• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
27 Ağustos 2015 Perşembe

2 artı 1 Bahçeli

Deveye sormuşlar, “Boynun niye eğri?” diye. O da “Nerem doğru ki?” sorusuyla cevap vermiş. Bizdeki siyaset de aynen böyle!

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tam üç defa bir araya geldiler. 42 saatten fazla görüştüler.

Neydi amaç? İki partinin koalisyon çatısı altında bir araya gelip gelmeyeceğini belirlemek. Ama olmadı, çok ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

Kemal Kılıçdaroğlu, buna rağmen “Bize bir koalisyon teklifi yapılmadı” dedi. Doğrudur, yapılmadı. Çünkü böyle bir alt yapı ortaya çıkmadı. Ak Parti ile CHP uyuşamadı, anlaşamadı.

Bu koalisyon kurulamazdı. Kurulsa da ülkeyi yönetemezdi.

Kemal Bey, yine Ak Parti’yi suçladı. Bütün olumsuz şartlara rağmen, CHP’nin Ak Parti ile hükümet içinde yer almaya son derece istekli olduğu görüntüsünü verdi.

Sonra ne oldu?

Bir hükümet ortaya çıkmadığı için Anayasa devreye girdi. Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın 104 ve 116. Maddelerini uygulamaya koydu. Geçici bir seçim hükümeti gündeme geldi. Uyumsuz da olsa Ak Parti ile bir koalisyon hükümetinin neden kurulamadığını sorgulayan CHP, bu defa makas değiştirdi. “Ben bu hükümete bakan vermem” dedi.

Biliyorsunuz, Kılıçdaroğlu daha sürecin başında “Bakan da olsam ben o Saraya çıkmam” demişti. Sonra, “Beni niye Saraya çağırmıyorlar?” sorusunu sormuştu. Saray’a çağırılıp kendisine hükümet kurma görevi verilmesini istemişti.

Çelişkiler içinde kıvranıp durdu.

Devlet Bahçeli de sağa sola “şerefsiz” damgası vururken, bir ara “seçim” istedi, sonra “vazgeçtim, değiştirdim, istemem” dedi.

“Kırmızı çizgilerden” bahsetti… “Dört şart” tutturdu gitti…

MHP’nin şartları olduğu gerekçesine dayanıp koalisyon ortaklığına girmedi; ki olabilir; bu söyleme saygı duyulabilir.

Ama, daha sonra geçici seçim hükümetine de bakan vermeyeceğini açıkladı ve vermedi. Ne ilgisi var o şartların seçim hükümeti ile?

1)Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ile ilgili bir adım atılmayacak.

2)Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesi ile ilgili bir faaliyet söz konusu olmayacak.

3)Çözüm süreci zaten buzdolabında. Bizzat Erdoğan açıkladı.

4)17-25 Aralık soruşturmaları ile ilgili bir gelişme de yaşanmayacak.

Üstelik, burada çok önemli bir nokta var. MHP gerçekten bu soruşturmalarla ilgili adım atılmasını istiyorsa hükümete girerdi. CHP ve HDP ile birlikte soruşturmaların başlatılması için adım atardı. Üstelik, o durumda kabinede çoğunluk da sağlanırdı.

Niye yapmadı?

“HDP ile birlikte hareket etmek istemedi” denilirse inanmam. Çünkü, son günlerde hep aynı fotoğraf içinde yer alıyor. En son örneği de HDP ve PKK ile birlikte Yarbay Mehmet Alkan’a sahip çıkması.

Öyle görünüyor ki… MHP’nin çelişkileri CHP’den daha fazla!

MHP’nin derdi HDP falan değil. Devlet Bahçeli, aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ak Parti ile aynı noktada buluşmak istemiyor. Sık sık CHP ve HDP ile aynı fotoğraf karesi içine giriyor, ama Erdoğan ve Davutoğlu ikilisinden köşe bucak kaçıyor!

Hem CHP, hem de MHP sürekli olarak “Cumhurbaşkanı Anayasal çizgiler içinde hareket etsin” diyor. Ama Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’nın anayasal yetkilerini kullanıp Bakanlar Kurulu’nu toplamasını bile kabul etmeyeceğini açıklıyor.

Anayasa’nın 104 ve 116. Maddeleri, CHP ve MHP’nin kurulacak geçici hükümete bakan vermesini öngörüyor…
Sürekli olarak “anayasa” diyen her ikisi birden “hayır” diye karşı çıktılar. Yetmedi, partili milletvekillerine de yasak koydular.

Demem o ki, olmuyor; ortaya konulan bütün gerekçeler ve arkasına saklanılan bahaneler gerçeklerin üzerini kapatamıyor.

Bir yanda Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Ak Parti var. Diğer safta da CHP, MHP ve HDP bloğu. CHP, samimi davranıyor; parti içinde gerekirse HDP ile seçim ittifakı yapılabileceğini söyleyenler çıkıyor. MHP ise hem HDP’ye vuruyor, hem de onunla birlikte aynı hedefe doğru koşuyor.

Ortaya çıkan tabloyu “2 artı 1 Bahçeli” olarak formüle etmek mümkün!

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!