• $13,7967
  • €15,6361
  • 786.956
  • 2035.42
23 Kasım 2021 Salı

Başlamadan bitti

Sadece siyaseten planlanmış ve farklı mahallelere şirin görünmek için söylenmiş sözlerdi. Ayrıca, dünyevi değil, ahirete ilişkin düzenlenmiş bir ifadeydi. Üstelik sürekli "laiklik" diyen ve bunu bir hayat felsefesi haline getiren CHP'nin yapısına tamamen aykırıydı.

Yine de Kemal Kılıçdaroğlu bir anda ortaya çıkıp "helalleşelim" dedi.

Ne cevap verilir buna?

Ortaya çıkan garabet, samimiyetsiz görüntü ve bütün rezervlere rağmen "eyvallah" denir. Eleştiriler olmakla birlikte genellikle öyle denildi. Ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açtığı 17 davayı geri çekti.

Sen misin bun yapan?

Kılıçdaroğlu celallendi. Verdi veriştirdi. "Sen kimsin de kimi affediyorsun" türünden laflar etti. "O davaları geri çekme, sonuna kadar götür" dedi.

Yaldızlar döküldü ve gerçek Kemal Kılıçdaroğlu ortaya çıktı.

Peki nereye gitti helalleşme? "Sen kimi affediyorsun" ne demek? Helalleşme kavramı, zaten bir haktan vazgeçmektir. Maddi-manevi hakları zarar gören kişinin, muhatabına karşı attığı bir iyi niyet adımıdır. Bir başka ifade ile de kendisine zarar verene "Ben seni affettim" demesidir.

Peki, o zaman sorun ne?

Sorun ve sıkıntı, Kemal Bey'in "helalleşmekten" bahsederken, bu kavramın ne olduğunu bilmemesi. İyi niyetli ve samimi olmaması ve sadece siyasi prim yapmak için böyle bir söylemi dillendirmesi.

Sonuç: Sıfıra sıfır, elde var sıfır.

Bu kadarla da kalmadı. Yaptığı çıkıp, Kılıçdaroğlu'nun karşısına eski bakiye çıkardı. Erdoğan'ın yaptığı manevra ve attığı adım karşısında adeta dağıldı. Kendi kendini ve söylediklerini inkâr eder bir tavır içine girdi. Böylece, helalleşme operasyonu başlamadan bitti.

***

Kemal Bey'in çıkışı, bir helalleşmeden çok hesaplaşmaydı zaten...

Cumhuriyet Tarihi'nin gelmiş geçmiş bütün iktidarları ile birlikte, Genel Başkanı olduğu CHP ve geçmiş yöneticileri olan Mustafa Kemal Atatürk, Bülent Ecevit, Deniz Baykal gibi şahsiyetleri gömdü. "Ben yaptım, ben düzelttim hastalıkları ben tedavi ettim" tavrı içine girerek, kendisini öne çıkarttı.

Helalleşme sosu ile de milletin önüne servis etti.

Bir siyasi parti genel başkanından çok din adamı edası takındı. Daha düne kadar "helalleşme" sözleri yüzünden yerden yere vurduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan ile aynı gömleği giymeye çalıştı.

O da olmadı zaten. Giymek istediği kıyafet üzerine uymadı, son derece eğreti bir görüntü verdi.

"Ne İsa'ya, ne Musa'ya yaranabildi" sözleri, bu tür davranışlar için söylenmiş sanki. Kılıçdaroğlu, istediği amaca ulaşamadığı, kendi kendini sıkıntıya soktuğu gibi, CHP içinden de son derece sert eleştiriler aldı.

***

Kim yazdı, o metni kim eline verdi, bilemiyorum; ama yine olmadı. Kemal Bey, siyaseten puan kazanmak isterken, kendisini tam anlamı ile ateşin içine attı.

Seçim öncesi garanti vermesine rağmen, CHP'li belediyelerin işsiz bırakıp, ekmeklerini elinden aldığı on binler karşısına dikildi...

"Önce biz" dediler:

-İlk olarak bizimle helalleş.

Bir defa daha görüldü ki, siyasette inandırıcılık önemli. Evet, algılarla bir yere kadar gidebiliyorsunuz. Ama nihayetinde gerçekler insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.

<a href='https://www.aksam.com.tr/aksam-tv/kisaca/iklim-degisikligindeki-komplo-teorileri-nereden-ci

Küresel ekonomik krizin asıl nedeni

Sünnet Gölü'nde yüzlerce ölü balık kıyıya vurdu

Severek tükettiğiniz besinlerin az bilinen zararları

Samsun'da kaybolan 130 küçükbaş hayvanı drone ile bulunan çiftçinin sevinci