• $8,6646
  • €10,178
  • 491.313
  • 1391.91
9 Kasım 2013 Cumartesi

Allah sizi ıslah etsin

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı

Ya çocuklara ve gençlere düşmanlar, ya algılama sorunları var ya da hırsları bütün duygularının önüne geçmiş durumda...
Birkaç gündür çocuklarımızı ve gençlerimizi bekleyen tuzakları yazdım. Özellikle uyuşturucuda tehlike çanlarının çaldığına vurgu yaptım. Milletlerarası anlaşmalara dikkati çektim. Hükümetin çocuk ve gençlerimizi korumakla görevli olduğunun altını çizdim. Dört bir yandan destek yağdı.
Küçük bir grup ise, sadece hakaret etti. Çünkü o yazdıklarım Başbakan’ın yaptığı açıklamalara haklılık veriyormuş.
Mantığa bakın:
Demek ki, yazılanların doğru olup olmaması değil, bunlar için Başbakan’ın haklı çıkıp çıkmaması önemli!
“Bırakın çocuklar zehirlensinler” deseydim… Uyuşturucu kullanımına ve gencecik bedenlerin göz göre göre çürümesine gözlerimi kapasaydım… Bildiklerimi kamuoyuyla paylaşmasaydım…
Mutlu olacaklardı!
***
Gezi Olayları sırasında da aynıydı, bugün de aynı, yarın da aynı olacak…
Bizde öyle bir grup var ki, siz ağzınızla kuş tutsanız, “Yahu senin elin yok mu?” diyecek. İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçmek gibi bir marifet sergileseniz, “İşte bu adam yüzme bile bilmiyor” diye bağıracak.
Biz alıştık, toplum da zaten onları iyi tanıyor. Vatandaş “ak” derse, onlar “kara” diye ortaya fırlıyor.
Hükümet, 2014 vizyonunu hazırladı. Çocuklar ve gençlerle ilgili bir dizi projenin hayata sokulması planlandı. Bunların içinde gençler arasında madde kullanımının yangınlaştırılmasını önleyici adımların atılması da var. Bu amaçla “Bağımlıları Topluma Kazandırma Eylem Planı” yürürlüğe sokulacak.
Bekliyorum…
Yakında “Bunlar çocuklarımızın beyinlerini yıkayacaklar” diye sokaklara çıkarlarsa hiç şaşırmam!
***
Hatırlayın, Türkiye füze savunma sistemini Çinlilere ihale etti diye neler yaptılar!..
Kimi “eksen kayması” dedi. Kimisi, “Bu gidişle başımıza çok büyük işler açılacak” yorumunu yaptı. Daha düne kadar “bağımsızlık” nutukları atanlar bile, bu ülkenin bağımlı politikalarının sürdürülmesini savundu.
“Politika doğrudur” dedik…
Sövdüler, bir tek dövmedikleri kaldı!
Peki sonunda ne oldu? Yıllardır bu ülkeyi sömürenler, bize sürekli olarak dayatanlar, kendilerine çeki düzen vermek zorunda kaldı.
Dün, AKŞAM’ın manşetinde okudunuz:
Füzede Çin restimiz, daha düne kadar burunlarından kıl aldırmayanlara teklif yeniletti. Bizim şart koştuğumuz “ortak üretim ve teknoloji transferini” kabul etmeyenler çark etti. ABD, Fransa ve İtalya ortaklığı, yeni bir teklifle kapımızı çalacağını bildirdi.
Muhtemelen dize gelecekler:
-Tamam sizin istediğiniz olsun. Füzeleri ortak üretelim.
Bize en az yüzde 50 pay verecekler. Cimriliği bırakıp, teknoloji transferini kabul edecekler. Biz de hangi teklif işimize geliyorsa ona “evet” diyeceğiz.
Paramız cebimizde kalacak.
Türk mühendisi ve işçisi yeni bir istihdam alanı bulacak.
Kullanılan teknolojiyi öğreneceğiz, bu sayede ileride onlara ihtiyaç duymadan kendi ayaklarımız üzerinde duracağız.
Kötü mü oldu?
Elbette hayır. Ama şimdiden iddia ediyorum, buna da bir kulp takacaklar. Mutlaka bir yerinden tutup çekiştirecekler.
Çünkü doğrunun ve makulün peşinde değiller. Maraza çıkarmak için bahane arıyorlar. Yazının başında belirttiğim gibi hırsları akıllarının önünde gidiyor. Giderek daha da marjinalleşiyorlar.
Yapacak bir şey yok, “Allah ıslah etsin” demekten başka!

<p class='MsoNormal'> </p>

Birleşmiş Milletler neden etkisiz hale geliyor?

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi