• $8,8433
  • €10,3689
  • 496.638
  • 1384.68
19 Ağustos 2021 Perşembe

Bu kadar da olmaz ki!

Siyaset filan değil bu, ahlaki bir problem. Önce, kafalarını ellerinin arasına alarak, neyi nasıl kirleteceklerini düşünüyorlar. Sonra da "Tamam, işte buldum" diyerek, kameraların karşısına geçiyorlar...

Genellikle de acı ve sıkıntıları siyasi ranta çevirmeye çalışıyorlar. Uydurmanın, yalanan, iftiranın, mesnetsiz suçlamaların bini bir para!

Neymiş, Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden gizli bir "göçmen anlaşması" yapmış. Afganistan'dan kaçanlar, gruplar halinde Türkiye'ye gelecekmiş. Yeni ve büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya kalacakmışız. Vesaire, vesaire...

Olabilir mi bu? Türkiye'nin gerçeklerine uyuyor mu? Mümkün ve mantıklı mı?

Değil elbette. Asgari zeka seviyesine sahip bir insanın, gülüp geçeceği bir söylem. Boş-beleş, hatta komik bir iddia!

Buna rağmen konuşuluyor. Çünkü, amaç atılan ya da atılması muhtemel adımları engellemek değil. Sadece ve sadece toplumun sinir uçlarına dokunmak ve bunun üzerinden siyasi rant elde etmek.

Sanırsınız, Türkiye'nin başında mazoşist bir idare var. Sıkıntı çekmekten, canının yanmasından, halk nezdinde itibar kaybetmekten zevk alıyor. O yüzden de zaten var olan milyonlarca mülteci, göçmen ve sığınmacıya yenilerini eklemek için çırpınıyor. Kendi başına çoraplar örüyor.

Bakın Kılıçdaroğlu ne diyor:

-Erdoğan'ın, Biden ile görüşmesinde Afganlıların gelmesi kabul edildi. 1 milyon Afgan, Türkiye'ye gelecek. ABD'liler aralarından seçip alacaklar, diğerleri burada kalacak. Köleliği para ile mi yapacaksın? Bu yanlış politika, bedeli çok ağırdır.

İyi güzel de, nereden çıktı bu? Kim bunları Kemal Bey'e söyledi? Kaynağı ne? Fal mı açtı, yoksa medyumlardan ya da cinci hocalardan bilgi mi aldı?

Bu soruların hiçbirinin cevabı yok. Zaten söyledikleri de ayakları yere basmayan gayri ciddi birtakım ifadeler.

Türkiye, düzensiz göç dalgalarını önlemek için milyarlar harcıyor. Sınıra takviye birlikler gönderiliyor. Bir seferberlik hali var. Koca koca duvarlar örülüyor. Bütün bunlara rağmen, Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere muhalefet böyle garip iddialar ileri sürüyor.

Üstelik bu iddialar hem Türkiye, hem de ABD tarafından yalanlanıyor. Hiçbir mesnedinin bulunmadığı söyleniyor. Ama dinleyen kim? Kirletme, çarpıtma, geniş kitleleri yalanlar üzerinden etkileme çabaları artarak devam ediyor...

Çok ucuz ve kirli bir siyaset bu...

Muhalefet, kamuoyu araştırmaları yapıyor. Halkın beklentilerini, tepkilerini ve sinir uçlarını belirliyor. Bunun üzerinden saldırıya geçiyor.

"Saldırı" diyorum. Çünkü, sorunların çözümüne ilişkin politikalar üretmiyor. O sorunun daha da ağırlaşacağına dair korkular oluşturuyor. Var olan yaraları kaşıyor. Doğru olmayan birtakım söylentiler üretiyor. Bunların üzerinden iktidara yüklenip, tepkileri yoğunlaştırıp, kaos senaryoları üretiyor. Bir yandan kutuplaşmayı körüklemek için çırpınırken, diğer taraftan "ülkeyi böldünüz, kutuplaştırdınız" söylemiyle kendini kamufle etmek istiyor.

Gerçekler ortaya çıktığında ise hemen bir yenisi üretilip, yeni bir saldırı başlatılıyor.

Çirkin bir siyaset anlayışı bu! Maalesef her geçen gün daha fazla yaygınlaşıyor.

<p class='MsoNormal'>Okulların yüz yüze eğitime  geçmesiyle öğrenciler özledikleri etkinlik alanları

TeknoFest 2021 gençlerden yoğun ilgi gördü

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün