• $7,4358
  • €9,024
  • 443.627
  • 1540.21
29 Ekim 2011 Cumartesi

Oh, iyi ki ayrıldılar!

Birbirlerini seven insanlar ayrılır mı? 50 yıl önce belki ayrılmazlardı ama bugün medya ve teknoloji öyle bir hal aldı ki; sevdaya rağmen beraberliği sürdürmek çok güç. Bir de dedikodulara karşı koymak meselesi var ki, anlatılmaz yaşanır!

"elif.20111028221707.jpg"

İlişkiyi ve evliliği sürdürmenin birinci yolu ıssız bir adada yaşamak! İkincisi de erkeğin kadını çok sevmesi gerçeğidir... Kadının erkeği çok sevmesi ve çok emek vermesi sadece ayrılığı geciktirici bir faktördür ve bu makalenin yazarı 'ilişkiler' konusunda hayli deneyimli olduğu için itiraz kabul etmemektedir. Geçtiğimiz gün futbolcu Arda Turan ve kız arkadaşı Sinem Kobal hakkında 'ayrıldılar' dedikodusu çıktı. Ülkede herkes bu sevimli çiftin evlenmesini isterken (Bir arkadaşımın teyzesi Arda ve Sinem evlensin diye sürekli dua ediyor. Arkadaşım 40 yaşında ve bekar olduğu ve üstelik teyzesi Sinem Kobal'a dua ettiği için kendisinden nefret ediyor) ayrılık haberi üzdü elbette kamuoyunu.
Ayrılık haberini yalanladılar; ancak acaba herkesin içinde başkalarının üzüntüsünden mutluluk duymak gibi çirkin ve ilkel bir hissiyat var mıdır? Şu sebeple söyledim; bir başka arkadaşımın annesi (çevremi değiştirmeli miyim acaba) her duyduğu ayrılık haberinden sonra, 'Ben biliyordum bunların ayrılacağını, önceden söylemiştim' der. Gerçekten de söyler, diyelim bir düğündeyiz ve gelin bembeyaz gelinliği içinde kuğu gibi süzülmekte, kadın 'Yok' der, 'Bunlar mutlu değil, bu kadın bu adamı sepetler yakında'... Arkadaşım annesinin baskısı ve yönlendirmesi ile iki defa evlendi; ilk kocasını çok sevdiği halde, annesi 'Yok' demişti, 'Sen mutlu değilsin, boşanacaksın'... Arkadaşım sırf annesi çok iddialı konuştuğu için gül gibi kocayı boşamış ve annesinin uygun gördüğü asosyal bir doktorla evlenmişti. Annesi 'Mutlusun' dediği için de mutlu yaşamaktalar, şahidim.
Bu tarz 'başkalarının mutluluğundan' nefret etme hadisesinden başka bir örnek vermeliyim. Ailemden birini ifşa edeceğim (annemin bu yazıyı okumayacağını düşünerek!). Efen'im aileden bir hanım (akrabalık bağını da yazmayacağım herhalde) kızının ne kadar asil, ne kadar farklı, ne kadar kültürlü, ne kadar güzel, ne kadar yüce olduğunu söyleye söyleye; kızıyla yaşlandı gitti. Kimseleri kızına layık görmedi, Prens Albert gelse 'kel' diyecekti, o derece! Bu arada ailede evlenen herkesin arkasından konuştu, herkesin dedikodusunu yaptı. Evinden çıkmayan bir kadın olduğu halde, ailedeki herkesin kocasını basit ve sarışın bir kadınla meyhanelerde eğlenirken gördüğünü iddia etti. Bıkmadı usanmadı dedikodudan; kızı bir defa aşık oldu. Karısından boşanmış bir erkekti, ne yaptı etti; adamı karısına döndürdü! Kızını aşık olduğu adama vermedi... Kız da erkeklerden nefret etti zaman içinde, ona yaklaşan her adamı bozdu, anne-kız 'Erkeğe ihtiyacımız yok, oh ne rahatız' şeklinde yaşadılar. O kadar ki, bayramlarda ziyaretlerine gittiğimizde küçük erkek kardeşime şeker vermezlerdi...
(Bunca malzemeye rağmen benden henüz bir sit-com çıkmaması da ilginç değil mi?)
Benim hediyem hazır Sinem'e, altın fiyatları bu kadar artmadan almıştım. Arda'ya da pijama aldım; ailece gidip tebrik edeceğiz. Ben evlilikleri severim, yerinde incelemek isterim. Arkadaşımın teyzesini de alırım yanıma, benim akrabaları da. Eğer dayanırlarsa bir daha da asla yıkılmazlar... Valla...

İzmirliler flört seviyor
Kurdele.com'dan gelen bir araştırma sonucu var; flörtün ömrünü araştırmışlar. Hiç inanmam, aşkın ömrü şu kadardır denir ya, kurdele.com'cular da flörtün ömrünü ölçmüşler ve İzmirliler'in 3 yıllık flört süresiyle müthiş başarısı ortaya çıkmış. Normal süre 2 yıl iken, canımın içi İzmirliler'in bu en keyifli süreyi 3 yıla çıkarmaları nefis. İzmirliler sever
keyif yapmayı, mutlu olmayı, mutlu etmeyi. Yapılan araştırma ayrıca yaş ve eğitim düzeyi arttıkça çiftlerin birbirlerini daha iyi tanımak istediklerini ortaya koymuş. Victor Hugo, '40'lı yaşlar gençliğin yaşlılığıdır, 50'li yaşlar yaşlılığın gençliği' demiş. Hayatı ve gençliği flörtle yaşamak imkanınız varsa, yaşayın gitsin.

Ayrılık da sevdaya dahil, Ashtoncığım!
Onları da rahat bırakmıyorlar. Demi Moore ve tazecik kocası Ashton Kutcher için kaç defa ayrıldılar haberi çıktı hatırlamıyorum. Ashton, geçenlerde katıldığı Kabalacıların düzenlediği bir davette parmağında yüzükle görüntülenince, dedikodu kazanı yeniden köpürmeye başlamış. Dedikoducuların böyle huyları vardır, söylediklerinin uydurma olduğu ortaya çıkınca, başka şeyler uydurmaya başlarlar. Artık bu kaçınılmaz bir döngüdür. Demi sessiz kalıyor, bu da şüpheleri iyice artırıyor ayrıca. Ashtoncık ne yapsın, 'Biz ayrılmadık, aldatmadım, seviyorum' demekten helak oldu. Son dedikodu şu; Demi de onu aldatmış. Ashton pişman olmuş, karısını kazanabilmek için yüzüğünü göstere göstere pozlar veriyormuş kameralara... Arkadaşımın annesi çok önceden söylemişti zaten 'Bunlar ayrılır, hiç yakışmıyorlar. Bu kadın çok ameliyatlı, oğlan güzel. Başka kadınlara gider' diye... Şahidim...

BAYRAM İÇİN ÖNERİ: ZAYIFLAYIN
Kendinizi bir SPA'ya hapsedin, kilo verin, rahatlayın, mutlu olun. Zayıflama ve sağlıklı yaşam konularında hizmet veren şahane oteller var. Kilolarıyla sıkıntı yaşayan varsa aranızda, Antalya Belek'teki Xanadu Resort'ta önereceğim bir uygulama var. Spor, diyet ve muhteşem bir kremle yapılan masajla beraber inanılmaz derecede fark görebiliyorsunuz. Masaj hayli sert yapılıyor, krem iyice vücuda yedirildikten sonra, streç ile sarıyorlar sizi. Bir süre dinleniyorsunuz masajın ardından. ilk seansta bile beş santim incelen oluyormuş. Sahilde yürüyüş yapmak, iyot solumak ve şehrinize bambaşka biri olarak dönmek istiyorsanız, birkaç günü kendinize ayırın derim. Bayramı sakın ola tatlı yiyerek geçirmeyin, bozuşuruz!

<h3>Süper Lig'in 21. haftasında Galatasaray, Yeni Malatyaspor'a konuk oldu. Sarı Kırmızılılar çok zo

Galatasaray - Yeni Malatyaspor maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında