• $8,4883
  • €10,2844
  • 500.554
  • 1441.33
13 Mart 2015 Cuma

40 yıldır akıllanmadılar

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı
YAZARIN SAYFASI

Bolşevizm tarihe gömüldü, koca Sovyetler Birliği çöktü. Artık o zihniyetin kalıntıları müzelerde sergileniyor. Ama bunlar halen aynı yerdeler. Bir arpa boyu yol kat edebilmiş değiller.

Yine “halk meclislerinden” bahsediyorlar. Yine sandıkta değil, sokaklarda çare arıyorlar. Bugün bile milli iradenin karşısına “devrim” nostaljisi ile çıkabiliyorlar. Üstelik “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” düsturuyla hareket eden destekçileri bile var.
1970’li yıllardan kalma “ajitasyon” tekniklerini, hâlâ bu millete yedirmeye çalışıyorlar. Bir yandan demokrasi düşmanlığı yapıp, diğer taraftan “demokratik hak” çığırtkanlığına devam ediyorlar…
40 yıldır değişmediler, değişmek niyetinde de değiller.
* * *
Referansım, Cumhuriyet ve Hürriyet gazeteleri. Dün, Berkin Elvan’ı anma haberlerini onlardan okudum…
Türkiye ayaktaymış!
Kaç kişi? Başlıktaki “Ayağa kalkan Türkiye”yi alttaki haberlerde aradım. Birkaç bin kişiden fazlasını bir türlü bulamadım.
Onlar da kimlerden oluşuyor biliyor musunuz? “Liseli Anarşist Faaliyet” isimli bir grup; yanında da kendilerine “Liseli Öğrenciler Birliği” adını verenler. Onlar da sadece 4 kişi, kendilerini zincirlemişler.
Bir de Kızıl Bayraklı Halk Cephesi var. Muhtemelen ya Leninist ya da Mao yanlısı bir grup! Okmeydanı’ndaki yürüyüşü onlar başlatmışlar. Yayımlanan fotoğraflara bakılırsa, peşlerinde de sürekli istismar edilen, kullanılan 18 yaşından küçük Berkin Elvan’lar var.
“Halk Cephesi” ya da “Halk Meclisi” denildiği zaman orada durmak lazım. Adı bile değişmemiş, hamam da aynı tas da. Öğrenciliğimden iyi bilirim. Sandığı ve milli iradeyi tanımaz onlar. “Devrim” derler, o devrimin de “sokakta” gerçekleştirileceğine inanırlar. Yasadışı ve kural tanımaz oluşumlardır. Geçmişte “halk mahkemeleri” bile vardı. Kendileri gibi düşünmeyenleri yaka paça götürür, yargılar ve cezalar verirlerdi.
Diyorum ya, biz bu filmi çok seyrettik!
* * *
Peki Berkin Elvan’ı nasıl anmışlar?
Alışık olduğumuz eski usullerle...
Fotoğrafları var. MOBESE kameralarını parçalamışlar. (Bunlar geçmişte ellerindeki sopalarla parklardaki çiçekleri de parçalarlardı.)
Polisin üzerine ses bombası atmışlar.
Havai fişekli, molotoflu, taşlı, sapanlı, bilyeli ve sopalı saldırılar, zaten alışık olduğumuz “vaka-i adiye” bölümünden.
Barikatlar kurmuşlar, ateşler yakmışlar.
Ve ara sokaklardan silah sesleri yükselmiş. Bu saldırı sırasında da üç polis aracına kurşun isabet etmiş.
Göstericiler, her zamanki alışık olduğumuz görüntüleri sergilemişler; yadırganmaz. Polis ise son derece büyük bir ayıbın altına imza atmış. TOMA’lardan onların üzerine su sıkmış, biber gazı kullanmış, biliyor musunuz?
Öyle diyor bizim malum basın. Çünkü gazetelerde “Bırakın demokratik haklarını kullansınlar” başlıkları var!
Bu başlığın sol altında ise, elinde tabancalı, kasklı ve yüzünü gizlemiş bir göstericinin fotoğrafı yer alıyor!
* * *
Kısa pantolonlu çocukluk dönemlerimde gazetelere bakardım, böyleydi. Aradan uzun yıllar geçti, halen böyle. Bir yanda eli silahlı “masum göstericiler”, diğer tarafta onlara son derece acımasız davranan güvenlik kuvvetleri!
Neredeyse 40 yıldır bu kepazeliğin esiriyiz.
En vahim olanı da bizim ülkemizde halen bu zihniyetin müşterileri ve destekçileri var. Hiç değişmediler, “yavuz hırsız” misali halen bağırıp çağırıyorlar.
En çok de neyi yadırgıyorum, biliyor musunuz? Bu zihniyet, adı lazım değil bir siyasi partimizin mensuplarına kan kusturmuştu yıllarca. Şimdi bakıyorum, onlar da bu köhnemiş zihniyetle kol kola.
Ne diyeyim, ört ki ölem!

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı