• $9,5841
  • €11,1351
  • 557.094
  • 1493.4
12 Haziran 2016 Pazar

Avrupa’da paralel ihanet

Rotterdam
İspanya’da çok denendi, başarılı olunamadı. Fransa’da İhvan-ı Müslimin 300 milyon dolar harcadı, orada da sonuç alınamadı. Almanya’da çok uğraşıldı, atılan adımları Şansölye Merkel önledi.
Hollanda’da ise bir yolu bulundu, Rotterdam İslam Üniversitesi kuruldu. 1998’den bu yana faaliyet gösteriyor. 300 öğrencisi ve 250’yi aşkın hazırlık talebesi var. 19 milletten öğrencinin eğitim gördüğü üniversitede, 6 milletten de öğretim görevlisi faaliyet gösteriyor. Rotterdam İslam Üniversitesi, 40’ı aşkın akademik yayının altına imza attı.
Üniversite, yeni dönemde İngilizce eğitime başlayacak. Böylece uluslar arası bir statü kazanacak.
Bu üniversite büyük bir boşluğu doldurdu. Batı ve Arap alemi İslami Bilimler denildiğinde Abbasilerle bitirirdi. Selçuklu ve Osmanlı’yı atlayıp, 20. Asra geçerdi. Rotterdam İslam Üniversitesi, Osmanlı’yı da katarak İslami Bilimlerle ilgili 3 ayrı kitap yayınladı. Teori ile pratiği birleştirdi. Bu kitaplar, şimdi 5 Avrupa üniversitesinde ders olarak okutuluyor.
Doğal olarak bu butik üniversitenin faaliyetleri bazı kesimleri oldukça rahatsız ediyor. Bu yüzden hakkında Hollanda Parlamentosu’nda 27 tane meclis soruşturması açıldı. Yetmedi, bu soruşturmalar, dışarıdan açılan 127 adet dava ile desteklendi.

Bu davaları açanlara gelince…
İlginçtir, birinci sırada bölücü terör örgütü PKK yer alıyor. Onu Ermeniler ve gayler takip ediyor. Paralel Çete de bütün bu gruplara dışarıdan destek veriyor. Bunu ben demiyorum, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü Ahmed Akgündüz söylüyor…
İslam Üniversitesi ateş altında. Ateş açanlara basın yoluyla lojistik destek sağlayan da Fethullah Gülen’in Paralel Çetesi!

***

Peki, Paralel Çete’nin Hollanda’daki İslam Üniversitesi’ne düşmanlığının sebebi ne?
Akgündüz’e sorduk, “cevabı basit” dedi:
-Çünkü, biz İslamiyet’ten taviz vermedik. Bu durum, Fethullah Gülen’i de, onun Paralel ekibini de çok rahatsız etti. Fethullah Gülen’in kendi ifadesidir. “Akgündüz böyle taviz vermemeye devam ederse, kıyamete kadar üniversite tanınmayacak” dedi. Bunu da tam 8 sene önce söyledi.
Ardından ekledi:
-Biz ayrıca milli değerlerlerden de hiç taviz vermedik. Ermeni meselesinde verdiğimiz mücadele yüzünden, hakkımızda Meclis soruşturmaları açıldı.
Akgündüz, ayrıca çarpıcı örnekler verdi…
Saadet Karabulut, Hollanda Parlamentosu’nda milletvekili. PKK’nın sözcüsü gibi hareket ediyor. Ateizmi savunuyor. Geçmişte uzun yıllar Fethullah Gülen aleyhine çalıştı. Ancak, bugün Paralel Yapı ile birlikte hareket ediyor. Türkiye’ye karşı birlikte mücadele veriyorlar.
Aynı durum, Hollanda Parlamentosu’ndaki Yücel Keklik için de geçerli. Keklik, Akgündüz’ün tabiri ile dinsiz bir Alevi. Şu anda Fethullah Gülen ekibi ile kol kola, birlikte çalışıyorlar.
Akgündüz, “Kanaatimce Paralelin burada devletle gizli bir anlaşması var” diyor:
-BBC ve Hollanda istihbaratı ile birlikte çalışıyorlar. Burada devlet tümüyle Paralel’i tutuyor. Hollanda bunlar için ikinci Amerika oldu. Ama güzel olan halk uyandı. Bunlara destek veren pek çok iş adamı geri çekildi.

***

Bizim gözümüzden kaçtı. Türkiye’de de pek tartışılmadı. Ancak, Hollanda’da bizi yakından ilgilendiren garip bir gelişme yaşandı…
Bir kanun teklifi hazırlandı. Terör örgütleri ikiye ayrıldı. Birinci grupta, PKK ve ETA gibi “faydalı terör organizasyonları” yer aldı. Bunlar koruma altına alınıp, mahkeme kararı olmadan üyelerinin vatandaşlıktan çıkarılamayacağı hükmü getirildi. İkinci grupta ise, El Kaide ve DAEŞ gibi örgütlere yer verildi. Bunların üyelerinin İçişleri Bakanlığı tarafından vatandaşlıktan çıkarılmalarına ilişkin bir düzenleme yapıldı.
Bu teklif, ciddi tartışmalara yol açtı...
İslam Üniversitesi ve pek çok sivil toplum kuruluşu tepki gösterdi. Türkiye ise, “Böyle rezalet olmaz, terör örgütleri arasında ayrım yapılamaz” teziyle girişimlerde bulundu. Sonuçta Hollanda Kralı’nın devreye girmesi ile bu kanunun çıkması önlendi.
Kanun çıkmadı, ama…
Uygulama da, bakış açısı da bu yönde. Sadece Hollanda değil, bugün Avrupa’nın büyük bölümü, terör örgütlerini ikiye ayırmış durumda. Bir tarafta, kullandıkları ve yararlandıkları terör örgütleri var. Diğer tarafta da DAEŞ ve El Kaide gibi etkin mücadele ettikleri terör örgütleri yer alıyor.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı