• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Başbakan’la gece sohbeti

Önceki gece TBMM’deydik. Başbakan Binali Yıldırım’la Anayasa Değişikliğinin 2. Turunda 3. Madde’nin oylanmasının ardından bir araya geldik. Biz sorduk, O anlattı…

Değişikliğin ilk tur oylamaları hayli gergin geçmişti. Meclis’te son derece çirkin görüntüler yaşanmıştı. Başbakan, buna rağmen “güzel gidiyor” dedi. Yaşananları farklı bir pencereden bakarak değerlendirdi:

-Demokratik yollarla 19. kez anayasa değişikliği yapıyoruz. Yönetim şeklinde köklü bir değişiklik getiriyor. Ufak tefek şeyleri dışarıda tutarsak, gayet demokratik sınırlar içinde geçti. Böyle görmek lazım.

Ardından ekledi:

-Sayın Kılıçdaroğlu’nun da bu değişikliğe karşı olma anlamında demokratik kurallar içinde neler yapabileceğini kendi tabanına göstermesi gayet doğal. Dikkat ederseniz, sert söylemlerini daha demokratik şekilde dillendirmeye başladı. Bu iyi bir gelişme.

Başbakan, herkesin her konuda anlaşmasının mümkün olmadığının altını çizdi. Anayasa değişikliğinin Meclis süreci tamamlandıktan sonra oluşacak kampanyada vatandaşın kararını etkilemeye yönelik söylemleri de “demokrasinin güzelliği” olarak değerlendirdi,

***

Başbakan “kampanyadan” söz edince sorduk:

-Bu kampanya, toplumda kutuplaşmaya yol açar mı?

Böyle bir tehlikenin olmadığını anlattı:

-Bahçeli’nin referandumda da tutumu aynı olacak. AK Parti ve MHP olarak değişikliği anlatacağız. HDP ve CHP de aleyhte kampanya yapacak. Bu kampanyadaki ayrışmanın vatandaşın vereceği oyla bire bir örtüşeceğini düşünmüyorum. Toplumsal kutuplaşma ve husumete dönüşmesi söz konusu olamaz.

Peki, vatandaşın sandığa oy atarken ortaya koyacağı tavırda neler belirleyici olacak? Başbakan’a göre, bu “zor” bir soru. Şu anda Türkiye gündeminin iki ana konusu olduğunu söyledi: Terör ve ekonomi. Terörün daha fazla hassas olduğunu düşündüğünü ortaya koydu:

-Terörle mücadeleye destek yüksek. Bunu Türkiye genelinde de Doğu ve Güneydoğu’da da görüyoruz. Bu da verdiğimiz mücadelenin anlamlı ve yerinde olduğunu gösteriyor. Bu değişiklikle, istikrar ve güçlü yönetim gelecek. Orta ve uzun vadede Türkiye’nin terörle mücadele gücüne güç katacak.

Söz ekonomiye geldiğinde, doların tırmanmasının gelişmekte olan ülkeleri etkilediğine işaret eden Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı:

-Bizim ilave risklerimizi koyarsak, bu dalgalanmanın normal izahı var. Darbe girişimi yaşadık. PKK, DEAŞ ve FETÖ ile mücadele yürütüyoruz. Bu şer ittifaklar, algı operasyonlarıyla ülkemiz üzerinde etki etmeye çalışıyor. FETÖ ve PKK, “Türkiye’de güvenlik yok, gitmeyin gelmeyin, yatırım yapmayın” diyor. Ancak, her türlü olumsuzluğa rağmen, Türkiye birçok ülkeye göre daha sağlam.

***

ABD ile sıkıntılı günler yaşıyoruz. Ancak, Trump’la birlikte yeni bir dönem başlıyor. Türkiye, Trump yönetiminden neler bekliyor? Trump dönemi, Türkiye açısından Obama’dan daha iyi mi olacak?

Yaptığı değerlendirmelere bakılırsa, Başbakan’a göre bu sorunun cevabı “evet”. Yeni Başkan’dan olumlu mesajlar geldiğinin altını çizdi.

İlişkilerin düzelmesi için yeni ABD yönetiminden üç somut adım atılmasının beklendiğini söyledi:

1) Hukuki sürecin hızlanması ve FETÖ’nün başının iade edilmesi.

2) PYD ve YPG ile işbirliği ve silah desteğinin bırakılması.

3) 15 Temmuz’la derinleşen Türk kamuoyunun ABD hakkındaki olumsuz algısının değişmesi için gözle görülür adımlar atılması.

Bir noktanın altını özellikle çizdi:

-PYD konusunda Gök Kubbe’de söylenecek ne kadar laf varsa söyledik. Artık “bilemiyoruz” diyecek halleri yok.

***

Gelelim terör ve güvenliğe…

Başbakan, Fetullah Gülen’in “suikast” imalarını “şifreli konuşmayı seviyor” sözleriyle değerlendirdi.

Karlov Suikastı ile ilgili olarak, “FETÖ’cüler bunu El Nusra’ya yıkmaya çalışıyor. Ama El Nusra “kendilerinin yapmadığını” açıkladı. Bu işten sıyrılma gayretleri var” dedi.

Reina saldırısının arka planını çözmek için yakalanan teröristi konuşturmaya çalıştıklarını söyledi.

“Referandum surecinde terör tehdidi olursa mitingler yapılır mı?” sorusuna da “Tehdit her yerde var” cevabını verdi:

-Hiçbir ülke güvenli değil. Avrupa’nın rahat mı olduğunu düşünüyorsunuz? Asimetrik saldırılara karşı tedbirlerimizi alıyoruz ve alacağız.

Son olarak sözü yine referanduma getirip, “anketler” dedik. Başbakan Yıldırım, “Ben anketleri kendim yaparsam inanırım” dedikten sonra ekledi: “Bir sıkıntı yok.”