• $32,3976
  • €34,5469
  • 2449.06
  • 9761.55
12 Mart 2024 Salı

Bekri Mustafa'lar

Artık geriye doğru sayım başladı, yerel seçimler yaklaşıyor. Herkes elindeki son kozları oynuyor. Reklam kampanyaları, algı oyunları ve madrabazlıklar da ayyuka çıktı.

Madrabazlıklar diyorum, maalesef artık bazıları için "seçim" denilince bu akla geliyor. Kifayetsizler, iş yapmaz beceriksizler "aslan" suretinde milletin önüne konuluyor. Parayı basan şehirleri reklam afişleri ile dolduruyor.

Bunları görünce, insanın aklına Bekri Mustafa'nın hikâyesi geliyor...

Bekri Mustafa, 1593-1634 arasında Sultanahmet'te yaşamış bir zat. Hafızlık eğitimi almış, ama daha sonra Agop'un meyhanesinin müdavimlerinden biri olmuş. Gece gündüz içtiği için de kendisine "bekri" lakabı verilmiş.

Bir gün Ayasofya'nın önünden geçerken, musalla taşındaki cenazelerinin namazını kıldıracak imam bekleyen cemaat kendini yakalamış. Yaka paça alıp cenazenin başına götürmüş. Ne dediyse olmamış, sonunda mecburen cenaze namazını kıldırmış.

Bekri Mustafa da namazın bitiminde tabutu açıp mevtanın kulağına şöyle fısıldamış:

-Gidince sana sorarlar "dünyada ahval nedir" diye. Sen de onlara Bekri Mustafa Ayasofya'ya imam olmuş dersin, anlarlar.

Maalesef, bizim de seçim öncesi halimiz bu!

***

Bekri Mustafa'lar geziyor ortada...

Adam, koca bir beş yılı yatarak geçirmiş. Üstelik hizmet etmek yerine iş yapmamakla övünmüş. Temel atmama töreni düzenlemiş. Zaman zaman ortadan kaybolmuş, "Ne yapıyorsun, neredesin?" diye soranlara da "Tatil bana çok yakışıyor" cevabını vermiş.

Bir başkası "milliyetçilik" ve "dürüstlük" nutukları atmış. Seçilince de her ikisi birden kaybolmuş. Projelerini kaybetmiş. "Apo Bey" demeye başlamış, Selahattin Demirtaş'a övgüler düzenlerle kol kola girmiş. Kent İttifakı adı altında PKK'nın siyasi uzantısı DEM'i yol arkadaşı edinmiş.

O kadar çok ki bunlardan...

Zübük siyaseti dört bir yanı sarmış. Şimdi yine seçmenin karşısındalar. Oy almak için takla üzerine takla atıyorlar.

İlginçtir...

Sağlam reklam kampanyaları düzenliyorlar. Hizmet ehli, kendini ispat etmiş adaylardan daha fazla sesleri çıkıyor.

***

Bu noktada iş seçmene düşüyor: Ne yapacaklar? Sergilenen madrabazlıklara mı aldanacaklar, zübük siyasetine teslim olacaklar?

Tercih onların elbette! Ya reklam kampanyalarının peşine katılacaklar, ucuz çadır tiyatrolarında sergilenen oyunlara kanacaklar, ideolojik gözlüklerle sandığa gidecekler. Ya da şehirleri, kendilerinin ve çoluk çocuklarının geleceğini düşünüp hizmet ehline oy verecekler.

Tercih seçmenin!

Bu tercih, hem kendilerinin, hem de şehirlerin geleceğini şekillendirecek. Bir beş yıl daha mı kaybedeceğiz, yoksa o beş yıllık sürenin içini hizmetle mi dolduracağız?

Mesele bu kadar basit!

Sonuçta her il ve ilçe kendi tercihini yaşayacak. Herkes vereceği kararın sonucuna katlanacak.

Genel seçim değil bu. Halk yerel yöneticilerini seçecek. Kimin ne yaptığı ve yapabileceği de sır değil ortada. Bir yanda şatafatlı ve aldatıcı reklam kampanyaları var, diğer tarafta gerçekler.

Halkın feraseti yüksektir elbette. Ben, doğru olanı bulup çıkaracağını, seçmenin yapılması gerekeni yapacağını, hizmet ehline yöneleceğini düşünüyorum.

<p> İsrail, yıllardır abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını 191 gündür sürdür

Katil İsrail Gazze'ye saldırmaya devam ediyor

Dünyada sadece üç tane var biri Türkiye'de! Sırrı çözülemedi

Yüzey yarıkları çoğalıyor! Uzmanlardan obruk uyarısı

Piknikçiler Dicle Nehri kıyısını çöplüğe çevirdi