• $13,5647
  • €15,3804
  • 790.851
  • 1979.83
23 Aralık 2021 Perşembe

Beyni sulanmış

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü Ak Parti TBMM Grup Toplantısı'nda "Bunların beyni sulanmış" ifadesini kullandı.

Tıbbi olarak durum nedir bilemem elbette. Ancak, sergilenen garip davranışlara, ortaya çıkan fotoğrafa bakınca, tam da yerine oturuyor bu ifade.

Önceki akşam oğlumun Tıp Fakültesi'nde okuyan bir arkadaşı, "seçim oluyormuş" dedi. Bunun nereden çıktığını sorunca da "Hoca söyledi, kesinmiş. Ekonomide alınan tedbirlerin ardından hemen seçime gidilecekmiş" cevabını verdi.

Güldüm tabii. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünkü konuşmasının ardından "beyni sulanmışlardan" biri olduğuna kanaat getirdim!

Adam profesör. Belli ki, alınan tedbirlerin, ekonomide atılan adımların yerinde olduğunu düşünüyor. Ama çelişkiler içinde kıvranıyor. Hiçbir sıkıntı yokken, erken seçim olacağını söylüyor.

Niye?

Çünkü algı operasyonları onu da esir almış. Aylardır "seçim" çağrılarını dinleye dinleye alabildiğine şartlanmış. Sanırım, "Erdoğan iyi bir adım attı, puan kazandı, hemen sandığı getirecek, sonuç alacak" hesabı yapıyor. Tabii bir de "seçim de seçim" diyen çevrelerle aynı yolda yürüyüp, meselelere aynı pencereden bakma ihtimali var!

Erdoğan, dün net bir dille "Erken seçim yok" diye bir defa daha tartışmaya noktayı koydu. Ama öyle görünüyor ki, henüz ellerinde bir aday bile bulunmayan muhalefet, erken seçim çağrılarına devam edecek. Sulanmış beyinler de peşine takılıp gidecek...

***

Erdoğan, dün kendi ülkesine düşman olan bir zihniyetten bahsetti. Ülke lehine olan bütün gelişmeler karşısında bunların yüzlerinin buruşup düştüğünü söyledi.

Niye?

Çünkü geçmişleri de müktesebatları da belli. Dağarcıklarında yeterli birikim, ellerinde sorun çözecek plan ve proje olmayınca, yara kaşıyarak siyaset yapıyorlar. Milletin sıkıntılarını istismar ederek sonuç almaya çalışıyorlar. Bu durum da doğal olarak hepsini sağa-sola savuruyor. İstismar siyaseti yaparken, yolları ülke düşmanlığına kadar gidiyor.

Döviz kurlarındaki düşüş, onların da yüzlerini düşürüyor. Bu düşüşten garip-gurebanın, fakir-fukaranın alacağı paya sevinemiyorlar. Tam tersine, "iktidar pirim yaptı" düşüncesi ile dövünüyorlar.

İzledikleri istismar siyaseti, zaman zaman da emperyalistlerin sözcülüğünü yapmaya kadar gidiyor. Masum insanların canına kasteden terörle mücadeledeki başarılara dahi sevinemiyorlar. Tam tersine, hırsları onları terör örgütü ile aynı dili konuşmaya kadar götürüyor.

***

Şimdi dönelim "erken seçim" konusuna...

Yıllardır "yok" diye diye dilimde tüy bitti. Çünkü öyle bir ihtiyaç yok. Türkiye'deki sıkıntı iktidara yönelik değil. Bizdeki problem, olgulara değil, algı operasyonlarına dayanan, istismarcı ve çirkin muhalefet anlayışı.

Sahi çok mu zor ülkenin insanlarını mutlu edecek adımlar atılırken sevinmek? Doğrulara "doğru", yanlışlara "yanlış" diyebilmek? İstismar siyasetini ve yara kaşımayı bırakarak, proje bazlı bir muhalefet anlayışı sergilemek?

Zor değil elbette. Ama birikim gerektirir. Maalesef bizim muhalefette böyle bir vasıf ve birikim olmadığı için düştüğümüz durum bu!

Patates-soğan edebiyatı, sıkıntı istismarı daha kolay geliyor.

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. </span><

Omikron ile Kovid-19'un şiddeti azalıyor mu?

Topladığı tahtalardan öyle bir şey yaptı ki...

Son hali hayran bıraktı! Hurdalıktan 2000 dolara satın aldı

Tesla'nın koltuğunu kestiler! Bakın içerisinden neler çıktı