• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
25 Ağustos 2012 Cumartesi

Neden benimle evlenmiyorsun?

Uzun bir ilişkiden sonra kadından ayrılıp, bir anda başkasıyla evleniveren erkeklere karşı akıl almaz bir hınç içindeyim. Hayır, benim başıma gelmedi ama bir arkadaşım yaşadı bu tuhaflığı. Adamı paralamak istedim…

Bir kız arkadaşım ve uzun süre birlikte yaşadığı sevgilisiyle alakalı yazacaklarım. Geçtiğimiz ay ayrıldılar ve henüz ay bitmeden, adam bir başka kadınla evlenmeye karar verdi. Ne ara tanıştılar, ne ara evlenme kararı aldılar bilemedik. Arkadaşım birkaç gün ‘normal’ davranmaya çalıştı, sonra bir akşamüstü telefon edip “Elif, biliyor musun, ayrılma sebebimiz, onun evlilik istememesiydi” dedi… Ağladı, ağladı, ağladı, ağladı…

Tam her şeyi unutmaya ve yaralarını sarmaya başlamıştı ki, geçtiğimiz gün elime bir gazete ilavesini tutuşturdu. Habere göre iş adamı Sadettin Saran ve diş hekimi Emek Külür, evlenme kararı almışlardı. Sadettin Bey de Emek Hanım da son derece eğitimli, düzgün, iyi ailelere mensup, başarılı ve sevilen insanlar, umarım mutlu olurlar.

Arkadaşıma ne diyeceğimi bilemedim. “Neden benimle evlenmedi, neden benimle evlenmedi. Neden Sadettin Saran, Hülya Avşar’la evlenmedi?” deyip duruyordu… Ne cevap vereyim bilemedim…

Sormakta haklıydı çünkü Sadettin Bey, Hülya Avşar ile beraberken evlilikle alakalı soruları duymazdan geliyor ve asla evlenmeye niyeti yok gibi görünüyordu. “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir aslında, her ilişkide dinamikler farklıdır” diyebildim. “Bana ilginç gelen bu işte. Demek ki tıpkı o ‘adamın’ benimle evlenmeyi istememesi gibi, Sadettin Saran’ın Hülya Avşar ile evlenmek istememesi gibi durumlar olabiliyor ama neden?” dedi. “Evlenmeyi istememelerini anlarım ama neden benimle değil de başka bir kadınla. Neden bir ay sonra?” Arkadaşıma cevap veremedim.

Olaya bir de erkek tarafından bakmak istedim, tamam karar değiştirebilirler, tamam bir anda âşık olabilirler. Ama arkadaşımın ayrıldığı sevgilisi düne kadar “Evlilik mi asla bana göre değil hayatım, iyiyiz böyle” derken, arkadaşımı dırdır yapmakla suçlarken, birkaç hafta sonra damatlıklar içinde lüks bir mekânda nasıl çiftetelli oynadı? Kendi bile açıklayamaz bana kalırsa. Zaman geçseydi anlardık, aşk soğusaydı anlardık, bilemedik. Ha bir de, ayrılık aşamasında, “Amma kıskanç kadınsın, başkası yok ama sadece evlenmek istemiyorum. Anla beni. Seni de engellemek istemem, benden daha iyisini hak ediyorsun” demişti. Klişenin kitabını yazmıştı giderayak… Görmeyi bilen göz için, her şey aşikârdı oysa.

Seven kadın anlamazdı, o kadar; inanırdı. Arkadaşım da inanmıştı.

Sadakat ne kadar zor, aldatmamak ne erdem; arkadaşım “Bütün erkekler aynı, hepsi yalancı, sahtekâr” modunda. Değiller ama değil mi? Kadınları kandırmayan, oyalamayan erkekler de var… Ne istediğini bilen ‘adamlar’ var, var olduklarına inanmak bile güzel. Belki de sadece o adamları idare eden ve evlenmeyi becerebilen kadınlar vardır. Kim bilir?

BİR POLİTİKACI OLARAK FATMA ŞAHİN…
Bir olduk… Söz bitti, yürekler yandı. Antep’teki bombalı saldırıda şehit olan sivilleri iktidar, muhalefet ve millet birarada uğurladı.

Fatma Şahin, politikacı değildi cenaze sırasında; kadındı, insandı, yanan, tutuşandı… “İyi ki politikada kadınlar var, daha da olsunlar” dedim. “Fatma Şahinler çok olsun, var olsun”…

Evladını kaybeden anne-baba acısını anlamak ne mümkün? Ne zor, ne tarifsiz.

85 yaşında babaannemi, 80 yaşında anneannemi kaybettim, içimdeki acı dinmedi. Allah’a hep şükrettim, ana-babalı, nineli büyüdüm diye. Ancak değil 85, 185 yaşında da ölseler doyamazdım. Hasretleri dinmedi içimde.

Melisa 1, Sevgi 11 yaşındaydı.
Bebeciğine doyamaz ki bir anne.
Yavrusuna kıyamaz, toprağa nasıl koyar?
Nasıl veda eder?
Acıları paylaştık mı?
Azaltabildik mi?
Biliyorum ki öldük ama azalmadık.
Şehitlere son şahitliğimiz olsun…

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar

1 milyon kibritle öyle bir şey yaptı ki