• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
3 Mayıs 2017 Çarşamba

56 yıllık yalan bitti

Cumhuriyetin ilk yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Celal Bayar dönemlerinde yoktu. Onların partileri vardı. Değişiklik, önümüze 1961 Anayasası ile geldi, “Tarafsız cumhurbaşkanı” dedik ve hep kendimizi kandırdık…

Özal mı tarafsızdı ve kurucusu olduğu ANAP’la ilişkisini kesti? Tabii ki değil. Akşam olduğunda Çankaya Köşkü’nün 5 numaralı kapısından ne kadar ANAP’lı varsa içeri girer, neredeyse grup toplantıları yapılırdı.

Demirel’in mi partisiyle ilişkisi yoktu? Yaşadık bir o günleri, Süleyman Bey’in eli hep DYP’nin içindeydi. Demirel, partiyi “tapulu arazisi” olarak görüyor, kendi deyimiyle “üzerine gecekondu yaptırmam” diyordu.

Ahmet Necdet Sezer partili değildi. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’ndan Çankaya Köşkü’ne çıkmıştı. Buna rağmen pek çok cumhurbaşkanından çok daha fazla taraftı. Hem de gırtlağına kadar!

Asker kökenli isimlerin bile cumhurbaşkanı seçildikten sonra en azından oy verdikleri bir partileri vardı.

“Tarafsız Cumhurbaşkanı” aslında bir tiyatroydu. 16 Nisan halk oylamasına kadar hep sahnede oldu. Biz de 50 küsur yıl kandırdık kendimizi.

***

Siyasetten gelen cumhurbaşkanları, partilerini kontrol altında tutmaktan hiç vazgeçmediler. Kontrolü yitirdikleri an da çıngar koptu. Türkiye ciddi sıkıntılar yaşadı. Geçmişte hem Özal, hem de Demirel’de gördük biz bunları.

Aslında partisiz cumhurbaşkanlarında da durum farklı değildi. Kimi zaman açık, kimi zaman da gizli güç mücadeleleri yaşandı. Özellikle Sezer dönemindeki güç mücadelesi, yönetimi tıkadı. Bu ülkeye ciddi bedeller ödetti.

Yönetimdeki çift başlılık, hep sıkıntı doğurdu. Ülkenin önündü takoz oldu. Bunun faturasını da vatandaş olarak bizler ödedik. O yüzden, halk oylamasının ardından, dün gerçekleşen Erdoğan’ın AK Parti’ye üyelik başvurusuna bu gözle bakmak lazım. Hem, birbirimize ve halka yalan söylemekten kurtulduk. Hem de ülkenin önü açıldı.

Yıllardır bu ülkede yaşanan fiili durum, yasal bir hal aldı!

***

Dün AK Parti Genel Merkezi’ndeydik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’ye yaptığı üyelik başvurusunu izledik. Tarihe tanıklık ettik.

Önce, Başbakan Binali Yıldırım, duygusal bir konuşma yaptı. “Özlemek sabretmektir. Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir” dedi.

Ardından bir gerçeği ortaya koydu:

-Ev sahibine “hoş geldin” demeye ihtiyaç yoktur.

Sonra Erdoğan kürsüye çıktı. “Sevdama, aşkıma yeniden dönüyorum” sözlerinin ardından AK Partililere “Selamun Aleyküm” diye seslendi:

-Bu ayrılık, sadece resmi bir ayrılıktı. Aramızdaki mesafe, sadece mevzuat gereğiydi.

Aynen öyle…

Zaten geçmişteki ayrılıklar da hep “mevzuat gereği” oldu. Gerçekte ise ne Özal, ne de Demirel partilerinden hiç kopmadılar.

Bu gerçek, hiçbir zaman halkın bir bölümünü kucaklayıp, diğer bölümünü yok saymak anlamına da gelmedi. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Özal ve Demirel dahil, gelmiş geçmiş bütün cumhurbaşkanları milletin tamamını kucaklamaya çalıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da AK Parti’ye üye olup, partililiğini ilan ederken, aynen şu ifadeyi kullandı:

-Hizmetlerimizde hiçbir ayırım yapmadık, yapmıyoruz ve yapmayacağız. Bilinmelidir ki, halk oylamasında sandıktan çıkan yüzde 51,4 AK Parti’nin oyu olmadığı gibi, yüzde 48,6 da CHP’nin oyu değildir.

***

Bitti…

16 Nisan’da sandıktan çıkan sonuçlarla Türkiye’de yeni bir dönem başladı. Ülke yönetimindeki çift başlılık sona erdi. Tabii, tam olarak uygulamaya geçirilmesi için 2019’u beklemek gerekecek. Üstelik, ekonomiden siyasete, terörle mücadeleden milletlerarası ilişkilere kadar pek çok alanda 16 Nisan’ın meyvelerini toplamaya başladık bile.

Artık geleceğe bakma zamanı.

Nitekim dün AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen sade törende de bu mesaj verildi. Başbakan Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuştuğu kürsünün arkasına iki adet Atatürk portresi yerleştirildi. Gazi Mustafa Kemal, dalgalanan ay-yıldız’ın önünde, başını kaldırmış ileriye doğru bakıyordu.

Biz de öyle yapacağız!..

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!