• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
23 Mart 2013 Cumartesi

Yaşlı, göbekli ve mutlu olmak

 Ancak kendilerini aşka-meşke kaptıranların yaşlılık dönemlerinde pek mutlu olduklarını sanmıyorum. Ölmez de sağ kalırlarsa fit oluyorlar ama mutlu; asla!

Hayat denklikler üzerine kuruldu mu güzelleşiyor. Hem hayat, hem ilişkiler. Ya yaş denk olacak, ya zevkler, ya beklentiler. Kalp, beyin, ruh ve beden ortaklığından en az birkaçı denk olacak. Başarılı bir ilişki yürütme ihtimali, sokakta dolaşırken başımıza bir uydu düşmesinden daha düşük. Aslında cümle tam olarak böyle değildi, ben uydurdum. Ancak doğru, şöyle bir çevremize bakalım ve mutlu çiftleri sayalım. Bir elin parmaklarını geçecek mi? Mutsuzluğun bulaşıcı olduğunu düşünüyorum, mutsuz olma yolunda ilerleyen biri varsa hayatınızda yolundan çekilin hemen zira sizi de o yolda sürükleyecektir. Bırakın gitmek isteyen gitsin, gelecek olana yer açılsın… 

Geçtiğimiz hafta bir araya geldiğim çok sevgili bir yazar dostumun, yıllar önce evlenip boşandığını öğrendim. Şimdilerde evli ve çok mutlu; iki kadın sohbeti koyulaştırınca konu edebiyattan erkeklere geliverdi. Bana kalbini açtı ve ilk kocasını anlattı. İlk kocasını sevmiş, çok genç yaşta evlenmişler. Adam da sevmiş, aile pek istekli olmasa da karşı çıkamamış ve apar topar evlenmişler henüz yirmileri selamlamadan. On sekiz yıl kadar da evli kalmışlar. Otuz sekiz yaşında kocasından ayrılmış arkadaşım; ardından üzüntü, bunalım ve sıkıntı dolu günler geçirmiş. Adam tası tarağı toplamış, genç bir kadınla Bodrum’da yaşamaya başlamış. Yıllar üzüntüyü silmiş süpürmüş, zaman içinde karşılaşmışlar, bir de ortak çocukları olduğu için birbirlerinden haberdar olmuşlar. Arkadaşım zaman içinde yüzündeki çizgilerin derinleştiğini, kilo aldığını ve dingin bir hayata başladığını anlattı, “Ben yaşlandım ama o direndi, yaşlanmadı” dedi. 
Eşzamanlı olarak eski koca kırkından sonra kulağını deldirmiş, omuzlarına dövme yaptırmış, her orta yaşlı erkek gibi motosiklete merak salmış; genç sevgiliyle evlenmiş, boşanmış ve daha genç biriyle Amsterdam’a yerleşmiş. Arkadaşım “Bir daha asla sevemem” derken, nefis bir adamla tanışmış; adam ayaklarını yerden kesmiş. Uzun süredir evliler. Hâlâ el ele, göz gözeler; mutlular. “Eski koca ne oldu peki?” diye sordum. “Amsterdam da mı hâlâ?” Öldü… Sesi çok cılızdı, “Öldü” dedi. Eski koca intihar etmişti, ne acı! Arkadaşımın üzüldüğü belliydi, ölen eski kocaydı ama eski de olsa bir sevda paylaşılmıştı. Sesi yükseldi birden, “Salak şey, gençlik sevdasına düşmeseydi de evinde otursaydı; şöyle huzurlu, tonton, göbekli bir yaşlı adam olsaydı. Ona her gün çeşit çeşit yemekler yapsaydım…” 
Göbekli, huzurlu ve tonton bir ihtiyar olmak nasıl lüks öyle; bayıldım son cümlesine. Eski kocaya aşkından böyle konuşmuyordu biliyorum, öldüğü için üzülüyordu sadece. Şimdiki kocası tonton bir adam, göbekli ve mutlu üstelik. 
“Hayatım, canım” demeden cümlelerine başlamıyorlar. Evlerinden yemekler, gelenler-gidenler, sohbet toplantıları eksik değil…
El ele tutuşan, mutlu bir yaşlı çift kadar gönlümü okşayan bir şey yok son günlerde; 18-24 Mart Yaşlılar Haftası olarak ‘kutlanıyor’ memlekette. En son hangi yaşlının elini öpüp kutladınız? Çevresine huzur veren, akıl veren, varlığıyla ışık saçan, tecrübelerini ilmek ilmek hayata aktarabilenler; sizler çok yaşayın; Allah size uzun ömür versin…

Haftalık... Haftalık...
l Magazin muhabiri Seyhan Erdağ, Show TV’den ayrıldı hafta içinde, yeni bir anlaşma yaptığı konuşuluyor. Nereye giderse iyi işler yapacaktır, hep yaptı, hep çok çalıştı, hep emek verdi çünkü. Bir numerodur o.

l ‘Benzemez Kimse Sana’ programının jürisinde Hande Ataizi yerine Demet Akbağ yer alacakmış. Acaba Seyfi Dursunoğlu Hande Ataizi’ne yaptıklarını Akbağ’a da yapabilecek mi? Bakıcizzz.

l Nihat Doğan, Diyarbakır’da ayağını burkmuş Nevruz kutlamaları sırasında. Çok gezdi son zamanlarda yoruldu tabii. Venezüella yorgunluğu Diyarbakır’da çıktı bak! Nihat gezi programı yapsın… İyi fikir.

l Popstar da başladı ve benim için televizyon anlam kazandı... Bülent Ersoy’suz geçen günler kahrolsun, fevkaladenin fevkindeyim şu anda. Demet Akalın’ı neler bekliyor; Serdar Ortaç olaya ne kadar dayanabilecek; görücizzz. Osmantan Erkır bu grupla sit-com yapmalı… Şahane olmaz mı, doğru söyleyin…

l İbrahim Tatlıses’in kızı olduğu iddia edilen şarkıcı Dilan Çıtak, ortadan kayboldu. Ne kadar ilginç ama! “İbrahim Tatlıses’le aynı odada bulundum” diyenlerin bile prim yaptığı dönemde, başını öne eğip kaybol. Hikâye daha da ilginçleşecek gibi. Annesi kim acaba Dilan Hanım’ın? Gerçek mi acaba? İbrahim Bey’in eşi Ayşegül Hanım hamile ve umarım kafayı bu olaya takmaz. 

l Okan Bayülgen TV8’den ayrılmış. Zaten bir süredir dedikodular geliyordu sağdan soldan. Başlayacak işler başlamıyor, başlayanlar patlama yapmıyor, Okan Bayülgen’den beklenen hamle gelmiyordu.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor