• $8,4386
  • €10,2015
  • 492.236
  • 1441.33
10 Kasım 2012 Cumartesi

Kod adı: Sokak mektebi!

'Tarih hayal edenleri değil, hayal ettiklerini gerçekleştirenleri yazar' diyor bir abimiz. Hayal etmeden, hedefe ulaşmak mümkün değil malum, sevgili dostum Aziz Kedi ile gerçekleşmesi çok mümkün bir hayali(ni) paylaştık. Şimdilik bir kitabevi, yakında 'sokak mektebi'...

Mizah yazarı Aziz Kedi, bir süre önce bir kitapevi açtı duymuşsunuzdur, biz de AKŞAM Pazar için kendisiyle okuyanları çok da güldüren bir röportaj yapmıştık. Aziz Kedi ile tekrar konuştuk ve öyle şeyler anlattı ki, yazmadan edemedim. Zira ben de tıpkı Aziz gibi gençleri çok önemsiyorum. Proje şahane, Aziz, kitapevinin bir okula dönüşmesini istiyor. Mizah yazarı olarak kendini 'hayata alaycı bakan biri' olarak tanımıyor Aziz, belki de o bayıldığımız yazıların ortaya çıkış sebebi bu; bakış açısı... Bir dönem 'Ekmek Teknesi' gibi mizah öğeleri de taşıyan bir diziye senaristlik yaptığım için gayet iyi bilirim ki, komik yazmak ciddi bir iştir.
"kddskkmktbi.jpg"Aziz de aynı şekilde düşünüyor ve 'Yaptığım tek şey, öfkelendiğim her ne varsa gayrı ciddi bir dille ortaya koymak. Öfkelendiğim şeylerin başında ise bizzat kendim geliyorum. Ondan sonra da kainatta geri kalan her şey' diyor sohbetimiz sırasında... Kitap okumayı, bilgili olmayı çok önemsiyor. 'Mizah yazmak isteyenlere 'Git de 30 bin sayfa kitap oku önce' diyormuşsun, çok acımasız değil mi bu yaklaşımın?' diye sordum. Cevabı çok net oldu, 'Kapıma gelen genç bir insana böyle bir şey söylemem korkunç derecede zalimce ve ahmakça olurdu. Bu, hayatında ilk kez kalemi eline alan ve 'Abi yarın sabaha skeç yazmam lazım, bana kolay bir yol göster' diyen bir arkadaşla yaptığımız beş saatlik bir sohbetten damıtılmış bir özet.
Sağolsunlar, o konuşmanın bir cümlesini, o da yanlış olmak kaydıyla Ekşi Sözlük'e yansıtmışlar. Söylediğim şey kısaca şu: 'Olmayı istiyorsunuz ama yapmakla hiç ilişki kurmuyorsunuz. Yapmaktan mutlu olduğunuz şeyi hayat boyu kayıtsız şartsız yaparsanız bunun geri dönüşü mutlaka olur. Aksi halde boşa kürek çekip durursunuz. Bunun dışında bir kısa yol, sihirli formül filan yok.' Yoksa 'Git 30 bin sayfa oku sonra gel hahahaha' diye bir şey yok. Cümledeki 'Hahaha' kısmını eski Türk filmlerindeki Erol Taş gülüşü gibi hayal edin lütfen...

GELELİM ASIL SORUYA
Asıl soru şu; 'Neden bir lokanta ya da kafe açmadın, nereden çıktı kitapçı fikri?' Öyle ya, herkes bu kadar para kazanmak ve yırtmak derdindeyken Aziz neden bir kitapevi açmıştı?
'Kitabevi açmak, kurmak, kitapların arasında eriyip gitmek bibliyoman adamın düşüdür. Bende de aynen böyle tezahür etti. Üstelik bir kitabevi açmak diğer birçok amacımla da harika bir şekilde denk geldi. Ayrıca lokanta ya da ya kafe açsaydım dünyanın en epik iflasına şahit olurdunuz.'
Sorunun devamı şöyle geliyor o zaman 'Neler yapacaksın mekanda, okumalar, sohbet toplantıları düşünüyor musun?'
Cevap çok açık; 'Tabii ki olacak ama asıl olay, ücretsiz bir üniversite yaratmak. Şimdilik kod adı 'sokak mektebi'. Dünyanın en çok ünlüden oluşmuş öğretim kadrosu ve dünyanın en büyük kampusunu hayata geçireceğiz inşallah. Hiçbir biçimde kar amacı gütmeyen bir hareket olacak.'

KURTLAR SOFRASI
Bu cevaptan o kadar etkilendim ki sizlerle paylaşmadan edemedim. Bu ülkede güzel insanlar var, güzel fikirler var, güzel düşler var. Detayları öğrendikçe sizinle paylaşacağım çünkü dedim ya, gençleri çok önemsiyor, okumak isteyenlerin bu ülkenin baş tacı olduklarına inanıyorum...
Ama Aziz'e sormak lazım bu noktada, insan kitapevi açar ve bir kitap yazarsa en öndeki rafa hangi kitabı koyar? Cevap müthiş geliyor tabii, 'Kitap yazacağım ve elbette en ön rafa koyacağım. Dahası ben de şahsen vitrinde durup gelene geçene kaş göz edeceğim. Kitap piyasası bu, kurtlar sofrası...'
NOT: Biz tanıştığımız zaman Aziz'in beline kadar uzanan şahane saçları vardı, ben de sarışındım. Hadi ben kadınım değiştirdim imajımı 'Peki, canım arkadaşım nasıl oldu da saçlarına kıydın, bir aşk acısı sonucu mu oldu yoksa?' diye soruyorum sırf sizin merakınızı gidermek için. 'Ben Siyu savaşçısı değilim ki aşk acısından saçımı kestireyim? Çok sıkıldım, kestirdim. Şimdi kısa saçtan çok sıkıldım, hafifçe yine uzatıyorum. Ama hafifçe.'
NOT 2: Yine sizin için sordum, 'Komik adamlar kızların da ilgisini çekiyor derler, öyle mi gerçekten yoksa hem komik hem de zengin mi olmak gerekiyor?'
Cevabı sizin için aldım, 'Herhalde yanıt soruda gizli. İlginç insanlar ilgi çekerler. Komik ve iğrenç biri olabilirsiniz. Zengin ve tiksinç biri de... İlginç olmayı hedefleyip bu yönde gayret sarf edenlerse kendilerini ekseriyetle makak, gibon ya da babun gibi bir türe dönüşmüş olarak bulur. Dikkate şayan bir ruh olmanın siyah konturlarla çizili sınırları yoktur denebilir.'

HAFTALIK... HAFTALIK...
- Obama seçilince havalara uçan ABD'li görmedim ama Türk gördüm. Ne oluyor, bu ne sevinç arkadaşlar? Bilmediğim bir şey mi var?
- Bahtsız bedevi ve kutup ayısı esprisi duymak istemiyorum. Hele de bunları Kemal Bey'in ağzından duymak hiç istemiyorum. Ne oluyor, bu ne nefret, ne öfke arkadaşlar? Bilmediğim bir şey mi var?
- Sibel Can'ın cipi çalıntı çıkmış diye üzülen birini de gördüm ya Allah'ıma bin şükür, artık hiçbir şekilde gam yemem. Bizim sırtımızı kimse yere getiremez. Adam kendi derdini unutmuş, arkadaşına telefonda bilgi veriyordu, 'Sibel Can'ın başına gelenleri duydun mu, ne kötü zavallı kadın...' Zavallı kadın cipine verdiği parayı hatırlamayacak kadar çok kazanıyor, hu...

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor