• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
1 Mayıs 2024 Çarşamba

1 Mayıs

Yaşadım o günleri, kâbus gibiydi. Kahvehanelerin kurşunlandığı, öğrenci servislerinin bombalandığı, her gün onlarca kişinin öldürüldüğü günlerdi. İnsanlar, sokağa çıkarken bile tedirgindi.

Ve 1 Mayıs geldi çattı.

Herkes "Bir şeyler olacak" diyordu. Ama o kadarını kimse tahmin etmiyordu. 1977'de İstanbul Taksim Meydanı'nda binlerce insan toplanmıştı. Akşam saatlerinde kürsüde DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşuyordu. Bir anda silahlar patlamaya başladı. Maocu ve Leninci gruplar birbirine girdi. Tam bir can pazarı yaşandı. Kurşunlardan kaçanlar Kazancı Yokuşu'nda sıkıştı. Pek çok kişi orada ezilerek can verdi.

Bilanço ağırdı: Bazıları kurşunlara hedef olan, bazıları da sıkışan tam 36 kişi can verdi. 130 kişi de yaralandı. Olay, ertesi günkü pek çok gazetede Maocu-Leninci çatışması olarak yer aldı. Ama zaman içinde 'Faşistlerin saldırısına" evrildi. Hatta isimlerini vermeyeceğim olayların içinde yer alan ve doğruyu ortaya koyan pek çok solcu da kendi mahallesi içinde linç edildi.

O dönemde solun bir geleneği vardı. Fraksiyon çatışmalarında birbirlerini öldürürler, 'Faşistler katletti" diye bağırırlardı. En çarpıcı örnek de Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde işlenen Mustafa Kuseyri cinayetiydi. "Faşistler katletti" diye sokaklara çıktılar, orduyu göreve davet ettiler. Yıllar sonra Hasan Cemal gerçeği yazdı. Mustafa Kuseyri, kendi arkadaşları tarafından öldürülmüştü. Hatta Hasan Cemal'in yazdığına göre, gerçeği örtülemek için kan izlerini de gazeteci Cengiz Çandar silmişti.

Aslında o günden bu yana değişen bir şey yok. O dönemde bu yapılanlara "ajitasyon faaliyeti" deniliyordu. Bugün de gerçekler çarpıtmak için "algı operasyonları" düzenleniyor. Sosyal medya da genellikle bu amaçla kullanılıyor.

***

Bugün 1 Mayıs...

Devlet de geçmiş tecrübelerin ışığında o acıların bir daha yaşanmaması için tedbirler alıyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, "kutlanmasın" demiyor. Sadece güvenlik ve asayişi sağlamak için bazı tedbirler alıyor.

Ama hep aynı tabloyu yaşıyoruz biz. Bazıları 'İlle de Taksim" diye direniyor. Bazıları da alınan tedbirleri kirletmek, çarpıtmak, devlete olan kinini kusmak için elinden geleni yapıyor.

Malum terör örgütleri "Taksim'de toplanalım" diye çağrılar yapıyor. Bunun için sosyal medya hesapları kullanılıyor. Herhalde 1977 Olaylarının özlemi içindeler. Yeniden aynı tablonun yaşanmasını istiyorlar.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak anayasal bir hak ve burada bir sıkıntı yok. Ancak, her isteyenin dilediği yerde kafasına göre bu hakkı kullanması da mümkün değil. Bu hakkın kullanılacağı yerler belli. Taksim Meydanı o alanlar içinde yer almıyor.

İşin güvenlik, trafik ve toplumsal huzuru ilgilendiren boyutları var. Terör örgütlerinin hareketliliği ve güvenlik birimlerinin aldığı istihbaratlar da bu konuda son derece önemli.

Ama malum çevreler "olmaz" diye direniyor, alınan tedbirleri bir hakkın önlenmesi olarak topluma sunmaya çalışıyorlar.

Bize geçmişte yaşadıklarımızı dayatmaya ve bu millete aynı filmi bir daha seyrettirmeye çalışıyorlar. Ama artık geçti, bitti, geride kaldı o günler!

<p>Sırp askerleri tarafından 8 bin 372 kişinin acımasızca  katledildiği Srebrentisa katliamı Birleşm

Srebrenitsa Soykırımı BMGK'da

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…

Türk Yıldızları'ndan nefes kesen gösteri!

Soykırımcı İsrail on binlerce Filistinliyi katletti... Ez-Zeytun mahallesi yerle bir oldu!