• $8,2831
  • €10,1103
  • 488.536
  • 1444.87
27 Aralık 2013 Cuma

Başbakan’a da iyi daldı ha...

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Kabine revizyonu tamamlandı. “Gitsin” denilen bakanlar gitti. Bakanlar Kurulu’nda birkaç düzenleme daha yapıldı. Arkasında da 20 milyar liralık kazık kaldı...
Kılıçdaroğlu’nun değimiyle “delikanlı” kazığı! Ak Parti çevrelerinin değerlendirmeleriyle de ihanetin bedeli!
Erdoğan Bayraktar’ın istifa ederken kullandığı ifadelerden söz ediyorum.
Sadece bir alınganlığın sonucuydu. Usule yönelik şahsi ve ağır bir tepkiydi. Üstelik, kendi içinde tutarsızlıklar içeriyordu. Ama kimse işin bu tarafına bakmadı. Sonuçta bedeli oldukça büyük oldu.
Bayraktar, ortada usulsüz bir işlem bulunmadığını ifade etti. Yasalara uygun olduğunu söylediği imar değişikliklerinin bir kısmının Başbakan’ın talimatları doğrultusunda gerçekleştiğinden bahsetti. İçinde “yolsuzluk” ve “rüşvet” iddialarının bulunduğu bir konuda istifa etmenin ağırına gittiğini anlatmaya çalıştı.
Sonra da “Madem ben gidiyorum, o zaman Başbakan da istifa etsin” anlamına gelecek bir çağrıda bulundu.
Gariptir, bunu da kendi ifadesiyle “partisini rahatlatmaktan” bahsederken yaptı. Üstelik, Başbakan’ın dilediği bakanla çalışma hakkına ve yetkisine sahip olduğunun altını çizmesine rağmen!
Bayraktar’ın bu açıklamasının kendi durumuna ilişkin şahsi bir tepki olduğu açıktı. Ancak, kimse işin bu tarafına bakmadı. Açıklamasının diğer bütün bölümleri uçup gitti. Ortada sadece “Başbakan da istifa etmeli” bölümü kaldı.
Erdoğan Bayraktar, “partimi rahatlatmak isterim” derken, sadece kendisini rahatlatmış oldu. Ancak, o bile şüpheli!
***
Şimdi gelelim işin ekonomik tarafına...
Zaten sıkıntı vardı. Bayraktar da açıklamasıyla üstüne tuz-biber ekti. “Başbakan da istifa etsin” sözlerinin ardından piyasalar altüst oldu.
Borsa, son 4 ayın en düşük seviyesinden kapandı. Endeks, yüzde 5 düştü. Şirketlerin değeri 20 milyar lira birden azaldı.
Dolardaki dalgalanma sonucu ülke ekonomisinin uğradığı kaybı saymıyorum.
17 Aralık’a gidersek, o günden bu yana Borsa’daki kayıp, yüzde 11,6 civarında. Dolardaki yükselme ve diğer kayıplar da cabası. Kayıp miktarı, 50 milyarı aştı, 100 milyara doğru ilerliyor.
Hep birlikte kaybettik; ama kazananlar da var. Mesela, Başbakan ve Hükümet’e karşı oluşturulan lobiyi destekleyen Aydın Doğan. Herkes kaybederken, önceki gün Doğan Holding’in hisselerinde yükselme yaşandı.
İşte bu tablonun ortaya çıkmasının baş aktörlerinden biri de Erdoğan Bayraktar. Kendisini rahatlattı, faturayı ise bize bıraktı.
***
Biz faturayı nasıl ödeyeceğimizi düşüneduralım...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu zevkten dört köşe. Bayraktar’ın açıklamaları ve gelişmeler üzerine, neredeyse zil takıp oynayacak. Medya aracılığıyla hemen destek açıklamasını gönderdi:
- Delikanlılık yaptı.
Uzun süredir Hükümet’e yönelik ağır bir kampanya yürüten Cemaat gazeteleri de “Dürüst İstifa” başlıkları attı.
Marjinal sol gazeteler ise “Bayraktar, Erdoğan’a ne de güzel daldı” havası içinde, “patron istifa” tavrını yere göğe sığdıramadı.
Sözün kısası...
Bayraktar, daha düne kadar bir araya gelmesi hayal bile edilemeyen Kılıçdaroğlu, Aydın Doğan, Cemaat ve aşırı sol ittifakını mutlu etti.
Oysa Erdoğan Bayraktar, neredeyse 20 yıldır Başbakan Erdoğan’ın çanta gibi yanında taşıdığı isimlerden biriydi.
Başbakan sürekli olarak verdi; bu yüzden de bir alışkanlık gelişti. Sanırım Başbakan’a “vermek” gibi bir görev atfedildi.
Gün geldi, devran döndü. Başbakan vermekten vazgeçip “yeter artık” dediği noktada da kıyamet koptu.
Şimdi, kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bedeli hep birlikte biz ödeyeceğiz. Bunu yaparken, çıkaracağımız insani ve siyasi dersler de yanımıza kâr olarak kalacak!

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı