• $7,3546
  • €8,9508
  • 438.546
  • 1536.11
23 Temmuz 2011 Cumartesi

Mutluluğun tarifi çok açık bir sen, bir ben, bir de bebek

Bahçeşehir Üniversitesi'nde yapılan bir toplantıya katıldım hafta içi ve hüsrana uğradım. '2011 Türkiye Değerler Araştırması' sonuçlarına göre ülkede mutsuz insan yok gibi... Kadınlar da erkekler de hallerinden memnun, bir o kadar da mutlu. İnsanların mutsuz olduğunu düşünerek bir ben miyim her şeyi dert edinen?

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yılmaz Esmer'in başkanlığında gerçekleştirilen '2011 Türkiye Değerler Araştırması Sonuçları' hafta içi yapılan bir toplantıyla açıklandı. 54 il ve 128 ilçede 1.605 kişiyle yüz yüze yapılan görüşmelerden elde edilen araştırma sonuçları ilginç bulgular içeriyor. Bu arada dünyanın en tatlı hocalarından Prof. Yılmaz Esmer'in hem dünya hem de Türkiye Değerler Araştırmaları'nın yürütücüsü olduğunu söylemek isterim. İlk çarpıcı sonuç mutluluk oranlarıyla alakalı. Türk halkının genel mutluluk düzeyi 2001 ekonomik krizi ertesinde dibe vurmuş olsa da yüzde 59 gibi bir dibe vuruş bu! Son araştırmadaysa mutluluk oranı yüzde 77 çıkmış. Yani neredeyse herkes mutlu. O halde bana, bize ne oluyor diye düşünmeden edemedim. Deneklerden ayrıca 'hayattan memnuniyet' için 10 puan üzerinden bir değerlendirme yapmaları istenmiş. Bu sonuç da allak bullak etti beni, 2011'de 7,3 çıkmış sonuç. 2001 krizinde düşse de sürekli yükselmiş hayattan memnun olma durumu. Bana ilginç gelen nokta şu, herkes hayatından memnun ve mutlu ama bir o kadar da güvensizler. Toplu bir dilekçe imzalamak ve barışçı bir gösteriye katılmak isteyenlerin sayısı çok az. Büyük çoğunluk telefon veya elektronik postalarının izlendiğini düşünüyor. Komşu olarak da eşcinseller kesinlikle istenmiyor. Hoşgörü konusunda bu konuda 90'lardan beri yerimizde saymaktayız. Aşırı sağcı, aşırı solcu, ateist, nikahsız yaşayan ve başka dinden olanları da komşu olarak istemiyor, hayatından memnun olan halkımız. Bu durum Avrupa'da da aynı aslında, onlar da Müslüman komşu istemiyorlar.
Örneğin Litvanyalıların yüzde 47'si Müslüman komşu istemiyor.

KADIN KADININ KURDUDUR!
Gelelim benim için en can alıcı noktaya; toplumda kadının konumu nedir? 'Bir erkeğin birden fazla eşinin olması kabul edilebilir' sözüne katılanların oranı 1996'da yüzde 10 iken, 2011'de bu oran yüzde 23'e çıkmış. Örneklemeye katılan kadınların yüzde 19'u, yani her beş kadından biri de bu görüşe katıldıklarını söylemişler. Tam da buraya geldiğinde Prof. Yılmaz, bir hata yaptıklarını umduğunu söyledi, dedim ya şahane bir hoca diye... 'Bazı kadınlar kocalarından dayak yemeği hak ediyor' diyenlerin oranı yüzde 30; 2011 itibarıyla. Kadınlar beni hayal kırıklığına uğratmaya şöyle devam ediyorlar; üniversite eğitimi erkek çocuk için daha önemlidir diyen kadınlar yüzde 35, erkekler daha iyi şirket yöneticisi olur diyenler yüzde 64, kadın erkeğin sözünden çıkmamalıdır diyenler yüzde 57...
SONUÇ: Ülkede kadınlar mutsuz ve erkekler tarafında eziliyor diye üzülerek kaybettiğim zamanı telafi etmek ve bu ankete cevap veren kadınları bulup sarsmak istiyorum... Cidden ve öfke ile...

Sezen ve Ajda arasındaki 5 büyük fark
Geçen hafta sonu Sezen Aksu konserine gittik heyecanla. Baştan sona konserini takip edebildiğim, darlanıp kaçmadığım tek şarkıcıdır kendisi. Nefis bir organizasyondu, Açıkhava tıklım tıklım doluydu. Yine de uzun bir repertuarı olduğunu söylemeliyim, ikinci sıranın tam ortasında oturmak o kadar da avantajlı değil, olası bir panik atak durumunda kaçmanız olanaksız! Derhal Sezen ve Ajda konserleri arasındaki farklara geçiyorum zira derdim bu...
1 - Sezen ne giyse olur, ne giyse kabulümüzdür ama Ajda şaşırtmak, farklı olmak zorundadır. Giysisiyle de konuşulmak ister. Sıradan olamaz, hakkı yoktur artık.
2 - Sezen'in saçı ve makyajı da sıradan olabilir. Hatta saçını kendi de toplayabilir, kimseye de garip gelmez bu durum. Ajda konserden önce bakıma girmeli, dip boya yaptırmalı (sarı-beyaz boyalı saçlar kaç günde bir boyanıyor acaba), kıyafetine göre makyaj yapmalı, makyaj provası yapmalıdır.
3 - Sezen kendi şarkılarını okuduğu için sözlerini unutmaz, prompter'a bakmaz bile. Ajda kimi zaman prompter'ın nerede olduğunu unutur. Ajda klasiğidir bu durum.
4 - Sezen'in dansçıları ve şovu sıradandır ve bana kalırsa olmasa daha iyidir (Son konserde 4 yıldızlı oteldeki animatörler gibiydi dansçılar, kostümleri anlatmak bile istemiyorum! Erkek dansçıların da yakışıklı olması gerektiği Sezen'e hatırlatılmalı).  Ajda'nın şovu çok başarılıdır, daha çok çalışılmıştır, daha görkemlidir. Ancak her ikisi de kötü dans eder ama Sezen bunu komiğe döndürmeyi başarır ve kalçasını sallar arada sırada, Ajda inatla koreografiye uymak ister. 
5 - Sezen arada yaptığı esprilerle seyirciyi kırar geçirir, Ajda konuşursa yakıp geçirir. Biri güldürürken biri allak bullak edebilir... Sezen, Egemen Bağış'ın da izlediği konserde beline bağladığı balonları gösterip 'Bakın sizin için kıçıma balon bağladım, ay pardon Devlet de buradaymış' diyebilir. Ajda, Egemen Bağış'a 'Sayın Bakanım, her zaman sanat ve sanatçının yanında oluyorsunuz, muhteşem vizyonunuzla ülkemizin önünü açıyorsunuz. Sizin için canımızı vermeye hazırız' deyiverir!

HAFTALIK
- Jennifer Lopez, kocası Marc Anthony'yi boşuyor. Fotoğraflara bakınca çok mutlu görünüyorlardı oysa. J. Lo'nun üçüncü kocasıydı Marc ve Marc da karısından boşanarak Jennifer ile evlenmişti. Bakınız şöhret, para, varlık saadet getirmiyor. Ama siz yine de 'Parayla mutluluk olmaz ama ben Ferrari'min içinde ağlamaya razıyım' diyebilirsiniz.
- Bob Green'in kitabını okuyorum, 'The Life You Want'. Oprah Winfrey'in danışmanı olan Gren, kitabında önce motive olmayı öğretiyor. Ardından da kilo vermeyi ve mutlu yaşamayı... Motive olmak kısmı ilginç, henüz ben fikre motive olamadım.
- Bu arada yeniden spora başladım, Hüseyin Hoca canıma okuyor. Kollarımın acısından yazamıyorum... Fakat muhteşem 'triseps'lerim olacak... Twitter'a koysam mı acaba kaslı kollarımı, ister misiniz?

<p>Kocaeli’nin Darıca ilçesinde, dükkanın önünde oturup döner ekmek yiyen Sebahattin Emek̵

Kocaeli'de içleri ısıtan görüntü: Koluna konup dönerine ortak oldu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...