• $9,2629
  • €10,7972
  • 531.335
  • 1432.53
14 Ağustos 2015 Cuma

Bombaları kim patlattı?

AK Parti-CHP Koalisyon Hükümeti için ilk “olmaz, olmayacak” diyenler kimlerdi? En başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu vardı. Başbakan Davutoğlu ile son görüşmeyi yapmadan sivil toplum örgütlerinin yöneticilerine koalisyon için “olmayacak” demedi mi?

Daha önceki “Ağırlıklı ihtimal erken seçim” türünden açıklamalarını saymıyorum.
Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç istisna edilirse, CHP içinde bu koalisyonun olacağına inanan yok gibiydi. “CHP masadan kalksın” diyenler oldu. AK Parti ile koalisyon görüşmeleri yaptığı için partisini yerden yere vuranlar çıktı.
Üstelik bunların büyük bölümü açıktan yapıldı. Alın televizyonların son bir haftalık kayıtlarını izleyin. AK Parti ile koalisyon görüşmeleri devam ederken CHP’den kim ne demiş bir bakın.
Unutuldu herhalde…
Henüz koalisyon görüşmeleri başlamadan Ankara Atlı Spor Kulübü’nde benim de katıldığım bir iftarda ilk bombayı Kemal Kılıçdaroğlu patlattı. Kendisine koalisyona ilişkin bir soru soruldu:
-Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı’nın dilediği zaman Kabine’yi toplayıp Başkanlık etme yetkisi var. Eğer CHP koalisyon ortağı olursa ve Bakanlar Kurulu Beştepe’de toplanırsa siz ne yapacaksınız?
Kılıçdaroğlu da cevap verdi:
-Gitmem.
Evet, aynen bunu söyledi. CHP’nin hükümet ortağı olması halinde devletin zirvesini kilitleyeceğini açıktan ilan etti.
Bunun üzerine 57. Hükümet döneminde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Hükümet arasındaki çekişmenin peş peşe ekonomik krizlere yol açtığını hatırlatarak, Kılıçdaroğlu’na bizzat sordum:
-Siz böyle yaparsanız, geçmiş günlere dönülüp aynısı yaşanmaz mı?
“Hayır” dedi, ısrarla kendini savundu:
-Niye yaşansın, yaşanmaz.
Kılıçdaroğlu, işte bu tavır içinde masaya oturdu. Görüşmelerde CHP’nin “olmazsa olmazlarından” biri de Cumhurbaşkanı’nın örtülü ödeneğinin kaldırılmasıydı!
* * *
Bitmedi, devam edelim…
CHP, ilk görüşmenin ardından da masayı dinamitleme teşebbüsünde bulundu. Grup Başkanvekili Engin Altay, kameraların karşısında son derece ilginç sözler sarf etti.
Gazeteciler sordular:
-AK Parti ile koalisyonu kuramazsanız, gidilecek bir seçimde CHP’nin HDP ile ittifak yapması düşünülebilir mi?
Altay, “mümkündür” cevabını verdi.
Böylece en yetkili ağız tarafından CHP’nin koalisyona inancı olmadığı kamuoyuna ilan edildi.
Bunlar örnekler içinden sadece birkaçı. Bir de üzerine CHP tarafından sergilenen “İlle de Dışişleri, Adalet ve Milli Eğitim bakanlıklarını isteriz” tavrını ekleyin.
Ve düşünün!
* * *
Şimdi gelelim MHP’ye…
Devlet Bahçeli, daha seçim sonuçları kesinleşmeden yaptığı açıklamayla MHP’ye “muhalefet misyonu” biçmedi mi? Ardından Mehter Takımı misali ileri-geri adımlar sergilemedi mi?
Sonuncusunu hep birlikte yaşadık. “Seçim” diyen Devlet Bahçeli, bir anda “Erken seçim ihtimali gündemden düşmüştür” açıklaması yaptı. Herkes bunu MHP’nin koalisyona göz kırpması olarak yorumlarken, Bahçeli yine başa döndü. MHP’nin kapılarını koalisyona yeniden kapattı.
Sanırım bu tavrın da iyi değerlendirilmesi lazım!
* * *
Bütün bu gerçekler ortadayken, hep Cumhurbaşkanlığı Sarayı suçlandı. Belli çevrelerce, Türkiye’nin bu güne kadar bir koalisyon hükümeti çıkaramamasının sorumluluğu Erdoğan’ın üzerine atıldı.
Oysa Erdoğan’ın susup süreci izlemekten başka yaptığı bir şey yoktu! CHP ve MHP’lilere “Şunları yapın, böyle davranın” diyen O değildi.
Sonra, sürece ilişkin sorular üzerine Erdoğan bir değerlendirme yaptı. “Aaaa bakın Cumhurbaşkanı ülkeyi seçime götürmeye çalışıyor” feryatları başladı.
Şaka gibi değil mi?

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor