• $13,6081
  • €15,2273
  • 785.8
  • 1997.69
16 Şubat 2013 Cumartesi

Türkler’in kompleksle imtihanı

 THY’nin çoğunluğu mutlu etme ihtimali yoktur. Çünkü memlekette çoğunluk yoktur.

Konu Türk Hava Yolları’nın yeni hostes kıyafetleri ama aslında tam olarak o da değil! Geçtiğimiz yıllarda THY için çekilen Kevin Costner veya Kobe Bryant’ın oynadığı reklâmlar bana en az Dilek Hanif kıyafetleri kadar tuhaf gelmiştir. Ya da Kobe Bryant seçimi ne kadar doğruysa Dilek Hanif hostes kıyafetleri de o kadar doğrudur…

Her zaman şu içinde bulunduğumuz kendimizi iyi ifade etmek zorunluluğu, “Aslında biz var ya” karın ağrısı… Canımı çok sıkıyor…

ZEVKSİZ İNSANLARIZ

Birbirimizi kandırıyoruz ya yıllardır, hadi devam edelim. Modanın merkeziyiz, Avrupa’nın bebeğiyiz, dünyanın incisiyiz, sanatın beşiğiyiz, medeniyetin göbeğiyiz! Hatta en güzel, en büyük, en şahane, en kalabalık, en genç ülkeyiz! Kompleksten kırılıyoruz ve buna bir anlam veremiyorum. 
Zevksiz insanlarız biz, sanata değer vermeyiz, ne estetik duygumuz vardır ne de bu duygu gelişmiştir! Sokağa çıkıp bakıyor musunuz ara sıra kabuğunuzdan sıyrılıp, hayat Bebek’te Nişantaşı’nda, Cadde’de, Antalya’da, Kordon’da gördüğünüz         kadar mı?
“Yüzümüz Avrupa’ya dönük, bizi çok seviyorlar, kebabımızı biliyorlar, lokuma bayılıyorlar” safsatalarıyla karın doyuyor mu hâlâ? Küçük yaşadığımız, küçük baktığımız ve küçük düşündüğümüz için, büyükbabamız Avrupa ile büyük büyükbabamız ABD iltifat edince ayaklarımız yerden kesiliyor! 
Dilek Hanif tasarımları bütünüyle bizi yansıtmaktadır, gayet de başarılıdır bu anlamda. Mini etekli, göğüs dekolteli hostes kıyafeti beklentisi olanlar çok ama o kıyafetler senelerce kullanıldı ve bizi bin yıldır nereye taşıdı sorarım size? Taşımak zorunda mıydı diyeceksiniz; hayır elbette. Olduğumuz gibi olmaktan korkan, göründüğü gibi olamayan, Doğu’dan şiddetle tırsan insanlarız, kabul edelim. Binlerce defa şahit olmuşumdur, “Yurtdışına çıktım beni İtalyan sandılar, Türküm dedim inanmadılar” zırvasına ve bunu anlatırken mutluluktan ağzı kulaklarında kadınların gururuna. Gurur duyuyoruz Batılı gibi olmaktan, görünmekten; evet çoğunluğumuz esmer, kısa, göbekli kalçalı; ne var bunda? 
Hep bir açıklama ihtiyacı, “Biz var ya, eskisi gibi değiliz, Osmanlı yapmış ama biz yapmıyoruz; biz medeniyiz.” Nasıl bir kompleksse bu, bin yıldır içimize yer etmiş. Suriyeli’ye benzetilmek hoşunuza gitmez, Arap kökenli olmaktansa Giritli olmayı tercih ederiz, Karadenizli’yizdir ama köken Kırım’dır, Denizliliyizdir ama aile Selanik’ten gelmiştir, yedi göbek Tunceliliyiz’dir ama aslımız Ruslar’a dayanır!
Nedir bu paranoya? Ait olamama hali, Türk olmaktan imtina etmek? 
Biz sanattan hoşlanmadık, geleneğimizde mimari yok (Mimar Sinan demeyin rica edeceğim), kalıcı eser bırakmayı bilmezük, modayla nasıl baş edeceğiz? Hâlâ evinde plastik çiçekler olan ailelerin evlatlarıyız hangi sanat zevkinden bahsediyorsunuz? Şanslıysak eğer, çekyatların arkasındaki küçük raflara sığdırılan üç-beş kitabı okuyan ailelerin varisleriyiz, hangi edebiyat?

YAŞASIN ASFALT VE BETON!

Roma ve Bizans eserlerinin, Arnavut kaldırımlarının üstünü asfaltla örten, mozaikleri sulara gömen, köprüleri yıkan, taş örgü duvarları, rölyefleri sıvayla kaplayanlarız; yalan mı? Beton yığınlarıyla gurur duyan, yükselmeyi, dikey büyümeyi gelişmişlik sayanların çocuklarıyız, haydi itiraz edin! Bir bakın çevrenize, ne kadar güzel bina varsa bir göz atın; hangileri Türk imzası taşıyor? İstiklal Caddesi’ndeki bir muhteşem taş bina ve bir zevksiz cam bina şeklinde dizilenlerden hangileri geleneksel Türk mimarisine ait; bir tahmin etme oyunu oynayın!
İstanbul modanın merkezi olacak değil mi? Hangi şartla biliyor musunuz? Avrupa isterse! Belki canı ister Dubai’yi seçer, o zaman ne yapacağız, “Haksızlık ettiler” diye ağlayacak mıyız ya da “Yenildik ama ezilmedik” naraları atacağız eskiyi yâd edip. 
Derdim ülkede artık bir çoğunluktan bahsedememek, ortak bir zevkten söz edememek; acıklı geliyor bana ahvalimiz, uzaklaşmak, kopmak durumu… Uzaklaştıkça diş bilemek!
Dilek Hanif’i eleştirenlerden korktum, deli gibi alkışlayanlardan da korktum; ortadaki, uzlaşmacı ve akılcı insanların ses çıkaramıyor olmasından daha çok korktum. Binip bir THY uçağına içkili bir destinasyona mı kaçsam, içkisiz bir memlekete göç edip, kimseye şikâyet de etmeyip, titresem mi mücrim gibi baktıkça istikbalime, bilemedim!   

HAFTALIK

l Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından ödül almış Gülben Ergen. Eline alır almaz da kırılmış ödül. Hangi firmalar yapıyor bu ödülleri, hiç mi önem vermiyorlar bilemedim. Senelerce nasıl muhafaza edilecek birinci dakikada parçalanan ödül, bir test yapmıyorlar mı önceden?

l Hidayet 20 maç ceza almış yasaklı madde kullanmaktan dolayı. NBA tarihi bu tarz ceza alan oyuncularla doludur, yeni ve şaşırtıcı bir haber değil. Ancak Hido’ya verilen ceza fazla gibi geldi bana, benzer madde kullananlar 6-7 maç ceza almış çünkü.

l Biscolata erkeği Carlos (ki, kendisi yakinimdir) Petek Dinçöz’ün klibinde oynamış. En kısa zamanda kendisinden bir dizi, bir film, bir sunuculuk beklemekteyiz. Yapımcılara duyurulur, hatta Survivor adasında alınması için Acun Medya’ya ayrıca ricada bulunulur…

l Cem Yılmaz ve Kemal bebek esprisi duymak istemiyorum, isteyen var mı? Televizyoncular mikrofon uzatıyor ve Cem de şaka yapmak istiyor ama zorlama iş komik olmuyor.

l Kuyt Ailesi’nin güzelliği nedir öyle? Fenerbahçeli oyuncu ve eşi, çocuklarıyla Bebek Dergisi’ne poz vermiş; ba-yıl-dım!

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı

Limonu mikrodalgada 20 saniye ısıtırsanız... Bakın nasıl bir etkisi var