• $7,3076
  • €8,7771
  • 403.228
  • 1535.76
03 Aralık 2014 Çarşamba

Bu da yeni darbe mi?

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Konu, 1995 Yılı’nda da gündeme geldi. Anayasa Mahkemesi, seçim barajının “Anayasaya aykırı olmadığına” karar verdi. Altında Haşim Kılıç’ın da imzası vardı.

Ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi inceledi ve “Yüzde 10’luk seçim barajı hak ihlali değildir” dedi.
Mesele kapandı.
Ama ne olduysa oldu, tekrar başa döndük. Daha önce düzenlemenin anayasaya uygunluğuna karar veren Anayasa Mahkemesi, garip bir yola girdi. Başkan Haşim Kılıç, konunun önemli olduğu ve bu yüzden Genel Kurul’a götürüleceği açıklamasını yaptı.
Çok garip…
Garipten de öte acayip!
Sahi ne oldu? Ne oldu da genel seçimlere birkaç ay kala böyle oldu? Acaba ne amaçlanıyor, yapılmak istenen ne?
* * *
Öncelikle bazı noktaların altını çizmek lazım…
Anayasa mahkemesi layusel bir kurum değil. Kuruluşu da çalışma usulleri de belli kurallara bağlı. İşine geldiğinde öyle, işine gelmediğinde böyle karar veremez ve belli kurallar doğrultusunda kendisine yapılan itirazları ve başvuruları inceler. Anayasa Mahkemesi’nin bir karar verebilmesi için kendisine dava açılması gerekir.
Yani, kendisi resen dava açamaz.
Bugün ise bu yapılıyor. Bireysel başvuruların nerede ve ne şekilde görüşüleceği belli iken, Genel Kurul’a götürülüyor.
Birinci sakatlık burada.
Ayrıca, bireysel başvurularda kişinin hak ve hukukunun zedelenip zedelenmediğine bakılır. Mağduriyet varsa, giderilmesi yolunda karar verilir.
Bugün ise, yüzde 10’luk seçim barajının anayasaya uygun olup olmadığı tartışmaları açılıyor.
İkinci sakatlık da burada.
En önemlisi kural olarak seçime bir yıl kala seçimlerle ilgili düzenleme yapılamaz. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, kendisine bu düzenleme hatırlatıldığında “Hak ihlalleri hariç” diyor:
-Vereceğimiz karar hemen uygulamaya konulur.
Ne demek bu biliyor musunuz? Anayasa Mahkemesi’nin barajın hak ihlali olduğuna karar vermesi ve bu kararın da hukuki sayılması durumunda seçime sıfır barajla gitmek demek.
Yani kaos!
Var mı Anayasa Mahkemesi’nin yetkileri dışına çıkarak ve hukuku zorlayarak yeni bir kaos çıkarma yetkisi?
Tabii ki yok. Ama biz bu ihtimali ciddi ciddi tartışabildiğimiz gibi bazıları da alkışlıyor. Garip gerçekten çok garip.
Tartıştığımız ve alkışladığımız konu, tam bir hukuk darbesi!
* * *
Anayasa Mahkemesi, 2010 Yılı’nda resmi internet sitesinden “egemenliğe ortak olduğunu” ilan etmişti.
Evet, yanlış değil, aynen böyle demişti.
Sonra tepki doğuracağı düşünülmüş olacak ki, o ifadeler kaldırıldı. Ama bu yönde pek çok adımlar atıldı…
Mesela, Anayasamız “Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceler ve denetler” diyor. Hüküm çok net. Ancak, Anayasa Mahkemesi esasa da girip incelemeler yaptı.
Twitter hadisesinde olduğu gibi, iç hukuk yolları tükenmeden jet hızıyla kararlar verebildi.
Yüksek Seçim Kurulu kararları kesin olmasına rağmen, bu konudaki bireysel başvuruları kabul etti.
“Ben yaptım, oldu” dedi.
Aynı tavrı bugün de tekrarlıyor.
* * *
Haşim Kılıç’ın görev süresi birkaç ay sonra sona eriyor. Yaş haddinden Anayasa Mahkemesi’nden ayrılmak zorunda kalacak.
Sonra ne yapacak, bilemiyorum.
Olmaz ama olursa… Son bir hamleyle seçim barajını sıfırlayıp, bugün barajı geçme ihtimali bulunmayan bir partiden aday olup Parlamento’ya girebilir.
Peki bunun adına “hukuk” denir mi?
Onun da cevabını size bırakıyorum!

<p>Dünyaca ünlü bir markanın eski modeli Adriana Lima ve saltbea hareketi ile popüler olan Nusret Gö

Haftanın Magazin Başlıkları... Fahriye Evcen, Kuruluş Osman'da

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler