• $12,8302
  • €14,4896
  • 732.502
  • 1808.79
30 Eylül 2020 Çarşamba

Aptal muamelesi çekiyorlar

Bir yanda katliamcılar ve işgalciler var. Diğer tarafta toprakları gasp edilenler. Üstelik ortada tartışmalı bir durum da yok. Uluslararası bütün kararlar, Ermenilerin işgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilmeleri yönünde.

En önemlisi ise, haksızlığa ve soykırıma uğrayanlar, toprakları gasp edilenler bizim kardeşlerimiz. Aynı soydan geliyoruz, aynı Kıbleye yöneliyoruz, aynı dili konuşuyoruz. Doğal olarak onların yanındayız.

İşte bundan rahatsız olanlar var. Dışarıdakilerden değil, içimizdekilerden söz ediyorum. CHP Genel Başkan Danışmanı Ünal Çeviköz’ün sözlerini bütün Türkiye duydu. Azerbaycan’a verdiğimiz desteğe “maalesef” sözleri ile tepki gösterdi. Yetmedi, kirletmeye çalıştı. Milyonların karşısında Türkiye düşmanları ile aynı tezleri savundu.

Millet ayağa kalktı. Ama CHP’den herhangi bir tepki gelmedi. Sadece ürkek birtakım ifadelerle CHP’nin Azerbaycan’ın yanında olduğu belirtildi.

Dikkat ederseniz, son dönemde alışılmış CHP fotoğrafı haline geldi bu görüntü. Ünal Çeviköz, daha önce de farklı konularda aynı kirletmeleri yaptı. Türkiye’nin Libya’da “çizgiyi aştığından” bahsetti. Suriye’deki varlığımızın “meşru olmadığını” iddia etti.

Parti içinden “Dur bakalım, sen ne diyorsun?” diyen çıkmadı. Sadece tabandan bir tepki geldi. Kurultay’da üzeri çizildi. Delege, kendisinin dış politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığını onaylamadı. Kılıçdaroğlu da delegeye “Siz kim oluyorsunuz” dercesine Çeviköz’e Genel Başkan Danışmanlığı görevini verdi. Yine resmi bir kimlikle benzer açıklamalar yapmasının, milli adımları kirletmesinin önünü açtı.

Sonuçlarını görüyorsunuz işte!

***

Bugün CHP’de “her kafadan ayrı bir ses çıkıyor” diyebilirsiniz, ama değil. Çeviköz gibi isimlerin önü açılıyor, milli sesler ise susturuluyor.

En çarpıcı örneklerden biri Dilek Akagün Yılmaz. Hatırlarsınız, Sezgin Tanrıkulu’nu kastederek, “ABD’nin TR 705 kodlu haber alma elemanı” ifadesini kullandı. Sen misin bunu diyen? Soluğu disiplinde aldı. Milletvekili yapılmadı, dışlandı. Sezgin Tanrıkulu ise, halen CHP içinde ve el üstünde.

Böylesine ciddi bir suçlama araştırılmadı. Kimse Sezgin Tanrıkulu’na “Bu işin aslı nedir, anlat da bilelim” diye sormadı. Durum bu olunca, Tanrıkulu da Çeviköz benzeri açıklamalar yapıyor. Türkiye’nin attığı milli adımları kirletmeye çalışıyor.

Sadece bu kadar değil ki…

Örnekleri çoğaltmak mümkün: Mesela Birgün Ayman Güler, CHP yöneticisiydi. “Biz seçimde Cemaatle (FETÖ) işbirliği yaptık” dedi. Üzeri çizildi, yok edildi.

Eski Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, PKK tarafından film gibi kaçırılma olayını hatırlarsınız. Sözde serbest bırakıldı. O da teröristlerden “arkadaşlar” diye söz etti. Koskoca CHP’den “Bu nasıl çirkin bir oyun” diyen çıkmadı.

Kısacası, CHP içinde milli isim bırakılmadı. Hepsi ya etkisizleştirildi ya da yok edildi!

Sözün özü, bugün CHP’de Türkiye’nin milli menfaatleri ile savaş halinde olan bir yapı var. Çarpıtıyorlar, kirletiyorlar, ardından da “T.C.’yi kuran irade biziz, biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek, aptal muamelesi çekiyorlar millete! 

<p> </p>

Muhalefet liderleri Abdullah Gül'ün kapısını neden çaldı?

Uşak'ta dere yatağında patlamamış top mermisi bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (29 Kasım 2021)

Kuvvetli lodos hayatı olumsuz etkiliyor