• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
9 Ekim 2014 Perşembe

Bu kavga bize yaradı

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in icraatları malum. İdeolojik anlamda olmasa da adeta eski Sovyetler Birliği’ni canlandırmaya çalışıyor. En son örneği de Ukrayna’da yaptıkları.

“Burası benim arka bahçem” dediği yerlere askeri müdahaleler düzenliyor; Avrasya Birliği’ni kurmaya çalışıyor…
Tabii, bunun yankıları da oluyor.
AB, Ukrayna’da yaşanan olayların ardından Rusya’daki şirketlere “bankacılık ambargosu” uygulamaya başladı. Putin de “kısasa kısas” deyip, hemen karşı atağa geçti.
Avrupa’ya “Siz bilirsiniz” mesajı gönderdi. “Canınız nasıl istiyorsa öyle yapın” demeye çalıştı:
-Ben de sizden gıda alımını durdururum.
Alternatifi zaten hazır. Rusya’nın burnunun dibinde Türkiye var. Putin, hemen yüzünü Türkiye’ye döndü.
Rusya Gıda Bakanlığı’nın yetkilileri, geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye geldiler. Bizim yetkililerimizle bir dizi görüşmeler yaptılar. Rusya’nın gıda açığını Türkiye’den karşılamak için uzlaştılar.
Alınacak miktar öyle az buz da değil. Rusya, bizden yıllık 3 milyar dolar civarında gıda alımı yapacak. Bu, bizim için önemli bir miktar. İçinde kırmızı ve beyaz etten, sebze ve meyveye kadar her şey var.
Durum bu olunca, Avrupalı üreticiler ayağa kalktı. İspanya, Fransa ve Yunanistan gibi ülkelerde sıkıntılar baş gösterdi. Avrupalı çiftçiler, AB’nin aldığı karar karşısında tepki gösterdiler:
-Nereden çıktı bu bankacılık ambargosu?
* * *
Avrupa sıkışınca bize döndü:
-Rusya’ya neden gıda satıyorsun?
Garip ama aynen bunlar yaşandı. Putin böyle bir manevra yapmayıp, Avrupa’dan gıda alımına devam etse, kimse sesini çıkarmayacaktı. Ama yüzünü Türkiye’ye dönünce, tepkiler de beraberinde geldi.
Yıllardır alıştığımız ve artık pek de yadırgamadığımız Avrupa’nın “nalıncı keseri politikası” bir defa daha yüzünü gösterdi!
Bizimkiler ne yaptılar, nasıl bir cevap verdiler, bilemiyorum. Ama herhalde kibarca “hadi oradan” dediler:
-Senden alsaydı satmayacak mıydın?
* * *
Bir de önemli başka bir gelişme var ki, her iki olayı birlikte değerlendirmek lazım…
Uzunca bir süredir Amerika ile AB arasında görüşmeler yapılıyor. Serbest Ticaret Anlaşması için diyalog yürütülüyor.
Amaç, gümrükleri ortadan kaldırmak…
Avrupalı şirketler ABD’ye, Amerika da AB’ye gümrüksüz mal satacak. Ama Avrupalı sayılmadığımız için bu işin içinde biz yokuz. Amerika’nın sıcak bakmasına ve anlaşma kapsamına bizi de dâhil etmek istemesine rağmen, AB ayak diriyor.
Üstelik biz hem Gümrük Birliği’ne üyeyiz, hem de AB için müzakere yürüten bir ülkeyiz. Buna rağmen, işin içine menfaat girdi mi, dış kapının bile uzağında tutuluyoruz. Adeta “mal alma, mal da satma” gibi bir mantıkla karşı karşıyayız.
* * *
Sıkıntı ve engel o kadar çok ki…
Avrupa ile ilişkilerde onların malları serbest dolaşıyor. Bizim mallarımızın karşısında ise, duvarlar var. Bir de vize uygulaması devreye girince, “malımız girse adamımız, adamımız girse malımız giremiyor” gibi acı gerçekle karşı karşıya kalıyoruz.
Bunca engele, takılan çelmelere ve krizlere rağmen iyiyiz biz. Onlar yerinde sayıyor, biz ise büyüyoruz. Hani, “Kurban olayım tipiye, esti getirdi kapıya” derler ya… Onlar ne yaparsa yapsın, mutlaka önümüzde bir fırsat kapısı açılıyor.
Diyorum ki, bir de Türkiye’ye karşı böyle davranmasalar… En azından sürekli olarak yaptıkları engellemelerden vazgeçseler…
Kim tutar bizi?

<p>Türkiye'nin birçok bölgesinde çıkan orman yangınlarını göz önüne alarak İstanbul'da ormanlık alan

Orman yangınlarına karşı denetim

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi