• $33,0758
  • €36,2033
  • 2607.51
  • 11139.5
31 Ağustos 2022 Çarşamba

Aklan da gel

Biz bu filmi daha önce de seyrettik. Her türlü ayak oyununun sergilendiği, kin, nefret ve intikam dolu bir senaryo sahneye aktarılmıştı. Bizzat yaşadım ve içinde yer aldım.

O günlerde Cemaat denilen yapı dimdik ayaktaydı. Henüz 15 Temmuz Darbe Girişimi olmamıştı, ama ülkeye karşı örtülü bir savaş başlamıştı. Ne yazarsam yazayım, soluğu savcılıkta alıyordum. Nurullah Albayrak isimli FETÖ avukatı ve oluşturduğu ekip, içinde "Fethullah Gülen", "Cemaat" ya da "Hizmet Hareketi" gördüğü bütün yazılarımla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunuyordu. Amaç belliydi: Baskılamak, susturmak, sindirmek.

Şimdi de benzer ataklar başladı, farkında mısınız?

Bu suç duyuruları hayli birikti. Ama savcılıklardan da takipsizlik kararları gelmeye başladı. Çünkü içlerinde iddia edildiği gibi "hakaret" içeren, suç unsuru taşıyan hiçbir şey yoktu.

Sonra ben atağa geçtim. Aldığım takipsizlik kararları ile savcılığa gidip "iftira" iddiasıyla suç duyurusunda bulundum. O yapı ile mücadele etmekten çekinen pek çok savcı topu taca attı. Kimi "yetkisizlik", kimi bir başka bahane ile işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Ama ısrarla takip ettim. Sonunda Cevat İşlek adında yürekli bir savcı çıktı, Fethullah Gülen ve avukatı Nurullah Albayrak hakkında "iftira" suçundan iddianame düzenledi. Her ikisi hakkındaki yargılama halen devam ediyor.

Bugün de bazı suç duyuruları ile karşı karşıyayız. Ama yarın bunların nereye evrileceği, nasıl gelişeceği belli olmaz!

***

17-25 Aralık Yargı Darbesi döneminde de bugünküne benzer gelişmeler yaşadık biz. Her gün yeni bir iddia ortaya atılıyordu. Ardı arkası gelmeyen saldırılarla karşılaşıyorduk. Polis ve yargı başta olmak üzere, devletin bir kısım organları da bu işin içindeydi.

FETÖ'cü o saldırı da savuşturuldu. Düzenlenen kumpasların içinde yer alanların bir kısmı yurtdışına kaçtı, bir kısmı da yakalanıp içeri atıldı. Yargılandılar ve ceza aldılar.

MİT TIR'ları operasyonu da bunlardan biriydi. Orada da amaç ülkeyi yönetenleri uluslararası mahkemelerde yargılatmaktı.

Hepsinde de yabancı istihbarat örgütleri, FETÖ ve bazı basın organlarının işbirliği vardı. Türkiye'den kaçıp paçayı kurtaranlar, halen aynı kumpaslara devam ediyorlar.

***

Şimdi de yeni bir dalga ile karşı karşıyayız. İddialar havada uçuşuyor, "Yargılansın bunlar, aklansınlar" çığlıkları atılıyor.

Bir doğrunun içine bin yalan eklenerek, algı operasyonları düzenleniyor. Dün olduğu gibi bugün de Türkiye'yi yöneten irade hedef alınıyor.

Suç duyurularında bulunuluyor, ama yetmiyor. Sanki bunlarla ilgili süreç tamamlanmış ve hüküm verilmiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu operasyona en büyük destek de yurtdışına kaçan FETÖ'cülerden geliyor.

Bu günlerde "Aklan da gel" söylemi, moda haline geldi. Sistemli bir şekilde yayılmaya çalışılıyor. Ortaya konulan en ciddi dayanak da "Öyle dediler, diyorlar" gibi sözcükler.

Bu iddiaları yayanlara, "Senin için de 'öyle böyle' diyorlar, sen de git, aklan da gel" demek lazım. Nasıl olsa herkes dedektif, herkes savcı, herkes hâkim olmuş bu ülkede.

Kirletiyorlar kirletebildikleri kadar!

<p>Trump'ı 'kaçak göçmenler' kurtardı...</p><p>Yasa dışı göçmenlerle ilgili tabloyu okumak için başı

Trump'a suikast girişimi neden öngörülemedi?

Üniversite tercihi yapacaklar dikkat! İşte en çok para kazandıran meslekler

Kıbrıs Barış Harekatı'nın az bilinen fotoğrafları! İlk kez göreceksiniz

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Temmuz 2024)