• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
30 Nisan 2017 Pazar

Alışırsınız, alışırsınız...

Türkiye’de biz bu filmi daha önce de izledik. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’la vizyona girdi ilk olarak.

Özal, darbeci Kenan Evren’in ardından “Türkiye’nin ilk sivil Cumhurbaşkanı” sıfatı ile Çankaya Köşkü’ne oturduğunda neler yaşadık, neler…

“Çankaya’nın Şişmanı” adı takıldı O’na.

Özellikle sol çevrelerden “olmaz, olamaz” tepkileri yükseldi. “Özal’ın Cumhurbaşkanlığını kabul etmiyoruz” diyenler de oldu, “Takunyalı, Atatürk’ün koltuğuna oturamaz” diye bağıranlar da…

Bir “Yüzde 21,75 tartışması” başladı. Çünkü ANAP, 1987 Seçimlerinde yüzde 36,3 oyla iktidar olmuştu. Parlamento’da çoğunluğu sağlamıştı. Ancak, 1989 Yerel Seçimlerinde oy oranı yüzde 21,75’e inmişti. Turgut Özal ise, o yerel seçimin ardından aday olup, Çankaya Köşkü’ne çıkmıştı. Muhalefet, “Yüzde 21,75 oyla Cumhurbaşkanı mı olunur?” diye soruyordu.

Özal ise onlara “Alışırsınız, alışırsınız” cevabını verdi.

Nitekim aynen dediği gibi oldu. Seçimin ardından alevlenen tartışmalar, zaman içinde sönüp gitti. Ne yüzde 21,75 tartışması kaldı, ne de “takunyalı” suçlaması. “Çankaya’nın Şişmanı” söylemi de unutulup gitti.

Sonuçta, Çankaya’da oyunun kurallarına göre seçilmiş bir Cumhurbaşkanı vardı. Zaman, hazım sorunu çekenlerin işini kolaylaştırdı. Herkes sonucu hazmetti ve alıştı. Tartışmaların tamamı geride kaldı.

***

Anayasa Değişikliği Referandumunun ardından da aynısını yaşamadık mı? CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu “Biz bu sonucu tanımayız” demedi mi? Halk Oylaması öncesinde Avrupa’dan “Sonuç evet çıkarsa, şöyle eder, böyle yaparız” türünden tehditler savrulmadı mı?

“Mühürsüz oy pusulaları” tartışmaları hikaye…

Sandıktan çıkan sonuçların ardından Avrupa’daki bazı çevrelerden gelen olumsuz açıklamalar ile CHP’nin YSK ve diğer yargı organlarına yaptığı itirazlar, aslında bir “hazım sorunu”dur. Tedavisi ise biraz zaman alır.

Üstelik, o sorun aşılmaya başladı bile…

Önce, Dünya liderlerinden peş peşe tebrik telefonları geldi. Ardından. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “Sonuçlara saygı duyuyoruz” açıklaması yaptı:

-Türkiye stratejik ortağımızdır. Müzakerelerin devam ettiğini söyleyebiliriz.

Başka ne söyleyebilirdi ki? Yurt dışı oyları hesap etmezsek, halkın yüzde 95’inden fazlası sandık başına gidip, oyunu kullanmış. Onların da yüzde 51,41’i önüne konulan değişikliği kabul etmiş.

Sözün bittiği yerdir burası!

Geçmişte, kuralına göre yapılan bir seçimde yüzde 21,75’i bile kabul etmek zorunda kalanların, yüzde 51,41’e karşı söyleyebilecekleri bir söz olabilir mi?

Olamaz elbette!

Tam bu noktada “Peki CHP ne yapıyor?” diyebilirsiniz. Söyledim ya, hazım sorunu yaşıyor. Ancak, geçici bir durum bu. Zamanla CHP de hazmedecek, durumu kabullenecek ve alışacak. Yok ki başka çaresi!

***

Üstelik, 16 Nisan’da yapılan halk oylaması öncesinde ortaya atılan kehanetlerin hiç biri gerçekleşmedi. Hatta söylenenlerin tam tersi gelişmelerin olduğunu bile rahatlıkla ortaya koyabiliriz.

“Hayır” cephesine bakılırsa, Türkiye büyük bir sıkıntının içine giriyordu. Tam tersi oldu; alabildiğine rahatladı. Aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen, milletçe “evet”in meyvelerini toplamaya başladık biz…

Döviz ayaklar altında, sürünüyor. Borsa tüm zamanların rekorlarını kırdı, patlama yaptı. Ekonomide bir bahar havası yaşanmaya başladı. Bu hava, hiç şüphesiz geleceği de olumlu etkileyecek.

“Üniter devlet elden gidiyor” denilirken, bu yönde tarihin en büyük kararlılığı ortaya konuldu. Halk oylamasının hemen ardından Sincar’ı, Karaçok’u vurduk biz. Hem de ABD ve Rusya’nın homurdanmalarına rağmen! Bütün dünyaya, milli menfaatlerimizi koruma noktasında ne kadar kararlı olduğumuzu gösterdik.

Ülke içinde ve sınır ötesindeki PKK’lıların tepesine kararlılıkla binerken, FETÖ operasyonlarını hızlandırdık. Büyük, kapsamlı ve oldukça etkili bir temizlik operasyonuna giriştik.

Dikkat ederseniz, halk oylaması öncesi Avrupa’dan yönelen o yaylım ateşi de kesildi. Vesaire, vesaire… Bitti bu iş, bitti. Atı alan sadece Üsküdar’ı geçmekle kalmadı. Dört nala ilerliyor…

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor