• $8,6677
  • €10,1847
  • 491.035
  • 1391.91
31 Mayıs 2017 Çarşamba

1044 gün sonra

Emin Pazarcı
Emin Pazarcı

16 Nisan’da millet sandığa gitti. Devrim niteliğinde bir kararın altına imza attı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne onay verdi. Türkiye’de partili cumhurbaşkanları dönemi başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 Mayıs’ta AK Parti üyesi oldu. 21 Mayıs’ta toplanan Olağanüstü Büyük Kongre tarafından Genel Başkan seçildi. Önceki gün topladığı MKYK toplantısına başkanlık etti. 1044 gün sonra da AK Parti Meclis Grup Toplantısı’nda yeniden milletvekillerinin ve dolayısıyla vatandaşların karşısına çıktı. Erdoğan, bıraktığı noktada AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan’dı. Dün ise, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı sıfatını taşıyordu.

Yine tarihi bir an yaşandı…

Heyecan dorukta, bütün milletvekilleri ve Bakanlar Kurulu üyeleri AK Parti’nin Meclis Grubu Toplantı Salonu’ndaydı.

***

Önce Başbakan Binali Yıldırım ile yer değiştirdiler. Binali Bey, Genel Başkan Vekili ve AK Parti Grup Başkanı sıfatıyla divandaki yerini aldı. Her zaman oturduğu milletvekillerinin bulunduğu sıraların en önündeki yere de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçti.

Başbakan Yıldırım, kısa bir konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şu sözlerle kürsüye davet etti:

-Darbeye darbe vuran Cumhurbaşkanı.

Büyük bir alkış tufanı koptu. Erdoğan, sevgi gösterileri arasında kürsüye çıktı. “Nerede kalmıştık” dercesine konuşmasına başladı…

Yaptığı konuşmayı özetlersek, her zaman olduğu gibi “durmak yok, yola devam” dedi. Hem de daha fazla koşarak ve daha çok ter akıtarak! Erdoğan, vatandaşa “huzur” vaat ederken, milletvekillerinin hizmet çıtasını alabildiğine yükseltti. Önlerine, 2053 vizyonunun alt yapısını oluşturacak yeni bir hedef daha koydu. 2035 Yılı’na yönelik yeni bir çalışma başlatıldığını açıkladı.

Karşısında ciddi bir siyasi rakip bulunmayan AK Parti’nin, yine geçmişte olduğu gibi kendisi ile yarışmaya devam edeceğini söyledi. İlk hedefin de vatandaşların birikmiş sorunlarını çözmek olduğunu ifade etti.

***

Erdoğan, “AK Parti devrimci bir partidir” dedi. Yeni dönemde milletvekillerinin önüne kapsamlı bir çalışma programı koydu:

-Seçim bölgelerinizdeki her vatandaşın günlünü kazanacak çalışmalar yapmalısınız.

-80 milyonun tamamına ulaşacak bir çalışma programı hazırlıyoruz.

-Teşkilatlarımızın tamamını güncelleyeceğiz.

-Çok daha dinamik ve gayretkeş ekiplerle 2019’a hazırlanmamız gerekiyor.

-Başarı çıtasını daha yukarı taşımalıyız. Aksi takdirde milletimize arzu ettiğimiz hizmeti veremeyiz.

Ardından, çok önemli bir uyarıda bulundu:

-Milletle irtibatımızın zayıfladığı gün, bizim bittiğimiz gün olur!

Ve ekledi:

-Ben sizlere inanıyorum.

İşte “Erdoğan mucizesi” burada yatıyor! Muhalefetle değil, kendisiyle yarışıyor. Rakiplerinden bir adım önde olmakla yetinmiyor. Sürekli olarak yeni hedefler ortaya koyuyor ve arayı daha fazla açmaya çalışıyor. Yeni projeler üretiyor. Koşuyor ve koşturuyor. Yetmiyor, üzerine bir de denetliyor.

Üstelik, kısa bir aradan sonra yine AK Parti’nin başında. Türkiye’de muhalefetin işi bu yüzden oldukça zor!

***

Erdoğan, böyle bir görüntü ortaya koyarken, Ana Muhalefet Partisi CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisini dar bir alana hapsetmekle meşgul. Dün twitter hesabından yine garip bir paylaşım yaptı. Aynen şu ifadeyi kullandı:

“Gezi direnişi, 80 sonrası dönemin en demokratik, barışçı ve birleştirici hareketiydi. Haksızlığa karşı susmamayı hatırlatanlara selam olsun.”

Edilecek laf mı bunlar?

Biz de yaşadık o günleri. Ellerinde taş ve sopalarla “demokrasi” aradı onlar. Polis kurşunladılar, araç yaktılar. Vatandaşın huzuruna kastettiler, esnafı iş yapamaz hale getirdiler, geniş kitlelerin huzurunu bozup, hürriyetini engellediler. Kendilerine destek vermek için yanlarına giden eski DSP’li eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e bile tahammül edemeyip, üzerine saldırdılar.

Birleştirici değil, dış destekli ve bölücüydü onlar!

İşte, Türkiye’de “80 milyonu kucaklayın” diyen bir Erdoğan, diğer tarafta bölücü ve terör estiren Gezicilere övgüler düzen bir Kılıçdaroğlu gerçeği var. AK Parti kendisiyle yarışmasın da ne yapsın?

<p>24 TV'de yayınlanan Arafta Sorular'ın bu haftaki konuğu, Oyuncu Gökhan Serdar oldu.</p><p>Star ya

Serdar Gökhan: Bu toprakları seven hain davranmaz

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi