• $8,4802
  • €10,2876
  • 508.221
  • 1454.25
13 Mayıs 2021 Perşembe

At yalanı…

İlkokulda tam beş yıl ve her sabah derse başlarken aynı cümleyi söyledi bizim sınıf. Bıkmadan usanmadan... Çünkü öğretmenimiz Fethiye Gökbayrak, andımızın sonuna bir ekleme yapmıştı:

"Yalan bütün fenalıkların anasıdır, Türk çocuğu yalan söylemez!"

Şimdi o günleri hatırlayıp düşündüğümde, Allah rahmet eylesin "Ne kadar haklıymış" diyorum. Çünkü, gerçekten de yalan bütün fenalıkların anası! Yaşıyoruz bunu milletçe ve bütün boyutlarıyla bugün. "Türk çocukları" çok rahat ve son derece güzel yalanlar söylüyorlar!


Mesela, adalardan toplanan ve akıbetleri belirsiz atlar. Projeyi başlatan, vatandaşa "her şey çok güzel olacak" mesajları veren Ekrem İmamoğlu idi. Sonra ne olduğunu biliyorsunuz: Yüzlercesi ilk günlerde telef oldu. Bine yakını sağa sola gönderildi. Onlar da kayıp. Akıbetleri belirsiz. Bu bayram gününde pek yakışık almayacak, ama halk sağlığını ilgilendirdiği için yazmak zorundayım. Rivayetler muhtelif, "tedbir için bir süre daha yediğimiz sucuklara dikkat edin" diyenler bile var.

Çok vahim bir tablo ile karşı karşıyayız. Ama suçlu yok ortada. Projeyi başlatan, adaları faytonsuzlaştırmak için yola çıkan, onları toplatan Ekrem İmamoğlu, sorumluluğu Tarım ve Orman Bakanlığı'na attı.

Attı ve sıyrılacağını düşündü!..

Zaten genellikle böyle yapıyor. İşine geldiğinde başkalarının icraatlarına sahip çıkıyor, işine gelmezse kendi sorumluluklarını başkalarının üzerine yıkıyor. İki yıl bu şekilde geçti gitti.

Sonra Tarım ve Orman Bakanlığı devreye girdi. "Yok, o iş öyle değil" dedi...

İmamoğlu'nun, "Bakanlık atlara çip taktı, ama takip etmiyor, atların sahiplendirilmesi işlemini de bakanlıkla birlikte yaptık" açıklamasının doğru olmadığı ortaya konuldu. Bakanlık açıklamasında, Veteriner Hizmetleri Kanunu gereği, gereken sağlık raporlarının düzenlendiği, bunun dışında sahiplendirme ile ilgili herhangi bir sorumluluklarının ve bilgilerinin bulunmadığı bildirildi. 861 adet atın İBB kriterlerine göre çeşitli kurum, kuruluş ve kişilere verildiği ifade edildi. En önemlisi de bu işlem yapılırken, taraflar arasında "At Sahiplendirme Taahhütnamesi" imzalandığı bildirildi.

Çip konusuna gelince...

Anlaşıldı ki, öyle bir çip yok. Daha doğrusu ortada bir çip var, ama İmamoğlu'nun iddia ettiği işlevi görmüyor. "Çip" dediği, atların "tanımlama numarası", sığırlara takılan kulak küpesinin bir benzeri. Uzaktan ya da uydudan izlenmesini sağlamak gibi bir özelliği yok. Sözün kısası, Tarım Bakanlığı'nın İmamoğlu Belediyesi'nin dağıttığı atların nereye gittiğini bilmesi mümkün değil. Ayrıca bilse ne olacak? Sadece Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulanabilir. O durumda da İmamoğlu başlar "Mağdurum mağdur, ben yine ve hep mağdur" tekerlemesini tekrarlamaya...

Yine başa dönersek...

Demek ki neymiş? Sadece içine düştüğümüz bu durum bile gösteriyor ki, yalan gerçekten de bütün fenalıkların anasıymış! Bütün boyutları ile yaşıyoruz bunu bugün!

Üstelik bize "bütün fenalıkların anası" olarak öğretilip dikte ettirilen yalanı, bugün kutsayan ve hayat felsefesi haline getirenler bile var.

Hepinize mutlu ve huzurlu bayramlar...

<p>Başkan Erdoğan, NATO Zirvesi'nde toplantı başlamadan hemen önce ABD Başkanı Joe Biden'la bir süre

Başkan Erdoğan ABD Başkanı Biden ile sohbet etti

3 günlüğüne geldikleri Türkiye'den 1,5 yıldır ayrılamadılar

Kanal İstanbul'da temelin atılacağı nokta

Ağrı'da gönüllü öğretmenler arama ve kurtarma tatbikatı yaptı