• $7,2801
  • €8,7848
  • 405.395
  • 1527.45
11 Şubat 2021 Perşembe

Aktronot

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2023'te Ay'a gidiyoruz" dedi. Ay'a gidecek ilk Türk vatandaşı için astronot ya da kozmonot yerine özgün, bize ait bir isim bulunmasını istedi. Bunun için 83 milyona bir çağrı yaptı.

Yılmaz Özdil, hemen üzerine atladı...

Sosyal medyada "Ay'a gidiyoruz, Aktronot oluyoruz" ifadesini paylaştı.

Açık ve net bir şekilde, bu büyük proje ile dalga geçti. Kendisinin yaptığı gibi vatandaşa 2 bin 500 liraya kitap kakalamak kadar etkileyici, heyecan ve gurur verici bulmadı. Aklınca saldırıya geçip, projeyi küçültmek ve etkisizleştirmek istedi. Uzaya gönderilecek ilk Türk için de "Aktronot" ifadesini kullanarak, içindeki Ak Parti ve Ak Partili düşmanlığını dışına vurdu.

Oysa, bu ülkede yaşayan ve kendini "Türk vatandaşı" olarak ifade eden herkes açısından göğüs kabartıcı bir proje bu! Yılmaz Özdil ise, adeta kırmızı görmüş boğa misali saldırıyor. Belli ki, düşmanlıkları, ön kabulleri, takıntıları pek çok değerin önünden gidiyor!

Şimdi "Muhalif bir gazetecinin iktidarın icraatlarını eleştirmesinden daha doğal ne olabilir?" diye sorabilirsiniz. Eyvallah, eleştirebilir tabii; ülkeye muhalefet de muhalif gazeteci de lazım. Ancak, saldırgan, çirkin, basit, bayağı ve gülünç olmamak şartıyla!

Ayrıca...

Muhalefet neyi savunursa savunsun, öncelikle milli olmak zorunda. Edepsiz bir muhalefet olamayacağı gibi, gayri milli, uşak ve müstemleke kafalı bir muhalefet de olmaz. En önemlisi ise, muhalif siyasetçi, yazar ve gazeteci, bir millet için mermiden daha güçlü savunma mühimmatı olan maneviyata saldıramaz.

Bizde yapılan muhalefet değil, ülkeyi içten oyma ve çökertme operasyonu!

Türkçe bizim canımız, gönül vatanımız...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı yerinde. Biz, uzaya göndereceğimiz kişiye astronot ya da kozmonot demek zorunda değiliz. Bunların karşılığı Türkçe bir kelime bulursak, elbette çok iyi olur. Gönül vatanımıza katkı yaparız.

Bu millet, 40'a yakın kelime kazandırdı dilimize...

"Dolmuş" kelimesi, bu milletin icadıdır. Konya'da alt geçitlere "battı-çıktı" adını veren de bizim milletimizdir. Bütün dünya "computer" derken, biz "bilgisayar" kelimesini kullanıyoruz. Güzel örnekler bunlar ve çoğaltabiliriz...

Bu milletin, "elit" adını verdiğimiz kesimin ve bazı yöneticilerin kirlettiklerini temizlemek gibi bir özelliği var. Cumhurbaşkanı Erdoğan da belki bu yüzden çağrıyı bizzat millete yaptı.

Yeri gelmişken hatırlatmak isterim...

Suya atılan taşın ortaya çıkardığı gibi, dalga, dalga genişlemesi lazım bu çağrının. Çünkü, pek çok yabancı kelimede Türkçe karşılığa ihtiyacımız var bizim.

Mesela, TBMM'de Türkçe'nin korunması için bir çalışma grubu kurulsa ne kadar iyi olur. Maalesef Türkiye'de yaşayan bizler, Türkçe yasaların mealini aramak zorunda kalıyoruz bazen! Öylesine karışık ve karmaşık bir dil kullanılmış ki, birkaç anlam birden çıkıyor bir maddeden!

Yanlış anlaşılmalar ve yorumlar, ciddi sıkıntılara yol açıyor...

İçinde 2 bin 500 liralık kitap projeleri olmadığı için Yılmaz Özdil ya da çevresindekiler burun kıvırabilir belki. Ama Türkiye'nin ve vatandaşın ciddi meseleleri bunlar.

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu