, işbirliğimiz buraya kadar” derse ne olacak?

Üstelik, biz bunu daha önce yaşadık ve gördük…

Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, Cumhurbaşkanlığı Makamı’nı rüyasında bile göremezdi. 57. Hükümet döneminde Başbakan Bülent Ecevit, götürüp kendisine altın tepsiyle sundu. Koalisyon ortaklarını razı etti, Sezer’i Çankaya Köşkü’ne taşıdı.

Sonrasında yaşadıklarımız ortada:

Sezer, ilk darbeyi kendisini o makama taşıyan Ecevit’e vurdu. Yüzüne Anayasa Kitapçığı fırlattı. Hiç unutmuyorum, Sezer kendisine oylarıyla destek veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi de çileden çıkarttı. Devlet Bey, kısa bir süre sonra bizzat şahsıma açıklama yapıp, rektör atamaları sırasında “tarafsız davranmadığı için” Ahmet Necdet Sezer’i ağır sözlerle eleştirdi.

Sözün kısası…

Sezer de bir “çatı adayı” idi. Ancak, çatıyı yıkıp viran eyledi!

***

Halk arasında güzel bir söz var: Tırnağın varsa başını kaşıyacaksın. Ayrıca, “taşıma suyla değirmen dönmez” de denir.

Artık yeni sistemde siyasi parti genel başkanlarının veya etkili kurmaylarının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaları kaçınılmaz bir gerekliliktir. Deniz Baykal bunu anlatmaya çalışıyor, Kılıçdaroğlu da bu gerçekte yüzleşmekten korkuyor.

Taşlar şimdiden yerinden oynamaya başladı!

<p><i>'Allah bir nefes gibi yakın</i></p><p><i>Gökyüzü bir nefes kadar uzakta.</i></p><p><i>Gidecekt

Bayraktar olmak, bayrağa adanmak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu