• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
11 Ekim 2022 Salı

“Aday Akşener”

Kılıçdaroğlu, "Benim o ben" diye kendini öne atsa da... Elindeki bütün kozları masaya sürse de... Şu ana kadar Altılı Masa'da "Ben de varım" diye kimse ortaya çıkmamış olsa da...

CHP içinde bile halen "Kemal Bey olmayacak, aday olamayacak" diyenler var.

Hafta sonu ortak bir dostun evinde bir araya geldik. Yılların CHP'lisi tecrübeli bir isimle saatlerce konuştuk. Sohbetin sonunda baklayı ağzından çıkardı. "Kemal Bey değil" dedi:

-Ortak aday Meral Akşener olacak. "Ben aday değilim" diyerek kendini çok iyi gizledi. Meral Hanım, kadın olmasının avantajı ile en çok oyu kendisinin alacağını söyleyecek ve son anda ortaya çıkacak.

"Peki ya güçlendirilmiş parlamenter sistem ve Başbakanlığa talibim" söylemleri ne olacak?" diye araya girdim...

Sadece gülümsedi:

-Sen boş ver onları.

Uzun süredir ben de benzer değerlendirmeler yapıyorum. Akşener'in "Ben Başbakan olacağım" diyerek kendisini taca atmadığını söylüyorum. Hatta bu söylemle konumunu daha da güçlendirdiğinden "Türkiye'yi ben yöneteceğim" mesajı verdiğinden bahsediyorum. "Seçilecek aday" sözleri ile de kendi önünü açmaya çalıştığı değerlendirmesini yapıyorum.

O yüzden, CHP'li kurt siyasetçinin yaptığı değerlendirmeler yabana atılmamalı.

***

Adını vermeyeceğim. Ancak, ufuk turu yaptığımız CHP'li, Kılıçdaroğlu'ndan çok eski bir siyasetçi. Geçmişte oldukça önemli görevlerde bulundu. En ilginci de Meral Akşener'in İçişleri Bakanlığı döneminde, kendisine çok sert muhalefet yaptı. Görüş olarak Akşener değil, Kılıçdaroğlu'na yakın.

Ama Akşener diyor! O da Kılıçdaroğlu ile sonuç alınamayacağını düşünüyor. Erdoğan'a karşı Akşener'in daha geniş kitlelere ulaşabileceği görüşünde. CHP'de böyle düşünen başka isimler de var.

En ilginci de...

Altılı Masa paydaşları da dahil olmak üzere muhalefetteki pek çok isim gibi, O da Parlamenter Sistem'e geri dönme çaba ve arzusu olduğuna inanmıyor. O yüzden, "Tek adam gidecek, Parlamenter Sistem gelecek" sözleri, geçmişteki "Aman AB treni kaçmasın" söylemlerine benziyor. Toplumun önüne gerçekleşmesi mümkün olmayan bir hayal konuluyor.

Saatlerce süren sohbetin ardından gördüğüm şu:

Hedef ve amaç sadece Erdoğan'ı göndermek! Türkiye'deki muhalefetin beslendiği tek kaynak Erdoğan düşmanlığı!

"Erdoğan giderse ne olacak?" sorusunun cevabı ise yok. En etkili isimlerin bile bu konu üzerinde düşündüğünü hiç sanmıyorum. Ayrıca, hep soruyorum ve cevabını da alamıyorum:

-Mesela ABD ve Avrupa ile ilişkiler ne olacak? Tekrar geçmişe mi döneceğiz? Son dönemde emperyalizme karşı elde ettiğimiz kazanımları nasıl ve ne şekilde koruyacağız?

Yok, tatmin edici bir cevap yok. Sadece "Merak etme, Erdoğan döneminden daha iyi olur" türünden kaçamak cevaplar var.

Sadece tek bir hedefe kilitlenmişler. "Halk bu defa kararlı, gidecek" diyorlar. Tersi bir ihtimali düşünemiyor ve kabul etmiyor, Erdoğan'ın topladığı kalabalıkları, ilgiyi ve attığı adımları görmüyor ve görmek istemiyorlar.

Bakanlığı döneminde kendisi ile alabildiğine mücadele eden ve TBMM'de önergeler verip icraatlarını yerden yere vuranların, bugün "Bu iş Akşener'le olabilir" demeleri de son derece düşündürücü!

<p>Televizyonlarda hayatını kaybeden Filistinlilerin  görüntülerine yer verilmiyor. İbranice yayınla

İsrail televizyonları katliamı nasıl anlatıyor?

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…

Türk Yıldızları'ndan nefes kesen gösteri!

Soykırımcı İsrail on binlerce Filistinliyi katletti... Ez-Zeytun mahallesi yerle bir oldu!