• $13,6653
  • €15,2229
  • 789.241
  • 2011.02
21 Aralık 2016 Çarşamba

Ankara’da gizli servis operasyonu

Üsküp doğumlu Ömer Tokat, tam bir Komünistti. İstanbul Hukuk Fakültesi’nde okuyor, Ankara’daki Sovyetler Birliği Büyükelçiliği ile irtibat halinde Bolşeviklerin dünya üzerinde yeni zaferler kazanması ideali peşinde koşuyordu.

1942 Yılının Şubat Ayında İstanbul’daki Sovyet Konsolosluğu’nda bulunan Rus ajanlar Pavlov ve Karmilov’dan çok gizli bir görev aldı. Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Franz Von Papen’e Atatürk Bulvarı’nda suikast düzenleyecekti.

Papen, Hitler’e çok yakın bir isimdi. 1939’dan beri Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği görevini yürütüyor, etkili politikaların altına imza atıyordu. Ömer Tokat, önemli bir “faşisti” ortadan kaldıracak olmanın hayali içinde çalışmalarına başladı…

Plan hazırdı: Papen’i, Atatürk Bulvarı üzerinde tabancayla vuracaktı. Sonra da Ruslar tarafından verilen sis bombasını patlatacak ve ortaya çıkacak kargaşadan faydalanarak, rahatlıkla kaçacaktı.

Beklenen an geldi. Ömer Tokat, Alman Büyükelçi Von Papen’e doğru yürümeye başladı. Ancak, tabancasını çekip ateş etmesine fırsat kalmadan, elindeki bomba bir anda patladı. Rusların kendisine “sis bombası” diye verdikleri patlayıcı o kadar güçlüydü ki, cesedi bulunamadı. Ankara polisi, bulvar üzerindeki bir ağaca asılı duran ayakkabısı ve cımbızla toplanan et parçalarından sonuca gidebildi.

Suikast başarısız olmuş, Papen kurtulmuştu.

Ömer Tokat’ın eline verdikleri bombanın erken patlaması, bütün planları bozmuştu. Oysa, hazırladıkları plan gerçekleşseydi, Papen ölecek, Türk-Alman ilişkileri bozulacak, Ömer Tokat da “sis bombası” sandığı tahrip gücü yüksek bombayı patlatarak, kendi kendini imha edecekti. Ortada Rusları suçlayacak hiçbir delil kalmayacaktı.

Olayın ardından Ömer Tokat’ın arkadaşları Abdurrahman Sayman ve Süleyman Sav yakalandı. Onların verdikleri bilgilerle Pavlov ve Karmilov’a ulaşıldı. İki Rus 20’şer, Tokat’ın suç ortağı Türkler de 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Sovyet Rusya, büyük tepki gösterdi. Olaydaki Rus parmağını hiçbir şekilde kabul etmedi. Sürekli olarak, “Almanlar yaptı” dedi:

-Kendi büyükelçilerini öldürmek istediler. Suçu da bizim üzerinize atarak, savaşta Türkiye’yi kendi yanlarına çekmeyi düşündüler.

Aradan yıllar geçti. Sovyetler Birliği yıkıldı. Arşivler açılınca, Papen Suikastı’nın bir Moskova operasyonu olduğu net olarak ortaya çıktı.

***

Yıllar yılları kovaladı…

Bu defa, Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, yine aynı bölgede uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş da 1942’deki suikastçı Ömer Tokat’la aynı akıbeti paylaştı.

Şimdi, Mevlüt Mert Altıntaş isimli saldırganın FETÖ’cü kimliği üzerinden tartışıyoruz. Birtakım çıkarımlar yapıyoruz. Yıllar önce tarihi Von Papen suikastına katılan Ömer Tokat da Bolşevik’ti. İnandığı bir ideolojiye hizmet için harekete geçmişti. Mevlüt Mert Altıntaş’ın cinayetin ardından söylediklerine bakılırsa, O’nun durumu da farksız. Altıntaş da işlediği cinayeti kendi iç dünyasında belli bir noktaya oturtmuş.

Ne fark eder? Bunlar neyi değiştirir?

Önemli olan onların hangi düşünceler içinde oldukları değil, kime, neye ve hangi amaca hizmet ettikleri! Kimin aleti oldukları!

Sonuca ulaşmak için, sadece şu soruyu sormak bile yeterli:

-Bu Fetullah Gülen denilen adam kimin iti? Kurduğu ve başında bulunduğu FETÖ denilen örgüt, kime hizmet ediyor?

***

Aslında cevabı belli olan, Erdoğan ve Putin’in açıklamalarının satır aralarında da ortaya konulan bir soruyu tartışıp duruyoruz…

Lafı evirip çevirmeden söyleyeyim…

Karlov Suikastı, bir cinnet halidir. Ama FETÖ’nün değil, arkasındaki batılı güçlerin!

Bu saldırı, milletçe yaşadığımız ve şehitler vererek durdurduğumuz 15 Temmuz Darbe Girişimi’nden aynı düşünülemez! PKK’nın ikiz kardeşi PYD’ye Suriye’de yapılan silah yardımı vardır bu cinayetin arkasında. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tek başına yürüttüğü ve belli çevreleri rahatsız eden Fırat Kalkanı Operasyonu’nu da ekleyebiliriz.

Bardağı taşıran damla ise, Türkiye’nin Rusya ile yaptığı Halep görüşmeleri ile Moskova ve ardından Astana’da düzenlenecek Suriye zirveleri olmuştur.

Saldırıya uğrayan, sadece Karlov değildir. Aynı zamanda Türkiye’ye verilemeyen ayar ve ülkemizin milli menfaatleri ile bölgede oluşturulmak istenen yeni dengelerdir.

FETÖ etrafında dönüp durarak, saptırmayalım ve ucuzlatmayalım olayı. Hep söylüyorum, iti bırakalım ve artık sahibine bakalım!

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Boynundaki şişlik için doktora gitti! İçinden bakın ne çıktı

Dalış sırasında köpekbalığına yem oluyordu! Okyanusta dehşet anları

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları