• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
11 Temmuz 2024 Perşembe

Bu mudur?

Ne oldu? Hiçbir işe yaramadı. CHP'liler bile ciddiye almadı. Her yerden aynı haberler geldi, neredeyse kimse bu çağrıya uymadı.

Bekliyorlardı ki Türkiye ayağa kalkacak. Saatler 21:00'i gösterdiğinde, herkes elektrik düğmesine koşacak. Işıklar yanıp sönecek, tencere ve tavalar çalınacak. İktidar da bu görüntünün altında ezilecek.

Ama olmadı.

Çünkü çok ucuz, basit, hiçbir zekâ parıltısı göstermeyen bir istismar planlamasıydı. Üstelik yeni değildi. Daha önce de defalarca denendi. Vatandaş da bu yüzden "Tencere tava, hep aynı hava" tepkisini gösterip itibar etmedi.

Yıllar, yıllar önce Susurluk Olayları sırasında denendi bu. Yine saat verildi. Belli gruplar ışıkları yakıp söndürdü. O günlerde katılım da yüksek denilecek orandaydı. Sadece bununla kalınmayıp, sokaklara çıkıp sloganlar atanlar oldu. Belli bölgelerde yasa dışı silahlı örgütler, olayı köpürtmeye çalıştı. Bütün Türkiye bir kaos ortamına çekilmeye çalışıldı.

Ama sonuç fiyasko oldu.

Ardından 28 Şubatçılar devreye girdi. Seçilmiş iktidara karşı sırtlarını askere dayayanlar, aynı eylemi sergiledi. Dönemin Genelkurmay Karargâhı, büyük ve etkili sivil toplum örgütleri ile belli başlı medya organları da destekledi. Adına ise "Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık hareketi" denildi. Seçilmiş iktidara karşı silahlı güçlerin sözcülüğüne soyundular. O hareket de demokrasiye vurulan bir darbe ile son buldu.

Ama mutu oldular!

Çünkü genlerinde var bu zihniyetin. 1960'da da "555-K" sloganı ile Ankara'nın Kızılay Meydanında buluşmuşlardı. "5. ayın 5'inde Kızılay'da buluşalım" anlamına geliyordu. Buluştular, ardından da Başbakan Menderes ve iki bakanının asılmasına yol açan 27 Mayıs Darbesi geldi.

***

Biraz da Gezi Olaylarına değinelim...

Aynı mantık ve aynı kafa başlattı o olayları. Yine ışıklar yanıp söndü. Yetmedi, tencereler, tavalar çalındı. Evlerin balkonlarından sloganlar atıldı.

Bu kadarla kalsa iyi diyeceğim. Olaylar, tam bir barbarlık ve vandallığa dönüştü. Yasa dışı örgütler devreye girdi. Ateşli silahlar kullanıldı. İstanbul'da Başbakanlık Ofisi basılmak istendi. FETÖ'nün de verdiği destekle sokaklar yangın yerine döndürüldü. Devlet malları yağmalandı, milletin malları ateşe verildi. Caddelerde, sokaklarda lastikler yakıldı, barikatlar kuruldu.

Milletin büyük bölümü, evlerine gidemez, sokaklara çıkamaz hale geldi. Kan döküldü, kan!

Bu arada, Hükümet'e talimat vermek isteyenler çıktı. Basında talep listeleri yayınlandı. İstanbul Havalimanı dahil, büyük yatırımların askıya alınması istendi. Halkın refahı darbelenmeye çalışıldı.

Türk Ekonomisi, o olaylarla büyük zarar gördü. Bu milletin sırtına milyarlarca liralık bir ekonomik yük bindirildi. Doların ateşi yükseldi, freni bozuldu.

Özgür Özel ve CHP kurmayları bilmiyor mu bunları? Yaşamadılar mı o günleri?

Tabi ki biliyorlar!

Bilmelerine rağmen niye böyle bir yola girdiler? Yoksa bu ülkeye yine aynı tabloları mı yaşatmak istiyorlar?

Ama millet biliyor. Yaşadı ve acısını da bizzat çekti. Türkiye de insanlar değişti artık. O yüzden bu çağrıya itibar edilmedi.

Muhalefetin artık bu gerçeği görmesi gerekiyor!

<p>Olay Yeni Mahalle'de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar kaldırımda yılanı fark etti. Bun

Elazığ'da kaldırımda yılan paniği

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü